• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Bolu 0 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 4 °C

Regaib Kandili ‘nin düşündürdükleri

İlhami Candemir

Sayın okuyucular, yazılarımı okuyanların bildikleri gibi zaman zaman Bolu Gündem Gazetesi’ne değişik konularda yazılar yazıyorum. En son yazdığım yazı ‘Çanakkale Şehitleri ‘ ile ilgili idi. Bazen yazıp yazmamakta tereddüt ediyorum. Ancak her yazdığım yazının binin üzerinde okunduğunu görüyorum. Bu durum beni cesaretlendiriyor. Hem bu nedenle ve hem de tanık olduğum bazı olaylar karşısında - aklıma ve vicdanıma söz geçiremediğim için-yazmam gerektiğini düşünüyorum.  İşte bu nedenle kafamın takıldığı BİR KAÇ HUSUSU sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli okuyucular, Ebu Zerrul Gifariye göre Allahü Teala biz kullarını irşat etmek, toplum düzeninin sağlanmasını temin etmek için 124 bin peygamber göndermiştir. Bunların 315 i Resul yani Elçi, diğerleri ise Nebi yani habercidirler.

Kutsal kitabımızda bunlardan 25 inin ismi geçmektedir.

Keza bilinen 20 din vardır.(Sayısız inanış da vardır).

Bunları okuyunca diyeceksiniz ki avukat sen din alimi misin. Haşa böyle bir iddiam yoktur, olamazda.

Bu yazımda irdelemek istediğim bazı konuların daha iyi anlaşılabilmesi için bu bilgilerden yararlanmak istedim ve İNTERNETTEN aldığım bu bilgileri ayrıca sizlerle paylaşmak istedim.(Yanlışlık varsa sorumlusu ben değil İNTERNETTİR)

İşte bu bilgilerden yola çıkarak bazı konulara gelmek istiyorum;

Değerli okuyucular, yukarıda belirttiğim dinlerin ibadet şekilleri değişiktir. Birisi kiliseye gider(tanrının emri olarak),diğeri Havra’ya gider( tanrının emri olarak) bir diğeri ise camiye gider(tanrının emri olarak) ibadetlerini yaparlar. Diğer pek çok dinlerin ibadet şekillerini -konuyu uzatmamak için-  belirtme gereğini duymuyorum.

Bunların hepsinin amacı Tanrının(Yaradan’ın) yardımını istemek, tanrının memnuniyetini kazanmak, affına mazhar olmak.(Özetle).

Buradan varmak istediğim hususlara gelince;

Sayın okuyucular, biz Müslümanlar biliyoruz ki kul hakkı haramdır ve helalleşmedikçe affı söz konusu değildir. Bunun ceza hukukumuza yansıması nasıldır; Bunu bir örnekle açıklamak isterim; Bir kişi bir başka kişinin atını çalmışsa devlet sanığı cezalandırır, af yasası çıkarsa o kişinin cezası kalkar ve affedilmiş olur ama sanığın, atın sahibine at bedelini ödeme mecburiyeti devam eder, yani at bedeli –kul hakkı-affa girmez.

Şimdi bu aşamada ben diyorum ki ey bizi yönetenler içkiye karşı gösterdiğiniz hassasiyeti “KUL HAKKI’na da gösterseniz olmaz mı? Çünkü o affa girmeyen bir günahtır. Bu nedenle kul hakkı yiyenlerin vay haline diyorum. Bu arada hazreti Ömer adaletinden söz edenlerin adalet anlayışlarını ve uygulamalarını da hayretle izliyorum. Söylem başka eylem bambaşka. Tabi bu arada kamuoyu önünde “helalleşme gösterileri” de ihmal edilmiyor.

Değerli okuyucular, bilmem futbol maçlarını seyrediyor musunuz; spiker maç başlamadan önce “iki takımada başarılar diliyorum” der. Sizce bu sözün bir anlamı var mı ? Bu söz bence içi boş bir temennidir. Ne demek “iki takımada başarılar” LAF OLA BERİ GELE. Mutlaka bir şey söylemen gerekiyorsa o zaman  örneğin “iyi bir maç olması dileğiyle” diyebilirsin. Sayın okuyucular şimdi bana  daldan dala atlıyorsun diyeceksiniz ama bu örneği vermemin bir nedeni var. Şöyle ki;

Her gün her saat  iktidar sözcülerinin dillerinden düşürmedikleri “birlik olalım, kardeş olalım” lafları. Şunlar şunlar bizden diyerek onları nemalandıracaksın, şunlar şunlar muhalif, vatan haini diyeceksin ,sürüm sürüm süründüreceksin sonra  “birlik olalım, kardeş olalım” diyeceksin . LAF OLA BERİ GELE. Kardeşim mademki “Müslümanlar kardeştirler” diyorsun o zaman ayırım yapmayacaksın ki ben de senin kardeş olduğunu bileyim. Ben tüm bu olumsuzluklara, bizleri kamplaştırma gayretlerinize rağmen yine de  “kardeş kardeşi bıçaklamış sonra da ağlayarak kucaklamış” deyişine inandığım için inadına  “kardeşiz” diyelim diyorum.

Sayın okuyucular devlet büyüklerimizin yine ağızlarından düşürmedikleri bir dinsel söz vardır. Cennet anaların ayaklarının altındadır. Analarımıza babalarımıza hürmette, ilgide, yardımda kusur etmeyelim yönündeki nasihatlerini mi desem vaazlarını mı desem ne dersek diyelim onların söyledikleri mealen bu. Bu husus böyle iken devletin resmi  kuruluşu olan Sigara ve Alkol Düzenleme Kurumu’nun TV lerde bir “KAMU SPOTU” gösterimi var. Gösterimde kız babası ile dans ediyor, baba fenalaşıyor, babasına yaklaşan kız, ”babacığım ne oldu ,rahatsız mısın, ne yapabilirim” diyeceği yerde HADİ BABA HADİ BABA diyerek babasını dansa zorluyor, yavrum evladım baban can derdinde sen dans derdindesin, diğerinde ise baba-oğul sabah koşusuna çıkmışlar, baba ağaca yaslanmış nerede ise ölecek, oğlu baba neyin var diyecek yerde hadi baba diyor. Kamu spotu niteliğindeki bu gösterim beni ziyadesi ile rahatsız ediyor, ya sizleri. Anaya babaya hürmet, saygı, yardım böyle mi olur? İşte her konudaki vaatlerin havada kaldığı gibi bazı VAAZLARIN da havada kaldığı acı bir gerçektir.

Avukat uzattın be yeter. Kandiliniz mübarek olsun kalın sağlıcakla.

Bu yazı toplam 1979 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim