• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Bolu 21 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 21 °C

POLİSE DİKKAT

Hasan Dinç

Bu yazıyı polisimizin yüksek görev şuurunu, yasalara ve insan haklarını gözeterek yaptığı görevleri, adalete olan bağlılığını ifade etmek, toplumun huzur ve mutluluğunu temin etmedeki büyük fedakârlıkları dile getirmek için yazmayı çok isterdim. Hayalimde böyle bir polis teşkilatı yaratarak onu günümüz polis teşkilatıymış gibi yazsam, inanın hiç kimse bana inanmaz, realiteden çok uzak kaldığımı yüksek sesle söylemese de rahatlıkla benim Türkiye gibi bir ülkede yaşamadığımı iddia edebilirdi.
Türk Polis Teşkilatı kurulduğu günden buyana üstün hizmetlerle milletimizin güvenini ve sevgisini kazandığını elbette inkâr edemeyiz. Zaman zaman bu güzel örneklerle polisimiz adına ne kadar iftihar ettiğimizi, onların bu örnek görev anlayışlarını taçlandırmak ve unutulmasını önlemek için neler yazılıp çizildiğini hepimiz bilmekteyiz. Yurt içinde ve yurt dışında görev almış bu yüce ruhlu insanlar elbette günümüzde de bulunmaktadır. Bunlar azda olsa mesleğin yüz akı olup, polisimizin şeref ve onurunu izzetle temsil etmektedirler.
Doksan yıllık cumhuriyet tarihimizde 65 yıllık demokrasimizin bu meslek üzerinde olumsuzlukları elbette olmuş, kendi yönetimlerini bu meslek mensupları arcılığıyla egemen kılmaya gayret gösteren kötü siyasilere de rastlanmıştır. Halkımıza bu kötülüğü ve polis baskısını reva gören siyasilerde, buna alet olan polis şefleri de elbette hak ettiklerine uğramışlar, gerekli cezaları almışlardır. Meslek üzerindeki siyasi tahribatın düzeltilmesi için de üstün gayret gösterilmiş, kısa süre içinde hem meslek itibar kazanmış, hem de polisimiz halkımız nezdinde yeniden büyük güvene mazhar olmuştur.
Son yıllarda polisimizin yine olumsuz uygulamalarına şahit olmaktayız. Bu uygulamalar polisimizi devletin polisi olmaktan çıkma noktasına getirmiş, halk nezdinde hükümetin polisi olduğuna dair olumsuz bir kanaatin yerleşmesine sebep olmuştur. Siyasi iktidar polis teşkilatımızı yasalara rağmen kendi yedeğine almış, kendine muhalif bütün unsurları bertaraf etmek için, uyarıları da dikkate almadan kullanmaktadır. Geçmişteki bu tür uygulamaların hem devlet hayatımızdaki kötü sonuçlarını hem de teşkilat üzerindeki olumsuz sonuçlarını bile bile hem iktidar olanlar; hem de polis teşkilatımızın üst düzey şefleri maalesef toplumu rahatsız edici uygulamalarını artırarak devam etmektedirler.
AKP iktidarının “ileri demokrasi” adı altında polis teşkilatımızı bir baskı aracı gibi yasal sınırları zorlayarak, olması gerekenden farklı kullanması “polis Devleti”ne mi gidiyoruz sorularının sorulmasına ve halk arasında teşkilat hakkında tereddütlerin uyanmasına sebep olmuştur.  Bırakınız ileri demokrasileri, yeni yetme demokrasilerde bile görülmeyen demokratik hak ve protesto gösterilerine karşı kullanılan şiddet, bu sorulara ciddiyet ve haklılık kazandırmaktadır.
Son günlerde bilhassa muhalif dernek, vakıf, sendika ve siyasi parti teşkilatlarına karşı gösterilen acımasız, kin ve nefretle izah edilebilecek davranışlar gittikçe artmaktadır. Yasal ve masum gösterilere gaz, su ve coplarla yapılan müdahaleler; polisimize karşı halkımızda hoşnutsuzluğun artarak yaygınlaşmasına, halkla polisimiz arasında uçurumların oluşmasına sebep olmaktadır. Kamu vicdanının değil AKP iktidarının rahatsızlıkları bu teşkilatı harekete geçirmekte, muhalif parti, sendika, dernek ve lokalleri basılmakta; asılan yasal pankartlar mahkeme kararı olmadan cebren ve zorla indirilmektedir. Devlet adamlarının güvenliğini sağlamak adı altında kişiler evlerinden toplanmakta, demokratik hakları olan tepkileri zorla ve şiddetle önlenmekte,  haksız gözaltılar yapılmakta, yakalananlara ise orantısız güç ve şiddet kullandıkları medyada canlı yayın gösterilmektedir. Ayrıca bu teşkilatın son yıllarda vatandaşları suçlu gösterebilmek için haklarında suç ve bu suçlarla ilgili sahte deliller ürettikleri, artık hem bilirkişi raporları hem de mahkeme kararlarıyla sabit olmaya başlamıştır.
Polis teşkilatımız devletimizin asla vazgeçemeyeceği hayati bir kurumdur. Halkımızın güvenliğini sağlayan, huzurunu temin eden ve mutluluğunu artıran bir kurum olduğu da reddedilmez gerçektir. Suçlunun amansız takipçisi, yasa dışı her tür hareketin de ensesinde olan bu teşkilat devletin hizmetinde milli bir kurum olma özelliğini asla kaybetmemeli, bu tür girişimler sonuçsuz bırakılmalı ve akamete uğratılmalıdır. Ordumuzla birlikte cumhuriyetimizi koruyup kollayan bu kurumumuzun yasal mecrasında görevini yapmasına her türlü zemin hazırlanmalı, halkın güvenini tekrar kazanacağı ortam hazırlanmalıdır.
Polisimiz ve onun şefleri geçmiş hatalardan ders alarak o hatalara tekrar düşmemek üzere görevlerini ifa ederken yasalardan ayrılmamayı kendilerine şiar edinmelidir. İktidar sahipleri de bu milli teşkilatımızı rahat bırakmalı, bütün milletimizin güvenini kazanan niteliğinin bozulmamasına özen göstermelidir. İktidarlar güçlerini halkın desteğinden almalı, polis baskısıyla sağlanan yalancı istikrarın serabından kendilerini kurtarmalıdır. Bu güce dayanarak iktidarlarını sürdürmeye çalışanların akıbetlerini hem siyasi tarihimizden hem de dünya yakın siyasi tarihinden örnekleri gözlerden uzak tutmamaları gerekir.
Biz bu milli teşkilatımızı her türlü aşırılıklardan gözümüz gibi korumak isterken, bizzat  teşkilat mensuplarının da bu girişimlere yardımcı olması gerekir. Demokrasilerde siyasi iktidarların ömrü bir seçim sandığı kadar kısadır. Buna inanmayıp kendinde sonsuz iktidar gücü vehmedenler ve o iktidar sahiplerinin sonsuz gücüne inanarak halktan ziyade ona ram olup yasaları bir kenara itenler hem kendilerini, hem de kendilerine inananları hüsrana uğratırlar. Bir gün temsil ettikleri cumhuriyetin resmi üniformalarından soyunduklarında kendilerini yalnızlığın zulmetini, apoletlerin sağladığı gücün acizliğini mutlaka yaşarlar. 20 Ocak 2015

Bu yazı toplam 1374 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim