• BIST 90.009
  • Altın 145,788
  • Dolar 3,6175
  • Euro 3,9278
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 7 °C

RANT RİSK İKİLEMİ!

N. Gürkan Yetkin

Öncelikle belirtmem gerekir ki ,bu yazımı hazırlar iken konu hakkında oldukça düşündüm.Şöyle ki konu içeriği anlamında tarafsız olmak oldukça zor.Ancak yazmadan da durmak daha da zor.Özellikle geçtiğimiz hafta Perşembe günü bu sebeple bir köşe yazısı yazmadım diyebilirim.

Bekledim!

Aklı selim bir yazı,bir eleştiri veya görüş!

Konu malum.Kent Meydanı Düzenlemesi.

Sunumu yapılan projelerden birinde teknik danışmanlık yapmam nedeniyle yazdıklarımın tarafsız bir gözle olmayacağı düşünülmesin istedim.Ancak konu öyle bir hoyratlıkla deşilince doğal olarak dayanamadım.

Konunun en baştan beri içinde olan bir kişi olarak bazı eleştirilere açıklık olsun diye bu haftaki yazımı kaleme aldım.

Meydan düzenlemesi için Mimarlar Odası Bolu Temsilciliği'ne üye olan ve halen Bolumuzda hizmetler veren mimarlarımız bir gönüllü çalışması ile yürüttükleri projelerini bir maket ile sonuçlandırarak Belediye Başkanlığına sundular.Bu noktada da bırakmayarak projenin uygulanması için takipçide oldular.Yıllarca hazırlanan maket ,Başkanlık makamında sergilendi.Ne zamanki projenin uygulanması için düğmeye basıldı ve yol güzergahı değişti,işte o an kıyamet koptu.Herkes ortada bir proje olmadan düğmeye basıldığı yaygarası içersine girdi.

İşin kilit noktası bu düzenlemeden bağımsız olan ve ulaştırma mühendislerince hazırlanan trafik düzenlemesi idi.Yeni trafik düzenlemesinin sonuçlarının değerlendirilmesi açısından uygulama doğru idi.Doğal olarak yılların alışkanlığının değişmesine bir tepki olması beklenen bir sonuçtu.
Ancak bakıldığında görülecektir ,Mimarlar Odası tarafından hazırlanan makette ve projelerde yol güzergahının benzer olduğu görülecektir.Bolu'da yaşayan ve bu günkü uygulamaya tepkili olan herkes gibi bende projenin bu yönünü o tarihte eleştirmiş ,yol sürekliliğinin bir alt geçitle sağlanması gerekliliğini savunmuştum.

Daha sonra Kent Meydanı Düzenlemesi Projesi için Gazi Üniversitesi Öğretim üyelerince hazırlanan avan proje Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'na sunulmuş ve şu an sunumu yapıldığı şekli ile onay almıştır.

Projenin yapım maliyeti 2-3 milyon Dolar mertebesinde olması sebebiyle ,yap,işlet,devret modeli ile projenin hayata geçirilip geçirilemeyeceği tartışmaları sonrasında şu an sunumları yapılan projelerin hazırlanması gündeme gelmiştir.

Projeler hazırlanırken Belediyemiz özellikle Meydan Kısmında yapılan düzenlemelere müdahil olmuş ,isteklerini ve “olmaz ise olmaz!”kurallarını ortaya koymuştur.Bunlar nelerdir?

1)Tören alanının, mevcut Atatürk Heykeline dokunulmadan düzenlenmesi.
2) Sentetik Buz Pisti yapılması
3)Deprem simülasyon merkezi yapılması
4)Turizm danışma ofisi yapılması
5)Sergi alanı oluşturulması
6)Eğitim amaçlı kullanılmak üzere bir cep sineması ve sanat merkezi oluşturulması
7)Muhteşem görsel şovlara dönüşen su oyunları ve su öğelerine projede yer verilmesi

Meydanın alt bölümünde kalan kısımlarında çalışmalar konusunda tasarımcılar serbest bırakılmıştır.

Peki bu çalışmalar neden yapılmıştır?

Yap İşlet Devret modeli bu güne kadar gerek Atatürk Parkı Düzenlemesinde gerekse Yeni Şehirler Arası Otobüs Terminali Projesi 'nde denenmiş ancak sonuç alınamamıştır.Bu projede başarılı sonuç alabilmek adına profesyonel şirketlerin görüşü için böyle bir çalışma yürütülmüştür.Bu çalışmalar, firmalarca ücretsiz olarak yapılmıştır.

Sunumu yapılan iki proje üzerinden ihaleye çıkıldığı takdirde ,yapımı gerçekleştirecek talipli firmalar olacaktır.
Şimdi gelelim işin rant kısmına!

Ne zaman ki Bolumuzda yeni bir uygulamaya gündeme gelir ,özellikle Cumhuriyet Halk Partisi yönetimlerince veya parti sempatizanlarınca “RANT” kelimesi kullanılmaya başlanır.

Yeni bir projenin veya uygulamanın hayata geçirilmesinde ,projenin etkilediği bölgelerde değer yükselmesi olmasından daha doğal bir şey yoktur.
Örneğin şehir merkezinde bulunan Tapu Kadastro Hizmet Binasını şehrin en ücra bölümüne taşıyalım,bir anda o bölgede rayiçlerin yükselmesine sebep olursunuz.

Yıllar önce Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü ,bu gün hizmet verdiği bölgeye taşındı.Bu bina bu bölgeye taşınmadan önceki halini bir çok okurum hatırlayacaktır.Benzer şekilde Yıllar önce SSK hastanesi olarak inşa edilmiş olan binanın bölgedeki değişime katkısını bir düşünün.
Rant ,tamamen ticari gelişimle alakalı bir sonuçtur.Yapılan her türlü hizmet doğal olarak bir rant artışına sebep olur.Yeni caddeler ve bulvarlar açmak.Yeni hizmet binaları inşa etmek vb.

Şimdi bu durumu çok olumsuz bir durummuş gibi ortaya dökmek ,rant doğacak diye her hizmete karşı çıkmak ne kadar doğru bir yaklaşımdır?
Bu meydanı yapma kararı aldığınız anda ,alt bölgesine (Bodrum katlar) hiçbir şey yapmasanız dahi çevre arsalara ve yapılara rant sağlamış olursunuz.Yani bölge cazipleştiği anda doğal bir değer artışı söz konusu olacaktır.

Şimdi gelelim asıl ilgili konumuza.

Diyelim ki ,bu meydan projelerden biri referans alınarak yapıldı.Rant kime sağlanmış olur?Öncelikle belediyemize!

Çünkü model gereği ,belli bir süre sonunda ;kanun gereği bu süre 30 seneyi geçemez,tüm işletmeler olduğu gibi belediyemiz mülkü olacaktır.Bu sayede belediyemiz hem muhteşem bir meydan düzenlemesi hem de değerli mülklere sahip olmuş olacaktır.Tüm bunlara bir bedel ödemeden sahip olması gerçekten belediye açısından önemli bir ranttır.

Peki bu projeyi gerçekleştirmek adına yapılacak olan ihaleye katılacak olanlar için konu bu kadar basit ve rahat mı?

Yapımcı yani müteahhit bu işe neden girmek ister?

Doğal olarak kazanç elde etmek için!

Peki bu kazancın bir garantisi var mıdır?

Yani milyon dolar mertebesinde paralar harcayarak gerçekleşecek bir proje sonrasında halkımız yapılan bu işletmelere ilgi göstermediği takdirde işletmecinin irtifa süresi dolduğunda zararının boyutunu hiç hesap eden var mı?

İşte bu durum bir risktir!

Yani Belediyemiz her durumda her koşulda karlı iken,bu işe sermaye koyan risk içindedir.Göle maya çalmak gibi.”Ya tutarsa!” Peki ya tutmaz ise?

İşte bu risk proje kalitesini arttıran bir faktördür!

Bu riski azaltmak için ,işletmeci en iyisini ,en beğenilecek olanı ,en ilgi çekecek olanı yapmak durumundadır.

Peki halkımız bu işin neresinde kalmaktadır?

Görücüye çıkmış kızımızı beğenip beğenmeme tasarrufu tamamen halkımızdadır.Meydan beğenilmez ise halk ,bu meydanı kullanmayacaktır.Bu durumda derhal işletmeci halkın beğenmediği kısımları revize etmek durumunda kalacaktır.Benzer durum yapılacak işletmeler içinde geçerlidir.

Halkın beğenmeme hakkı ,işletmecinin en büyük riskidir!

İşte proje bu sebeple yapımdan önce halka sunulmakta ve görüşü alınmaktadır!

Projeleri siyaseten inceleyip eleştirenlerden çok ,tamamen tarafsız bir biçimde beğenme veya beğenmeme hakkını kullanarak görüş belirtenlerin söylemlerinin önemsendiği bu süreçte her şeyin halkın beğenisi odaklı olduğunun altını bir kez daha çizmek isterim.

Halkın beğenmediği bir projenin hayata geçemeyeceğinin işin doğası gereği olduğunu birazcık olsa anlamak gerekir.

Bu sebeple kimsenin endişesi olmasın!

Sonuç olarak bir başka gözle değerlendirelim!

Rant mı?Risk mi?

31.01.2011


Bu yazı toplam 1005 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim