ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , şişli escort , hatay escort bayan , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , istanbul escort , seks hikaye ,

  • BIST 110.179
  • Altın 155,916
  • Dolar 3,8576
  • Euro 4,5431
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 8 °C

PEDAGOJİ SERTİFİKALARI NE OLDU?

Hüseyin KAYA

 

 Geçtiğimiz haziran ayında, AİBÜ Eğitim Fakültesi bünyesinde düzenlenen pedagoji programına kayıt olan 200 kişilik grup derslere devam edip sınavlara girdiler ve başarı durumuna göre sertifikalarını aldılar.
Onlar, Türkiye geleceğinin eğitimine katkı sağlayıp ahlaklı nesiller oluşmasına katkı sağlayacaklar.
Öğretmen olmak demek önce ahlak, sonra eğitim ve sonrada öğretim demek.
AİBÜ eğitim fakültesinde düzenlenen programdan mezun olanların geleceğe yapacakları katkıda en temel yaklaşım bu olacak.
Ahlaki çizgisinden sapmayan, haklı olarak verdikleri emek ve alın terinin karşılığı olarak aldıkları sertifikalarıyla öğretmen olmak için başvurdukları Milli Eğitim Bakanlığı atamalarında kaderleri onların yüzlerine çiçek bahçesi gibi gülsün.
Ahlaklı, dürüst ve idealist öğretmenler bunu hak ediyor.
Önlerinde saygıyla eğiliyorum.
 

HAKSIZ SERTİFİKA ALANLAR VAR MI?
Var olduğu iddia edildi.
Soruşturma sonuçları itibariyle ortaya çıkar. Aşağıda yaklaşık 2 ay önce yayınlanmış köşe yazımı hatırlarsınız. Yazımda AİBÜ Eğitim Fakültesi bünyesinde düzenlenen pedagoji programıyla ilgili olarak asil ve yedek listelerde ismi olmayan kişilerin öğretmenlik yapma amacıyla sertifika almak için kayıt parası yatırdıkları, kayıt yaptırdıkları derslere devam ettikleri ve sonuçları itibariyle sertifika aldıkları şeklinde bir şüphenin basında yer alması nedeniyle sizlerle paylaşmıştım. Neden bu konuyu gündemime aldım. Çünkü isimleri asil ve yedek listelerde olmayan iki kişinin (nasıl olduğunu bilemiyorum) Bankaya yatırdıkları dekontları gördüm. YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığınca düzenlenen programlara göre 200 kontenjanı olan AİBÜ'nün asil ve yedek listelerinin ilan edilmesi sonrasında isimleri olmayan kişilerin Ziraat Bankasında bulunan AİBÜ hesabına 1025TL pedagoji kayıtlanma parasını kendi başlarına düşünerek nasıl yatırdığını anlayamadım. İki dönem arka arkaya yatırılan bu dekontlarla isimleri listelerde olmayan kişileri kim yönlendirdi, onlara bu fırsatı yarattı, ya da her yönüyle hukuksuzluk kokan bu olayda nasıl bir organizasyon ortamında bu kişilerin hukuksuzluğu görülmedi.
Bu kişilerin hukuksuzluğa cesareti azmettirenler var mı?
Dekontlar Banka kayıtları incelemesinde nasıl olsa ortaya çıkacaktır.
 

11 Temmuz 2012'de Bolu Gündem Gazetesi'nde yayınlanan köşe yazım şöyle;
BOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
Geçtiğimiz günlerde Bolu Olay gazetesinde sonuç bölümü aşağıda yazılı bir haber yer aldı.
Öte yandan geçtiğimiz Ekim ayında adlı Internet sitesi “AİBÜ'de 200 kişilik formasyon kontenjanının dolmasına rağmen 15 ekim cumartesi sabahı bazı kişilerin arandığı ve bu kişilerin 17 ekim 2011 pazartesi günü üniversiteye gelerek formasyon kesin kayıtlarının yaptırmalarının gerektiği yönünde bir haber yayınlandı. Yaptığım araştırmada Pedagojik Sertifika programı grupları içinde asil ve yedek listede kimlik bilgileri yazılı olmayan birkaç kişinin 4B grubundan programa davet edildiğini tespit etti.”

Buna göre tüm gruplarda;
1-Asil ve Yedek listede adı olmayan kişiler Pedagojik Formasyon kursuna katılıyorlar mı?
2-Asil ve Yedek listedeki isimlerle, derslere devam eden öğrenci devam listelerindeki isimler aynı mı?
3-Asil ve Yedek listede adı olmayan kişilerle, Ara sınav ve Final listelerindeki isimler aynı mı?
4-Kesin kayıt listesiyle Üniversitenin Ziraat bankası hesabına yatırılan Dekont listeleri aynı mı?
5-Haksızlık yapıldığının tespit edilmesi durumunda yedek listelerdeki hak sahiplerinin hukuki durumları ne olacak?
24/ 06/ 2012 Bolu Olay
Haberde, Pedagojik Formasyon Programında asil ve yedek listelerde adı olmamasına rağmen programa devam eden kişilerin varlığı nedeniyle hukuksuzluktan bahsedildi.
Yararlı olacağı düşüncesiyle konu hakkında bir bilgimi paylaşmak istiyorum.
 

Sayın Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına açıklıyorum.
Bolu Olay gazetesinde yer alan ve listelerde adı bulunmamasına rağmen pedagojik formasyon derslerine devam ederek formasyon belgesi alanlardan iki kişinin ismi şöyle.
Bu kişilerin Pedagojik Formasyon Programına kayıt yaptırmak amacıyla Ziraat Bankasına yatırdıkları ücret dekontlarını gördüm.
1-AİBÜ Araştırma Uygulama Hastanesi eski Hemşire Hizmetleri Müdürü Mine Şahin
2-Kadın Doğum Hastanesinde çalışan Sabahat Duran (AİBÜ Araştırma Uygulama Hastanesi Acil Servis ölüm Başkanı Arif Duran'ın eşi)
3-Başkalarının da olduğunu düşünüyorum.

Sayın başsavcım.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Akademik kökenli bir devlet memuru olarak adalete olan güvenim nedeniyle yukarıdaki bilgilerimi iki nedenle ihbar maiyetinde paylaşıyorum.
1-Eğer bir hukuksuzluk varsa ortaya çıksın.
2-Hukuksuzluk yoksa açık ve şeffaflık adına hukuka uygunluğu yine ortaya çıksın.
Bolu Olay Gazetesinde yer alan konuyla ilgili dekont yatıranların iki kişiden fazla olduğuna inanıyorum.
200 kişilik listelerin asil- yedek listelerde bulunan isimler ile bankalara yatırılan ücret
dekontları, ders imza listeleri ve sınav tutanaklarındaki isimlerle karşılaştırılması durumunda gerçek anlaşılır.
Saygılarımla arz ederim.

Cumhuriyet Savcılığı görevini yapar.
Bizler devletine ve yargısına güvenen insanlarız.
Toplumun içinde her kesimden insanlar bilerek bilmeden büyük küçük suçlar işleyebilir.
Suç işleyenler içinde işçi, memur, esnaf, bürokrat, teknokrat, asker, akademisyen ya da çiftçiler olabilir.
Her kim suç işlerse işlesin sonuçları itibariyle ülkemizdeki yargı mekanizması durumları değerlendirip, kanunsuz suç suçsuz ceza olmaz ilkesi çerçevesinde adaletini gösterecektir.
Haksız durumlar varsa ortaya çıkaracak olan yargıdır.
Tam bu noktada bir analiz yapmak doğrudur diye düşüyorum.

İKTİDAR - ADALET VE KALKINMA PARTİSİ BAKIMINDAN
Sizler iktidar Partisinin il temsilcilerisiniz.
Yaklaşık on yıldır devam eden iktidarınız döneminde ülke kalkınmasına önemli katkılar yaptınız. Yatırımlar ve istihdam yönüyle beklentilerin karşılanmasına yönelik önemli çabalarınız oldu. Özellikle büyük şehirlerde yarattığınız farklılıklar size tekrar tekrar iktidar kapılarını açtı.
Büyük şehirlerde oluşan rüzgarın etkisiyle de küçük şehirler rahatlıkla kazanıldı.
Yıllardır kent yönetimlerinde iktidar durumunda olup, Bolu'da pedagojik formasyonla ilgili ortaya çıkan böyle bir şüpheyle ilgili aylardır tek kelime etmemeniz düşündürücü değil mi?
Parti yandaşlarından bazılarının bu konuyla ilgili bağlantısı olduğunu tabi ki söylemiyorum.(!)
Ama neden hukuksuzluk konusunda ortaya çıkmıyorsunuz.?
İktidar Partisi ve milletvekilleri olarak görevleriniz içinde bu konuyu araştırmak yok mu?
Sayın Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı Ömer Sayın!
Sayın İktidar Milletvekili Ali Ercoşkun!
Konuyu açmıyorsunuz!
Neden???
 

GELELİM ANA MUHALEFET PARTİSİ CHP'YE
Siz, İktidar Partisinin eksikliklerini takip edip ortaya çıkarmak durumunda değil misiniz?
Geçtiğimiz yıllara göre son seçimlerden sonra bir milletvekilliğine sahip olmanıza rağmen böyle bir durumda ortaya çıkmanız gerekmez mi?
OSYM başkanlığı tarafından yapılan hatalı sınavlardan çok daha vahim bir iddiayla ilgili hiç mi söyleminiz olmayacak.
Sizler; ana muhalefet partisi olarak, iktidar partisiyle yerelde ortak çıkarda ortak davranış modeliyle çalışıyor gibi görüntü veriyorsunuz.
Çocuklarımıza eğitim verecek öğretmenlerin içinde ahlaki olmayan yöntemlerle haksız bir şekilde ele geçirilen sertifikalarla sınıflara girecek olanlar var şüphesi sizi rahatsız etmiyor mu?
Parti yandaşlarınızdan bir kaçının bu işin içinde olduğunu tabi ki söylemiyorum.
Sayın Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Fügen Kara!
Sayın Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili Tanju Özcan!
Sizler kim ve ne için siyasete girdiniz?
Konuya girmiyorsunuz!
Neden???

ÖĞRETMEN ATAMALARI YAPILDI
Bu arada öğretmen atamaları da başladı.
Yeni sistemin ihtiyacı olan öğretmenler için açılan pedagojik formasyon programından mezun olanların da içinde bulunduğu binlerce öğretmen önümüzdeki günlerden itibaren öğrencileriyle buluşacak.
Listelerde adı bulunmayan ve kimler tarafından cesaretlendirildiği soruşturmayla ortaya çıkabilecek gerçek olmayan sertifikalarla başvuru yapanlarda öğretmen atamalarından yararlanacak.
Öğrencilerinin gözlerine nasıl bakabilecekler bilemiyorum.
Eğitim-öğretimde yarışmacılar için yapılan sınavlarda temel kriter “sınavların objektif ve herkes için eşit olması“ şeklinde belirlenmiştir.
Bu durumda sahte öğretmenlerin gerçeklerinden ayrılması gerekmez mi?
Ülkemizin geleceğine yazık değil mi?
Çocuklarımıza yazık değil mi?

SAYIŞTAY DEVREYE GİRMELİ
Üniversitenin Ziraat Bankası hesabına para yatırıp derslere giren, sınavlarda not alan ve sonuç olarak sertifika alanların ya asil listede adı olmalıdır ya da asil listeden kayıt yaptırmayanların yerine yedek listelerden olmalıdır.
Asil ve yedek listelerden alınacak kontenjan 200 kişiliktir.
İsimleri belli olan bu kişilerin para yatırmaları doğaldır.
Ancak isimleri listelerde olmayan kişilerin Ziraat Bankasında bulunan Üniversite hesabına Pedagojik program parası adı altında para yatırmasının nasıl bir açıklaması olabilir?
Bu para neyin parasıdır?
Asil listede sayısı belli kişilerin tamamının yatıracağı paranın toplamının da belli olduğu bir hesaplamada, isimleri listede olmayanların yatırdığı para miktarları fazlalığı oluşmaktadır.
Bu para fazlalığı gözden kaçamaz.
Çünkü aynı durum iki dönem halinde ayrı ayrı yaşanmıştır.
Görevli kişilerin bu durumu görmemesi imkansızdır.
Bu noktada ortaya çıkan para fazlalığı, konusu ve nedenleri Sayıştay incelemesini de zorunlu kılmaktadır diye düşünülebilir.
Sahte öğretmen adayları tarafından para nasıl yatırılmıştır?
Neden yatırılmıştır?
İhmal var mıdır?
Suistimal var mıdır?

SONUÇ
Her koşul ve ortamda içinde yaşamaktan ve üyesi olmaktan onur duyduğu ülkesinin adaletine güvenmesi nedeniyle bu satırların yazarı konuyu sürekli ve sıcak gündeminde tutacaktır.
Her insanın bilmeden yaptığı hatalara karşı hoşgörü gösterilebilir.
Kişisel çıkarları için organize işleri kullanarak haksız çıkar peşinde olanların yeri mutlaka Türk Adaleti olmalıdır.
Hakkında şüphe olanların itirazları karşılığında yalan makinelerine bağlanmak dahil her ortam kullanılmalı ve Adaletin tecellisi sağlanmalıdır.
İktidar ve Ana Muhalefet Partisinin yerel yöneticilerine konuyla ilgili görev düşmüştür.
Siyasiler “Görev tamam” diyene kadar bu satırların yazarı ek bilgilerle birlikte onların peşindedir.
Saygıyla duyurulur.

12.09.2012

Bu yazı toplam 1594 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim