• BIST 89.695
  • Altın 145,769
  • Dolar 3,6139
  • Euro 3,9332
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 8 °C

PEYGAMBERİ- MİZİN MESCİD-İ NEBEVİDEKİ KABRİNİ ALIP NAKLETME GİRİŞİMİ

Mustafa Öz

Hz. Peygamberin mübarek kabirleri, mescidi nebevide ev olarak kullandığı ve vefat ettiği yerde bulunmaktadır. Hz. Ayşe validemizin izni ile aynı yere Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer de defnedilmiştir. Hz. Ayşe validemizin kabri Cennetül-BAKİ mezarlığındadır. Peygamberimizin vefatından sonra bu alana mescit yapılmıştır. Halifeler döneminde büyütülmüş, ilaveler yapılmıştır. En son ilave Osmanlı döneminde yapılmış, peygamberimizin naşının bulunduğu yer türbe içinde ayrı bir bölüme duvarla çevrilmiştir. Türbenin dışından demir korkuluklardan bakıldığında, bu bölme görülmektedir. Bölme dikdörtgen piramit şeklindedir. Sadece kuzeybatısında bölmeye giriş kapısı var diğer yerlerinde yoktur. Önce Hz. Peygamber defnedilmiş, onun doğusuna ve biraz daha kuzeye kaydırılarak Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer defnedilmiştir.

HZ. PEYGAMBERİMİZİN MÜBAREK NAAŞINI KİM NAKLETME (ÇALMA) GİRİŞİMİNDE BULUNDU?

Hz. Peygamberin mübarek kabrini bulunduğu yerden çalmak için muhtelif zamanlarda girişimler oldu.

Mısır'da hükümran olan KÖLEMENLER sülalesinden: Kral KASIM'A Hz. Peygamberin ve halifelerin kabirlerinin Mısır'a getirilmesi halinde, Mısır'ın kutsal bir merkez konumuna gelerek ABAT olacağını söylediler. O da yanına en iyi komutanlarını alarak, Medine'ye asker gönderdi. Medine'ye yakın bir yerde mola vermişlerdi. Medineliler kasımın ordusunun niyetinin iyi olmadığını kısa sürede anladılar. Medine ULEMALARI bu orduya karşı KURAN'DAN ayet okudular. Kasım'ın ordusu kendi içinde huzursuz oldu sarsıntı geçirdi. Son bir kez daha toparlanıp harekete geçtiklerinde büyük bir fırtına çıktı. Ordu fırtınada sağa sola dağıldı. Seferden vazgeçmek zorunda kaldılar.

Hicret 480 yıllarında: KASIM Bİ EMRİLLAH yeniden Hz. Peygamberin naşını almak için harekete geçiriyor. Yakın arkadaşlarından bir gurup insanı Medine'ye gönderiyor. Bu gelenler tünel kazıp naşı alacaklar. Ancak Medineliler bu durumu fark edince: ikinci girişimlerinde de sonuç alamıyorlar, başaramıyorlar.

ORTA ÇAĞ AVRUPASINDAN HZ.PEYGAMBERİN NAAŞINI ÇALMA GİRİŞİMİ

Ortaçağ Avrupası, İslamiyetin yayılmasından ve büyük bir medeniyet oluşturulmasından rahatsız. İslam'a öyle bir darbe vuralım ki, aldığı bu darbeyle dağılsın, yok olsun istiyorlar. Bunu sağlamanın yolu olarak ise, Hz. Peygamberin naşını çalıp kutsal mekânları dağıtmak gerek diye düşünüyorlar. Bu amaçla Endülüs'te özel olarak yetiştirilmiş iki dervişi Medine'ye gönderiyorlar. Dervişler Medine'ye geliyor mescid-i nebeviye yakın bir ev kiralıyorlar. İbadet ve hayır hasenat işleri ile ilgilenip Medinelilerin kendilerine inanıp güvenmesini sağlıyorlar. Yeterli güven sağlanınca, kiraladıkları evden Hz. Peygamberin kabrine doğru tünel kazmaya başlıyorlar.

SELÇUKLU ATABEYİ NURETTİN DENGİ bir gece rüyasında Hz. Peygamberi görüyor. Peygamberimiz kendisine iki kişinin ona kabrinde rahatsızlık verdiklerini söylüyor. Nurettin Dengi rüyasının anlamını önce kavrayamıyor. İkinci gece aynı ve üçüncü gece aynı rüyayı görünce, birinci veziri MAVZİRİ'Yİ yanına çağırıp rüyasını anlatıyor. Hemen Medine'ye hareket etmek üzere 15 deve yükü hediye hazırlanıyor. Medine'ye ulaşılıyor, Medine'nin tüm ahalisine hediye dağıtılacağından, ahalinin tamamının isim listelerinin çıkarılıp, hediyelerin bu listeye göre dağıtılmasını istiyor. Hediyeler dağıtılıyor. Ancak rüyasında gördüğü kişiler ne listede var ne de hediye almaya gelenlerin içinde. Başka gelmeyen var mı diye sorunca efendim Endülüs'ten gelen zengin ve ilim sahibi iki derviş haricinde kimse kalmadı cevabını alıyor.

Nurettin Dengi tez onları da çağırın diye emir veriyor. Adamlar getiriliyor. Onları görür görmez hemen tanıyor. Hal hatır sorup gönüllerini alıyor. Ben sizi çok sevdim, sizin hanenizi görmek isterim diyor. Dervişlerin evine gidiyorlar. Mahiyetindekilere evde arama yaptırdığında, odanın birisinin tabanında tünel olduğu tespit ediliyor. Dervişler bu durumda gerçek niyetlerini açıklamak zorunda kalıyorlar. İtiraf ediyorlar. Kazdığımız tünel Peygamberin naşına birkaç metre kalmıştı. Büyük bir gürültü ve sarsıntı oldu, korktuk, ara verdik. Şayet ara vermeseydik siz bizi yakalayamazdınız. Bu hadiselerden sonra naaşların etrafına toprak altından kazı yapılmaması için kurşun blok çevriliyor. Üzeri de Osmanlı döneminde ayrı bir bölme içine alınıyor. Atalarımız boşuna dememiş “su uyur düşman uyumazmış” diye. Bu anlattığımız olay M.s.1160 yılında gerçekleşmiş.

RAMAZAN BAYRAMI

30 gün oruç ibadetini yerine getiren Müslüman ödül olarak Bayramı hak etmiş olmanın mutluluğunu, hazzını yaşayacak. Bayramlar birlik beraberlik, kaynaşma, kırgınlık ve dargınlığın son bulması için fırsattır.

Ne mutlu bayramları anlamına uygun geçirenlere, bu vesile ile Bolulu hemşehrilerimizin, Türk Milletinin, İslam âleminin Bayramını kutlar, hayırlara vesile olmasını Cenabı-ı Allah'tan dilerim.

18.09.2009

Bu yazı toplam 796 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim