• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C

Plân yapmayın plân

Hasan Dinç

Önce hep birlikte şu şiiri bir okuyalım.
Plân yapmayın Plân / Gitmez Karadeniz de.
Kahpelik yalan dolan / Tutmaz Karadeniz de.
Ne Coni'si, ne Rus'u / Pusu kurmasın pusu,
Bölücülük borusu / Ötmez Karadeniz de.
Bırakın çan çalmayı / Ermenici olmayı,
Millet böyle dolmayı / Yutmaz Karadeniz de.
O gün öyle desinler/ Bu gün böyle desinler,
Fatihalar, Yasinler / Bitmez Karadeniz de.
Şerefini, şanını / Ortaya kor canını,
Hiç kimse vatanını / Satmaz Karadeniz de.
Vatan satsa bir kişi / Anında biter işi,
Türk ve İslâm güneşi/ Batmaz Karadeniz de.
Bizde varken bu duruş / Emiceniz olsa Buş, (Bush)
Alayınız beş kuruş / Etmez Karadeniz de.
Anladık var öcünüz / Belli kuyruk acınız,
Kargaşaya gücünüz / Yetmez Karadeniz de.

Bu şiir, Türk Milliyetçilerinin büyük ozanı Arif ŞİRİN, namı diğer OZAN ARİF tarafından yazılmıştır. 1980'li yılların o kargaşa ve karanlık dönemlerinde, Komünist kurşunlarla bir bir yere düşen kahramanları destanını yazan OZAN ARİF, 12 Eylül hareketinden sonra yurt dışına kaçmış, yurt dışından ihtilal yönetimine ve başındaki uğursuz beş Amerikan uşağına karşı amansız bir mücadele vermiştir. Yurt dışında uzun yıllar kalarak mücadelesini sürdüren OZAN ARİF, Türklerin yoğun olarak bulunduğu başta Almanya olmak üzere bütün Avrupa ülkelerini ve Avustralya'yı gezerek oralardaki işçi kardeşlerimize moral destek vermiş, onların meselelerinin çözümüne katkıda bulunmuş ve güçlü olmaları için teşkilatlanmalarına önemli katkılarda bulunmuştur. Bu arada dünyaca ünlü haltercimiz NAİM SÜLEYMANOĞLU'NU DA Türkiye'ye kaçırarak onun iltica etmesini ve halter sporunda ülkemizin dünyada öne geçmesini ve ses getirmesini temin etmiştir.

İşte bu OZAN ARİF, 1990'lı yıllarda canından daha çok sevdiği vatanına geri dönmüş, milli çizgiden uzak gördüğü yönetimlerle korkusuz mücadelesine devam etmiş, yirminci yüz yılın DEDE KORKUT'U unvanına hak kazanarak ulaşılmaz bir şöhret kazanmıştır. Bir çoğumuzun ezberinde onun onlarca şiiri bulunmaktadır. Örneğin Güneydoğuda her gün şehitler vermeye devam ettiğimiz günlerde neredeyse isyan edercesine şöyle sesleniyordu.

Her taraf kan kan, her taraf şehit yası,
Ya bir ana, ya bir dul, ya da yetim ağlaması,
İşte bu Türkiye'nin bugünkü manzarası.
Yetmez mi akan kanlar? Yetmez mi sönen ocak?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.
Devletin kaderini elinde tutan beyler,
Şehitlerin ardından bol nutuk atan beyler,
Artık lafı bırakın yanıyor vatan beyler.
Bu yangını, vahşeti kim sona erdirecek?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.
Boş lafa doyduk beyler! Soyunuz söndü mü hiç?
Hiç evlat verdiniz mi?Bağrınız yandı mı hiç?
Askerdeki oğlunuz tabutta döndü mü hiç?
Hiç acı çektiniz mi, yürekler yandıracak?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Bundan üç, dört sene önceydi. Trabzon'da birbiri ardı sıra üzücü olaylar yaşandı. Önce yabancı bir firmanın camları kırıldı. Ardından bir kilisenin rahibi Santora öldürüldü. Daha sonra da Hrant Dink adında Ermeni asıllı Türk vatandaşı İstanbul'da çıkardığı gazetenin bürosunda kurşunlanarak öldürüldü. Kısa süre sonra failler yakalandı ve Trabzonlu oldukları anlaşıldı. Üst üste gelen bu üzücü olayların hep Trabzon kaynaklı olması, dikkatlerin milli duyarlılığı fazla olan ilimize çevrilmesine sebep oldu.

Kısa süre sonra Trabzon'a, hatta bütün Karadeniz Bölgesi halkına tek merkezden yönetildiği açıkça belli olan bir saldırı başlatıldı. Sanki bölge halkı lanetlenecek derecede hakarete ve iftiralara maruz kaldı. İnsan hakları adı altında azınlıklar, bölücüler ve bir türlü Türk'üm demeyi içlerine sindiremeyen Müslümanlıkları kendinden menkul sözde İslamcılar meydanlara döküldüler. Ellerine tek merkezden hazırlandığı gün kadar aşikar pankartlarla “HEPİMİZ ERMENİYİZ. HEPİMİZ HIRANT'IZ” diye milleti tahrik edecek hareketleri fütursuzca yaptılar. İktidar yanlısı bazı medya aracılığı ile milletimizin milli hassasiyetlerine günlerce küfürler ettiler. Ne idüğü belirsiz bazı yazar bozuntuları fırsat bu fırsat diyerek Türk milliyetçiliğine aleni savaş açtılar ve bu olaylar nedeniyle içlerindeki kin ve nefreti ölçüsüzce saçtılar.

Anlaşıldı ki bu saldırganlığa bir dur diyen yetkili yok, işte o zaman milletin doğal vicdanı olan OZAN ARİF harekete geçti ve yazı başlığı olan PLÂN YAPMAYIN PLÂN adındaki yukarda tam metnini verdiğim şiirini yazdı. Böylece kendisi de Karadenizli olan OZAN ARİF, bölge insanına karşı girişilmiş bulunan linç hareketine, yine bölge insanı olarak güzel bir cevap verdi. Bu şiir kısa süre sonra yine bölge halkından olan usta sanatçı İSMAİL TÜRÜT tarafından bestelendi. Böylece çok beğenilen bir türkü meydana geldi. Bu türküye bilinmeyen biri bir klip hazırlayarak internete aktardı.

En fazla ulaşılan klip olduğu kısa süre sonra basın tarafından duyuruldu. İşte bu durum o takımı daha da yoldan çıkardı ve OZAN ARİF ile sanatçı İSMAİL TÜRÜT'ÜN mahkemeye verilmesi için günlerce yazıp çizdiler. Güya bu şiir bu türlü katliamları teşvik ediyormuş. Bu da suçmuş. Savcılar bunu niye takip etmezmiş. Bilmem daha neler söyleyerek savcıları göreve davet ettiler ve bir savcı bütün bu yazılanları ihbar kabul ederek dava açtı. O günden günümüze kadar devam eden dava geçen hafta sonuçlandı. Sonuç elbette beklenildiği gibi oldu ve davalılar berat etti.

Her türlü hakkı kendileri için kabul edip başkalarının bu haklardan yararlanmalarına karşı çıkanlar, ne kadar insan hakları Savunucusu ve İslâmcı gibi görünseler de boyaları çabuk dökülmekte, gerçek kişilikleri gün gibi sırıtmaktadır. Kimseyi aldatamayacakları belli olan bu güruha şunu söylemek isterim ki, hukuk her zaman herkese lâzımdır. Kimse çok bağırmak, yalan ve iftiralara müracaat etmek suretiyle haklı çıkamaz. Hak döner, dolaşır mahkeme kararında yerini bulur. Millet vicdanında ise çoktan mahkum olmuştunuz. Bu vesile ile Ozanımıza ve sanatçımıza geçmiş olsun diyorum. İT ÜRÜR KERVAN YÜRÜR.

05.01.2010

Bu yazı toplam 1631 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim