• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 0 °C

RAKAMLARIN DİLİ

Mustafa Öz

Matematikteki kuralları kimse değiştiremez...! 2x2=4 dür. Bu sonucu en yüksek mevkideki de, en alt mevkideki de kabul etmek zorundadır. Ancak istatistik sonuçlarını istediğiniz gibi okuyabilirsiniz..!

    Türkiye'de okunan sonuçlar..!

    İhracat rakamları her yıl artarak devam ediyor artış % 17.7 2005 yıl sonu için 70-75 milyar dolar hedefleniyor... Çok güzel göğsümüzü kabartıyor değil mi..? Ama ithalattaki artış ihracattan daha fazla 120 milyar dolarlık yıl sonu hedefi var. Aradaki açık (cari açık) 45 milyar dolar. Peki bu açığın dünyada kabul görmüş milli gelir farkı %6,5'i geçmemeli, Türkiye'de oran ne %6,9 tehlikeli bir seyre gidiyor. Nasıl kapatacağız..? İhracatı artırarak, borcu borç ile ödeyerek ara malı ve yatırım malı ithalatı dışındaki kalemlerde kısıntı yaparak. üreterek, üreterek...

İhracatı artıramıyoruz. Döviz kurları düşük olduğu için ucuz iş gücü kullanan başta Çin ve benzeri ülkelerde maliyetler düşük, bizde biraz daha fazla ihracatçı zarar ediyor. Yerli sanayi pahalı ürettiği için düşük kurlu dövizle ithalat daha ucuza maloluyor. İthalat artınca yerli imalat zarar görüyor. Üretim duruyor. İşsizlik artıyor. Yada yeni istihdam alanları yaratılamıyor. Yani üretemiyoruz. Talep olmayınca yatırım olmuyor. İşsizlik artıyor Resmi rakamlar %9,4, sokaktaki işsizlik % 22-25 seviyesinde. Ama geçmişte faizler % 35’lerde idi. Bugün %14-15’lerde Paradan para kazanma dönemi bitti ..! Oysa parası olanlar yatırım yine yapmıyor. %14 15 faiz %9 enflasyona göre iyi olduğu için yine devlete parası olanlar para satıyor. Devletin borcu 199 milyardan 358 milyar dolara nasıl çıktı.

    Yatırım artsa, imalat sanayi canlanır. İmalat sanayi istatistiklerine göre canlanma yok. Yerinde sayma var. Kurumlar vergisini 10 puan, Vergi dilimini %5 7 indirdik ..! Mal alan yok.

    Kim alacak, hangi tüketici alacak..! Memur, işçi, esnaf, köylü borç ve kredi batağına düşmüş, emeklilerden maaşını krediye bağlamayan bir Allah’ın kulu yok. Vatandaş kredi kartı mağduru olmuş... Tüketecek gücü yok... Her hanede bir veya iki kişi işsiz... Benim iki çocuğum üniversite bitirdi işsiz..! Aile dayanışması içinde bir dilim ekmeği 4 kişiye bölerek yemeye devam ediyoruz. Peki neden ücretlilerin vergi yükü azaltılmıyor..? İşsizlik oranı resmiyette % 9,4 ama fiiliyatta %25 ülkede her dört kişiden biri işsiz.

    Peki gelişmelerden kim memnun; geçmişte maya tutmuş olanlar, holdingler, ülkeye sıcak para getirip hala yüksek gelir elde edenler, siyasi ikbal almış olanlar dalkavuklar. Her zaman yalakalık yapmayı sevenler, dışardan beslenip birilerinin değirmenine su taşıyanlar.

    Rakamların dili ile ülkenin sosyolojisi ile oynamayı seviyorlar. Uyu yavrum...Uyu.

    Türkiye'de her kabahati devlete yüklemeyi marifet sanıyoruz. Devletin kar eden çoğu kuruluşu özelleştirip satıldı. Devlet %51 kayıt dışı ekonomiyi neden kayıt altına almıyor. Kayıtlı olanların neden vergi kaçırmasına müsaade ediyor? Elektrikte kayıp oranı % 10 60’lara varan yerler var. Genel üretimin 1/3'ü kayıp ve kaçak bizim sırtımızdan birileri kullanıyor.

    Sosyal güvenlik açıkları 25.7 katrilyonu bulmuş, her yıl katlanarak gidiyor. Bu açığı tetikleyen en önemli etken ise sağlık giderleri. Hastanelerde uygulanan döner sermaye ve PERFORMANS kriterleri devletin ve milletin soyulmasına yol açıyor. Döner sermayeyi çoğaltmak, performansı artırmak için Tıp tarihine geçecek atraksiyon işler yapılıyor.

    Acilen sağlık sektöründen performans ve döner sermaye uygulamasının kaldırılarak bunun yerine personelin özlük hakları en iyi şekle getirilmelidir.

    Rakamlarla oynayabilirsiniz ama sonuçlarını değiştiremezsiz. İş, aş, ekmek kadar huzur, güven ve milli bütünlükte önemlidir. Ama bunlara dikkat edecek yetkililer ortada görünmüyor. Çok uluslu şirketlerin uzantılarına göre, Holdinglere göre, ikbal almış bürokratlara göre işler tıkırında imiş... Onlar için hayırlı olsun...

    Sokaklar önemli değil..!

23.12.2005

Bu yazı toplam 280 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim