• BIST 97.726
  • Altın 145,637
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C

Proje Tabanlı Beceri Yarışmasının düşündürdükleri

Mustafa Namdar

Bir kabın içine hacminin üstünde bir madde koyamazsınız. Anlatım yeteneğiniz ne kadar güçlü olursa olsun, bilgi birikiminiz ne kadar geniş olursa olsun, ilköğretim öğrencisine üniversite müfredatındaki bir konuyu aktaramazsınız, öğretemezsiniz. Bir çıraktan da ustasının yaptığı işin ayarında iş yapmasını isteyemezsiniz. Muratla mersedesi aynı pistte yarıştıramazsınız.

Işık küresinin gölgesi olur mu ? Siz ışığın önüne perde koyarsanız, ışığın değil perdenin gölgesini görürsünüz düzlem üzerinde. Mesleki teknik eğitim okulları da işte böyle bir gölgenin karanlığından kurtulmak için çabalıyor, mücadele ediyor. Tıpkı toprağın derinliğine düşen bir tohum gibi. Işığa kavuşsun ki meyveye dönüşsün.

Duran bir cisme ivme kazandırabilmek için ilk hareket için tetiklemek gerek. Proje tabanlı beceri yarışması da sanki ilk hareketin tetikleyicisi gibi. Ne yazık ki bilya yatakları bozuk, bilgisayarlar deforme olmuş. Durağanlığa alışmış bir sisteme ilk hareketi verseniz ne olur ki? Sürtünmeye karşı duramaz bir müddet sonra durur.

Geçmişte sanayi öncülüğünü başarıyla tamamlamış olan mesleki teknik öğretim kurumlarında yetiştirdiğiniz elemanları, gelişen teknolojilerle donatılmış sanayi kuruluşlarımıza ara eleman yetiştireceğiz söylemleri eldeki malzemeye bakmadan yapılan hamasi konuşmalar. Ayran kabartan bu sözler, otomatik tezgahlara kumanda etmeye yetmiyor. Bilgi işlemli tezgahları programlamaya yetmiyor. Gerekli projelerin hazırlanmasına, yeni buluşların düşünülmesine yetmiyor. Yetmiyor çünkü;bu becerileri beklediğiniz gençleri bu okullara yönlendirirken yolun yarısında önlerini karartan perdeye çarpacakları sistemi önlerine koyuyoruz. Senin alanında ilerlemen zor. Sen zor mühendis olursun. Sen, otomatik tezgahlarda robot görevini yapabilecek kadar beceriye sahipsin dayatması altında anadolu fen genel liselerden sonra bu okullara yönlendirir, üstüne üstlük bir de katsayı ile perdelemeye kalkarsan hangi düşünce yelpazesinde hangi proje çizmeyi, hangi üründe yeni buluşa özendireceksiniz?..

Bütün bu olumsuzluklara karşın bu çocuklar rehber öğretmenleri nezaretinde mısır unundan baklava açmasını beceriyorlar. Bu yarışmaları izleyenler bu yeteneklerin önlerini nasıl açmalı diye düşünmeliler. Alkış yerine, hamasi söylem yerine tek isteğimiz, sadece düşünmelilerdir.

Bu yarışmalarda ortaya çıkan eserler kapalı salon programları ile mutlaka halka izlettirilmeli bu çocukların neler yapabildikleri gösterilmelidir.

Bu çocuklar kalabalık karşısında konuşmaya alıştırılmalı. Yaptığı işin pazarlamasını başkaları değil kendilerinin yapması sağlanmalı. Tanıtımı kendileri yapmalı.

Proje tabanlı beceri yarışmasında pırıl pırıl gözlerin bizim yolumuzu açın yalvarışları okunuyordu. Bu yarışmada üretebilmenin mutluluğunu gözledim. Bu yarışmada yetenekli düşüncelerde yoğurup şekil veren usta ellerin hünerlerini izledim. Yaparak öğrenmek, öğrenerek üretmek ne güzel. Güzel olmayan bu becerileri sergileyenlerin yollarına engel koymak. Güzel olmayan bir yerlere odaklanıp teknik ve teknolojik kalkınmada etkin olabilecek gücü kullanmak istememek. Güzel olmayan çalışmak, üretmek kavramı sadece istemiş olmaya bağlamak. Düzelir inşallah.

09.04.2007

Bu yazı toplam 365 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim