• BIST 107.749
  • Altın 143,535
  • Dolar 3,5290
  • Euro 4,1420
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 26 °C

RAHMETLİ CAHİT DİNÇTÜRK'ÜN KİTABINDAN ALINTILAR

Bülent Dinçtürk

 Bu gün sizler güncel konular bırakarak rahmetli ağabeyim Cahit Dinçtürk'ün Bolu günleri kitabından alınmış olan fıkralardan bir kaçını sunuyorum. Kitaptaki fıkralar yerel konuları içermektedir.
Zaman zaman bu fıkraları sizinle paylaşacağım.

Muhsin KARAMANOĞLU (Özel Banttan)
MUSEVİNİN ŞAKASI

ASES demek, bekçi demektir. Ases Başı oldukları için ona da Aseslerin Şükrü Efendi denirdi. Şükrü Efendiye İstanbul'da tanıştığı bir musevi tüccar şaka yapmak istemiş. Kendisine bol miktarda çorap eskisi toplamasını tavsiye ederek, çorap eskilerinin Almanya'dan talep edildiğini söylemiş. Ases de Bolu'dan bir hayli çorap eskisi toplayarak İstanbul'a götürmüş. İstanbul'da Çukur Hana gelen müsavi tüccar Şükrü Efendiye, çorap eskilerini almaktan vazgeçtiğini bildirmiş. Böylece çorap eskileri Ases'in elinde kalmış. Neyse bir yer bulup bu çuvallar dolusu çorap eskilerini koymuş. Aradan bir hayli zaman geçmiş. Şükrü Efendinin kendisinin ayarladığı birkaç İstanbullu tüccar, Çukur Handa Şükrü Efendiyi aramışlar. Musevi tüccarın dükkanı da Çukur Hanın yanı başındaymış. Musevi tüccar onlara, Şükrü Efendiyi niçin aradıklarını sorunca, İstanbullu tüccarın birisi:
-Şükrü Efendide çok miktarda çorap eskisi varmış, bu eskilerin kilosunu doksan paradan alıp Almanya'ya ihraç edeceğiz, demiş. Bunu duyan Musevi durur mu, hemen BoIu'ya Şükrü Efendiye haber salmış. Şükrü Efendi İstanbul'a gelmiş ve Musevi, Şükrü Efendinin çorap eskilerini yüz paradan satın almış. Almasına almış ama bu eskileri kimseye satamamış ve bunun Şükrü Efendinin bir oyunu olduğun anlamış. Fakat Şükrü Efendiden de intikamını almayı planlamış.

Aradan bir hayli zaman geçmiş. Bir gün Şükrü Efendi yine o Musevi tüccarın yanına uğramış. Musevi, Şükrü Efendiye yeni bir iş teklif etmiş. Teklif Şöyle:
-Sen memleketinde ne kadar hayvan kemiği varsa onları toplatacaksın. Sonra o kemikleri İstanbul'a getireceksin. Onları incecik öğütüp şeker imalatçılarına satacağız. Çünkü şeker yapımında kemik tozu kullanılıyor. Bu çok karlı bir iş, diye Şükrü Efendiyi ikna etmiş.
Şükrü Efendi hemen BoIu'ya gelerek kolları sıvamış. Memlekette ne kadar kemik varsa onları Hisar'ın kuzey yamacına, kendi hanının yan tarafına yığdırmış. Tonlarca kemik toplanmış. Biz Sultaniye giderken bu kemikleri toplu bir vaziyette görürdük. Neticede Şükrü Efendi İstanbul'a gitmiş ve Musevi tüccara kemiklerin hazır olduğunu bildirmiş. Musevi tüccar gülerek:
- Sen bana çorap eskilerini yutturdun, ben de senden intikamımı böylece aldım, diyerek Şükrü Efendiye oynadığı oyunu anlatmış…

Necati ERSÖZ
BİRKAÇ İSMİN HİKAYESİ

MUDURNUNUN Bitinyalılar devrinden kalma bir yerleşme yeri olduğu bilinmektedir.
Mudurnu'ya ilk Osmanlı akınının 1286-1287 yıllarında Ertuğrul Gazi'nin silah arkadaşı Samsa Çavuş tarafından yapıldığı bilinir. Göynük yolu üzerindeki Güveytepe adıyla anılan yerde Samsa Çavuşun mezarı bulunmaktadır, Halk arasında bu havaliye “Çavuş Dersi” denmesi de Samsa Çavuş'a izafetendir.

Osmanlılar daha sonra Osman beyin yeğeni AKBAŞ'IN kumandasındaki bir kuvvetle gelmişler. Müfreze, akşam oluverdiği için bugünkü Akbaşlar Köyünün bulunduğu yerde gecelediğinden, bu yere Akbaş ismine izafeten Akbaşlar Köyü denmiş.
Bu köyün karşı tarafında şehirlilerin bahçeleri ve evleri var, adı Dümenler. Tümen denilen askeri birlik orada gecelediği için oranın adı da Tümenler olmuş. Ancak zamanla Tümenler, Dümenler şekline dönmüş.
Mudurnu ile Akbaşlar Köyü yolu üzerinde “Muştuluk Kaşı” denen bir yer vardı. Osmanlı'nın Mudurnu'ya gönderdiği elçi Mudurnu'dan savaşmadan teslim ve kabul vaadi aldığı için buradan askeri birliğe müjdede bulunmuştur. Müjde kelimesinin Türkçesi bilindiği gibi “Muştu”dur. İşte onun için buraya da “Muştuluk Kaşı” denmiş.

Mudurnu'nun güney doğusunda Mudurnu kaplıcalarını da aşar şekilde birkaç köyümüz vardır, Adları: Babas, Gıngılar Babası, Koca Babas gibi. Aslında kelime Babas değil, Papaz'dır. Mudurnu o zaman dini yönetim bakımından Bizans'a bağlı bir metropolitlik. Metropolitlik sıfatını taşıyap papazı da halk “Koca Papaz” diye anıyor. Koca Babas diye anılan yer de bugünkü Gürçam Köyüdür.

25.01.2012

Bu yazı toplam 1389 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim