• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 14 °C

Parlamentodaki yemin krizi,

Parlamentodaki yemin krizi,
Parlamentodaki yemin krizi,

Güneydoğu'da bölünmeye ve ekonomik krize neden olur mu?

Baro Başkanı Gazanfer Günler, CHP'li ve BDP'nin desteklediği Bağımsız Milletvekillerinin Meclis tarihinde eşi benzeri görülmemiş boykotunu yorumladı. Günler, yemin töreninde yaşananların Türkiye'yi hem ekonomik, hem de toplumsal krize sürükleyebileceğini söyledi.

 Baro Başkanı Gazanfer Günler, konuya ilişkin gazetemize yaptığı açıklamada, “Bolu Gündem Gazetesi'ne seçim öncesi yaptığım açıklamada halen terör isnadıyla yargılanan ve tutuklu milletvekili adaylarının seçilmeleri halinde dahi dokunulmazlığa kavuşamayacaklarını ve tutukluluk konusunda yargılamayı yürüten mahkemenin karar verme yetkisi olduğunu açıklamıştım. Gelişmeler bu öngörüler doğrultusundadır. Şu ana kadar ki gelişmelerde yasalara aykırılık yok. Yani Anayasa'nın 83 ve 14'üncü maddesi mahkemeye takdir hakkı tanıyor ve mahkeme tutukluluk hallerini CHP, MHP ve Bağımsız Milletvekilleri için tahliye kararı vermedi. Yemin etmeme eylemi fiili bir eylemdir. Yasal dayanağı yoktur. Sonuçları itibariyle Meclis'in faaliyetlerini engellemeye matuftur. Bu nedenle ilgili komisyonlar kurulamayacaktır. Komisyonlar kurulamayacağı için yasama görevini yerine getiremeyecektir” dedi.

“BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLLERİNİN DİYARBAKIR'DA TOPLANMA KARARI PARLAMENTER ETKİNLİĞE ZARAR VERECEKTİR”
Meclis'teki yemin töreni boykotunun ilerleyen günlerde çok ciddi bir sıkıntılara neden olabileceğini ifade eden Günler, özellikle BDP'li Bağımsız Milletvekillerinin tavrından endişe duyduğunu belirtti. Günler, “BDP'li Bağımsız Milletvekillerinin tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi nedeniyle de benzer sıkıntı yanında De facto bir durum söz konusu. Bu bana göre çok önemli. Bu nedir? BDP bundan sonra parlamentoya gelmeyerek grup toplantılarını Diyarbakır da yapma kararı almıştır ve orada toplanma kararı almıştır. Bu bence parlamenter etkinliği faaliyetini psikolojik olarak zarar verecektir. Bölünme isteklerinin ekmeğine yağ süren bir harekettir. Bu durum devam etmemelidir. Son derece sakıncaları vardır mevcut durumun. Burada yapılacak şey bir kere inisiyatif mahkemelerdedir. 2007'de mahkeme nasıl seçilen bir BDP'li hakkında tahliye kararı verdiyse burada da verebilir. Niçin verebilir? Sanık ya da şüpheli, ki seçilenlerin tamamı sanık konumundadır. 100'üncü maddede yazılı katalog suç olarak tabir edilen suçlardan yargılanmaktadır. Yani suç işlediği hakkında kuvvetli şüphe varsa tutuklama olanağı vardır. Bir de yasalarımızda maksimum tutukluluk süresi 10 yıla kadar yükseltilmiştir. O nedenle yakın vadede mevcut yasalara göre mahkeme tahliye kararı vermeyebilir. Burada yapılacak şey, Türk Ceza Mahkemesi Kanunu'nun 100'üncü maddesini değiştirmek bir düşünce yöntemidir. 2'ncisi Adalet Bakanı yargılama yapan mahkemelerin tutukluluğun devamına dair kararına itiraz reddedildiğinde refik mahkeme denilen bir başka ağır ceza mahkemesine bu kararın kaldırılması için itiraz yoluna gidilmelidir. Bu yol sonuç vermediği takdirde kesinleşen fiili bir karar var demektir. 309 maddeden hareketle talep halinde Yargıtay'a başvurabilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı keza Yargıtay ilgili dairesine başvurarak tutukluluk halinin kaldırılmasını isteyebilir. Yani çözüm mutlaka bulunacaktır. Bu ya kanun değişikliği ile parlamento içinde, ya mevcut kanunları uygulayarak, ya Adalet Bakanlığı ya da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 309'uncu madde kapsamında mutlaka çözümlenmelidir ve gecikilmemelidir. Güneydoğu'daki gelişmeler, BDP'nin yarattığı durum ve toplantı için seçtiği yer göz önünde bulundurulursa durum Türkiye için son derece zararlı sonuçlar doğurmaktadır” şeklinde konuştu.

“SİYASİ KRİZ, SADECE EKONOMİK KRİZİ DEĞİL, GÜNEYDOĞU DA BAŞKA SIKINTILARI DA GÜNDEME GETİREBİLİR”
Günler açıklamalarının devamında yaşanan krizin ekonomik faturasının da ağır olabileceğinin altını çizerek şöyle konuştu: “Türkiye'nin cari açığı şu an da 64,5 milyar Doları bulmuştur. Bir sürdürülebilir ekonomik büyümeyi artık yürütemeyebilir, ikincisi içeride yaratılan siyasi kaos dışarıya kredi notunun düşürülmesi şeklinde yansıyabilir. Nitekim yakın tarihte yabancı yatırımcılara dış telkinler gelmeye başlamış, 'Hisse senedinden, varlıklardan çıkın, nakde dönün ve Türkiye'den ayrılın' telkinleri gelmiştir. Bu çok tehlikelidir. Türkiye giderek döviz darboğazına girebilir. O nedenle partilerin bir an önce aklın gösterdiği yolda birleşmeleri ve çözüm bulmaları gerekir. Demokrasilerde çözümsüz hiçbir şey yoktur. Şu an Türkiye'de siyasi kriz başlamıştır, bu kriz sadece ekonomik krizi doğurmaz Güneydoğu da başka sıkıntıları da gündeme getirebilir. Yani BDP'nin gidip Güneydoğu'da parlamento grup toplantısı yapması son derece tehlikelidir.”
Günler, Meclis'te yaşanan boykot krizine derhal bir çözüm bulunması gerektiği sözleriyle açıklamalarını sonlandırdı.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • Başarılı antrenörle yola devam21 Temmuz 2017 Cuma 13:15
  • Ölüme meydan okudular21 Temmuz 2017 Cuma 12:39
  • Takla atan otomobilden vatandaşlar kurtardı21 Temmuz 2017 Cuma 12:35
  • Tehlikeli hareketler bunlar21 Temmuz 2017 Cuma 11:10
  • Bolu’nun tek karakolu güven veriyor21 Temmuz 2017 Cuma 10:57
  • “Peşini bırakmayacağız”21 Temmuz 2017 Cuma 10:51
  • Başkan Yılmaz’a özel misafir21 Temmuz 2017 Cuma 10:47
  • Türk Dünyası Belediyeleri Bolu’da21 Temmuz 2017 Cuma 10:41
  • Başkan Yılmaz, hasta yakınlarını ziyaret etti21 Temmuz 2017 Cuma 10:37
  • 8 tutuklu 2 adli kontrol şartıyla serbest21 Temmuz 2017 Cuma 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim