• BIST 97.533
  • Altın 146,268
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 11 °C

Pardon!

N. Gürkan Yetkin

Bolumuzun en önemli derneklerinden olan Bolu Genç İş Adamları Derneği (BOGİAD) ile ilgili yazım oldukça tepki topladı. Hemen bir basın açıklaması yapan yönetim kurulu, 2010 yılı içinde yapmış oldukları faaliyetler hakkında bilgiler verdi.

Üye sayısını iki katına çıkararak daha da güçlendiklerini, durumu müsait olmayan ve yüksek öğrenim gören geçlerimize verilen bursları açıkladıktan sonra üyelerinin ortak olduğu büyük katılımlı bir şirket kurma hazırlığında olduklarını, bu sayede şehir ekonomisine yeni bir dinamizm katacakları düşüncelerini aktardılar demeyi çok isterdim.

Bunun yerine sevdiğim, saydığım ve değer verdiğim dostlarımı arayarak veya direk görüşerek yazımdan duyulan rahatsızlığı dile getirmeyi daha uygun buldular!

Ben hala duyulan rahatsızlığın sebebini de anlamış değilim ayrıca!

Yazımızda amacımız birilerini rencide etmek, küçük düşürmek, hakaret etmek vb. olumsuz ve erdemsiz davranış sergilemek değil, tam aksine çalışma ve çabayı tetiklemek olmuştur.

Ayrıca gerek yönetim kurulu üyeleri gerekse diğer üyeler, meslek dallarında başarılarını ispat etmiş, piyasa koşullarında düzgün esnaf olarak bilinen ve tanınan insanlardır.

Ancak bu olumlu tablo, bir araya geldikleri örgüte yansımamaktadır.

Çok ortaklı şirketleşme, gerek ülkemizde, gerekse ilimizde pek başarılı bir örnek oluşturmamaktadır. Aksine bir çok insanımızın mağdur edildiği sayısız örneklerle doludur.

İlimizde çok ortaklı şirket olup oldukça başarılı bir gelişim sağlayan tek örnek BOLPARSAN'dır. İnatla istenildiği takdirde başarılı olunacağının, ortak paydada buluşulabildiği ve tüm ortakların haklarının sonuna kadar korunması sağlanıldığında, araya ortak akılda konulduğunda sonucun mutlak başarı olacağının en büyük ve önemli ispatıdır.

Genç girişimcilerimiz, gerek dinamik yapıları gerek cesaretleri ile daha geniş yelpazedeki tecrübe ve birikimleri ile daha başarılı örnekler sunacaklarından şüphe duymadığımı belirtmek isterim. Hele “güven” gibi çok önemli bir değere de sahip oldukları halde, bu potansiyeli ortaya koyma gayretinde olmamaları üzücüdür.

BOGİAD bünyesinden çıkmış, Ortaklar Kuyumculuk ve Ortaklar Otel İşletmeciliği, bu potansiyelin var olduğunun ispatıdır oysa ki.

Keşke bu cesur girişim yüz ortaklı olabilseydi!

Böyle bir durumda, Atatürk'ün Cumhuriyeti emanet ettiği gençlik, atasının haklılığını ispatlarcasına başarılı projelere imza atabilirdi.

Bu tür girişimler, riski böldüğü kadar ortak akılla sorunların çözümlenmesi ve geniş istişare imkanı ile ülkemiz ve ilimiz gelişimi için bir modeldir aslında.

“Akıl akıldan üstündür!” ”Birlikten kuvvet doğar!” ”Bir elin nesi var? İki elin sesi var!” gibi atasözlerimizin başka bir anlamı var mıdır?

Meseleyi daha fazla dalgalandırmaya ve yahut uzatmaya gerek yok!

Bogiad ister faaliyetlerine devam eder ister etmez, benim hayatımda herhangi bir değişiklik yaratmaz. Bogiad'ın üyesi değilim veyahut yönetimini devirip ele geçirmek gibi bir faaliyet içersinde de değilim! Bu dernek yöneticileri veyahut üyeleri ile aramda herhangi bir husumette bulunmamakta! (Aksine birçoğunu sever ve sayarım.)

Tüm bunlara rağmen, yazımın yayınından sonra yakın çevreme baskı yapılmasının ve yazımdan rahatsızlık duyulmasının altında yatan gerekçeleri anlamam mümkün değil!

Kiminle ve ne görüşülürse görüşülsün, yazı yazmaktan kendi isteğim dışında vazgeçmemin mümkün olmadığı, birileri tarafından neden bir türlü anlaşılamamaktadır?

Amatör bir ruhla yürüttüğüm bu faaliyetin ve emeğin tek gayesinin kendimce bir hizmet ,tek derdimin ise hak ve hukuk çiğneyenlerin bu pervasız ve iki yüzlü davranışlarına tepki göstermek olduğunu bilenlerin özellikle yazı yazmama engel olmaya çalışmaları şaşırtıcı değil midir?

Haklılığına inandığım bir davada, geri adım attığımı, bu güne kadar gören var mıdır?

Herhangi bir konuda, şahsımla meselesi olanların benimle konuşma ve görüşme taleplerini reddetmem söz konusu olmuş mudur?

O halde şahsımla nafile mücadelelinin, ona buna yapılan şikayetlerin bir anlamı var mıdır?

Bu güne kadar yazmış olduğum yazılar ile alakalı olarak sadece ama sadece üç kişi şahsımı arama ve görüşme medeniyeti göstermişler ve tepkilerini açık bir dil ile ifade etmişlerdir.

Sayın Tuncay Alnıak, Sayın Nedret Yıldız ve Sayın Ali Ercoşkun beyler.

Bu seçkin kişilerin mert ve kendinden emin tavırları ve davranışları sadece benim değil, Bolu'da yaşayan bir çok kişinin takdir ettiği bir özellikleridir.

Her ne kadar yazılarım sebebiyle kendileri ile tartışmalarımız olmuş ise de bu kendilerine olan saygımı ve derecesini değiştirmez.

Özellikle Boluspor yönetiminde gerçekten canla başla çalışma yürütmüş, kendilerinden fedakarlık yapmış ,özveride bulunmuş Sayın Tuncay Alnıak ve Sayın Nedret Yıldız beyefendilerin yönetim kurulu üyeliklerinden istifa etmiş olmaları son derece üzücüdür.

Haklı oldukları dava uğruna hiçbir zaman mücadele etmekten vazgeçmeyecek yapıdaki bu iki değerli seçkin insanın bu tavrı oldukça düşündürücüdür!

Bu iki değerli kişinin istifa ile sonuçlanan net tavırları eminim zaman içersinde daha iyi anlaşılacaktır.

Tanıyanlar tarafından gayet iyi bilindiği üzere bu iki değerli kişiyle ne ticari ne de sosyal ilişkim bulunmamaktadır. Ancak mesele hak ve hukuk olduğu an, özellikle ciddi derecede bir haksızlık söz konusu olduğu zaman haklının yanında durma zorunluluğumuz vardır.

Eğer haklının yanında değil, ne uğruna olursa olsun haksızlığın tarafı olursak şikayet etme hakkımız da doğal olarak olmayacaktır.

Bu mesele asla geçiştirilmemeli, aksine derinleştirilmelidir. Aksi halde haksızlığa uğradığımızı düşündüğümüz bir an, isyanımız ve feryadımız anlamsız olur.

Bu bir sinyaldir!

Gerçekten başarıyı hedeflemiş olan bu iki kişi istifa etmekten başka çare bulamamışlarsa, birilerinin hatalı davranışlarını düzeltemedikleri ve beceriksizlik sebebiyle sonuçlanacak başarısızlığa ortak olmak istemediklerini göstermektedir.

Burada çok önemli bir gerçeğe dikkat çekilmek istenilmiştir.

Bu işaret doğru algılanmalı ve gereği yapılmalıdır!

Bu sezon beklenen başarı yakalanamadığında, başarısızlık tümüyle görev başındaki yönetime ait olacaktır. Bu iki kişi dışındaki her yönetici ilk kongrede görevi bırakmak ve bir daha görev almamak ile karşı karşıyadır.

Kimse bu taraftara, bu şehir halkına hikaye anlatmasın!

Bu sezon Boluspor'un süper lige çıkamamasının bir bahanesi yoktur!

Özellikle bu istifalardan sonra “pardon” deme lüksü maalesef kalmamıştır!

Hata yapan gider! Bu işi halledebilecek yetenektekiler göreve gelir!

Hem de “Biz size söylemiştik! Boşu boşuna bir sezon kaybettik!” diye söylene söylene!

04.11.2010


Bu yazı toplam 861 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim