• BIST 107.700
  • Altın 143,977
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426
  • Bolu 25 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 26 °C

Rektör Nihat Bilgen’le yaşanmış bir anekdot

Hüseyin KAYA

1998 de Rektörlük seçimleri yapıldı…

Tüm Üniversitenin garanti rektör olacak diye gördüğü Prof.DrAli Karaca devre dışı kaldı…

Ali hoca’nın Üniversite sosyal tesisleri hesabından bir miktar parayı Kuşadasında satın aldığı bir konut’un aylık taksiti olarak kendi hesabına aktarıp gönderdiği ve bu parayı kısa bir süre sonra yerine koyduğu ancak bu nedenle de seçilmediği bilgisi iddia edildi…

Sonuç olarak Prof.Dr Nihat Bilgen AİBÜ rektörü olarak atandı…

***

Yumrukaya tarafında birlikte ağaç diktiğimiz günler Nihat hoca’nın rektörlükte ilk aylarıydı… 

Donuk bakışlı ve başında kahverengi tüylü şapkasıyla gezerken dikkat çekiyordu…

“Kim bu adam” sorusu merak edenler tarafından onun için soruldu…

Konuşkan değildi.

***

Yeni rektördü…

Çağdaş Gazeteciler Derneği davetlisi olarak konferans vermek üzere Bursa’ya gittim…

Konferans sonrası akşam haber kuşağında ASTV de canlı yayında soruları cevapladım…

Üzerinde on yıldır çalıştığım İNANÇ TURİZMİ ve Hıristiyanlık konuları Uluslararası boyutlara yayılmıştı...

Bu çalışmalarımda devletin en üst seviyede makamları bilgilendirme raporlarım kayıtlara resmi olarak girdi...

Stratejik tarihli Turizm-2000 yılında Hıristiyanlık ve İnanç Turizmi konulu çalışmam aslında 1990 yılında yaptığım ve AİBÜ ye akademik görevli olarak gelmeden önce devam eden bir çalışmamdı.

ASDTV de canlı yayında konuyla ilgili önemli açıklamalar yaptım…

***

Rektörler toplantısı varmış o gün Uludağ’da…

Nihat Hoca’ya “sizin üniversiteden bir hoca TV de Hıristiyanlık ve İnanç Turizmi üzerine konuşuyor”   demişler…

Konferanslarım  bitti ve Bolu’ya döndüm…

O günlerde konuyla ilgili yeni kitap çalışmam vardı bu nedenle hocadan randevu alıp yanına gittim.

Yaptığım çalışmaları üniversite ile bütünleştirip büyütmek ve AİBÜ de konuyla ilgili bir İnanç Turizmi sempozyumu düzenlenmesini sağlamak…

Hevesim kursağımda kaldı.

***

Rektör Nihat hoca heyecanlı konuşmamı macun gibi bir yüzle dinledi…

Sonra sakin ve anlaşılır bir dille isteklerime yönelik aşağıdaki cümleyi soğuk bir şekilde söyledi…

“Hüseyin bey, adımız çıkmış dokuza inmez sekize, siz bu çalışmalarınızı Üniversiteyle ilişkilendirmeyin, çalışmalarınızı kendinize göre yapın”

Böyle söyleyip durdu ve konuşma bittiği için makamdan ayrıldım.

***

Sonraki günlerde…

Ancak bir rektör tarafından ihbar edilmesi sonucu yaşanabilecek bir devlet güvenlik soruşturması süreci yaşadım.

Yakın, uzak ve teknik takiplerden tutun,  akademik görevimi sonlandırmaya kadar giden bir akıl oyunları başladı…

 

Evim, ofisim, ders verdiğim sınıflarda bile kayıt cihazlı kişilerle uğraşmak zorunda kaldım…

Önceleri anlamadığım ve önemsememe rağmen sonraki zamanlarda “neden Nihat hocanın döneminde yaşadım bu durumları” diye çok düşündüm ve bu konuda araştırmalarım oldu. 

Yapılan işgüzarlıkmış aslında, öğrendim…

***

Sonsöz…

Prof. Dr. Nihat Bilgen hoca vefat etti, her fani gibi göçtü, gitti bu dünyadan…

Kimi asıl işi istihbaratçılıktı dedi onun için, kimi de bir görüşün çıkarlarını savunan yandaş…

Bu saatten sonra gerçeğin ne olduğunun bilinmesinin bir önemi yok aslında…

Zarar verenleri de affetmek hoşgörüsü bizden olsun…

Allah günahlarını affetsin…

Allah rahmet eylesin.

Bu yazı toplam 1987 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim