• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Bolu 1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C

RENKLERİN MUCİZESİ

Aykut Karagüzel

 Bu hafta eski öğrencilerimden birinin yazısıyla seslenmek istiyorum siz sevgili okurlara. Derya BARAN şu anda Mersin Üniversitesi öğrencisi. Okul yıllarında yazmış olduğu yazılarıyla aklımda kalan bir öğrencim. Her ne kadar aradan yıllar geçse de bazı öğrencilerimiz yaptıkları edebiyat çalışmalarıyla yaşıyor belleğimizde. Farklılığı seven ve ayrıcalıklı düşünceleri kaleme alma yeteneğini de taşıyan bir kişiliği vardı Derya'nın. Sizler de “Renklerin Mucizesi”ni okuyun da öyle karar verin kalemine.
………………………………
Böyle bir havasında içimdeki sıkıntıya anlam veremiyordum. Acaba nasıl atardım bu karamsarlığı üzerimden? Nasıl kurtulurdum yalnızlığımdan? Birden gözüm balkondan gelen rüzgârın uçurduğu tüle ilişti. Kendimi balkona attım. Rüzgâr saçlarımı uçuruyordu. Sandalyemi çektim ve oturdum. Allah'ım sana şükürler olsun! İçim hiç bu kadar huzur dolu olmamıştı.
Kendimi denize kaptırdım. O ana kadar bana kum, tuz kokusu, palmiye ağacı ve bir iki şezlongu ifade etmişti. Ama bu başkaydı. Bu sefer maviyi görüyordum. Mavi de de özgürlüğü… kendimi iyice özgürlüğün sularına bıraktım bıraktım bıraktım ve gözüm taa karşıki yazlıkların bahçesindeki kiraz ağaçlarının yeşiline takıldı. İçime daha bir huzur doldu sanki. Bir anda o kilometrelerce uzaklıktaki kiraz ağaçları yanı başımda bitiverdiler sanki. Yeşil beni aldı, kıpkırmızı kirazlara götürdü. Sonra sonra sevgiyi anımsadım. Evet kırmızı bana sevgiyi anımsatmıştı.
Aman Tanrım her yer birden bire bembeyaz olmuştu. Saflık, masumiyet… bir martı geçti gözümün önünden. Mutluydum mutluydum mutluydum…
Tek bir şey vardı siyah. Evet, bir parçada ondan aldım, o kocaman mutluluğa serpiştirdim. Siyah hüzündü. “Hüzün yaşanmadıkça mutluluk tarif edilebilir miydi?” istedim ki, bu mutluluğu anlatabileyim.
Dalmışım… Bir anahtar sesi duydum, gelen eşimdi:

-- Leman bugün nasılsın?
-- “İyiyim.”dedim
-- Ne yaptın bütün gün?
-- Hiiiiç. Konuklarımızı ağırladım.
-- Konuklarımız???
-- Hiç canım. Denizin mavisi, hüznün siyahı, yaprağın yeşili, kirazların kırmızısı, mutluluğun beyazı…
Tuhaf tuhaf yüzüme baktı. Ayağa kalktım ve:
-- Bak, mavi bize el sallıyor. dedim.
sonra birden eşimin sevinç çığlıklarıyla irkildim.
-- YÜRÜYORSUN YÜRÜYORSUN………..!!!!!!!!!!!!!!!!!

07.12.2011

Bu yazı toplam 1783 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim