• BIST 96.121
  • Altın 239,994
  • Dolar 6,2046
  • Euro 7,2854
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 18 °C

RÜZGAR GÜLÜ -2-

RÜZGAR GÜLÜ -2-

Dedik ya zor bu dönemde yazı yazmak. Hem doğruları yazacaksın, hem de kırmayacaksın, üzmeyeceksin. Yani kısa alanda dar paslaşmalar. Kimse kusura bakmasın, bize gelmez. Geniş alanlar, uçsuz bucaksız güzelim bozkırlar varken, kısa alanda dar paslaşmalar yapamayız. Ya bırakacağız bu yazı yazma işini ya da Bismillah çekip doğru bildiklerimizi eğmeden, bükmeden yazacağız. Biz ikinci yolu tercih edenlerdeniz. Rüzgarın yanında, onun yardımıyla esen rüzgar güllerinin yanında olamayız. Biz bozkır keşişlemelerinde eğilmeden, bükülmeden rüzgara karşı duran yaban güllerini severiz. Onların yanında olmayı tercih ederiz.
Geçen haftanın Bolu’daki en önemli gelişmeler, muhalefet partisi CHP’de yaşandı. Ana muhalefet demiyorum, çünkü ezici AK Parti iktidarı karşısında ne ana muhalefet kaldı, ne dana muhalefet. Yalnızca iktidarın kuyruğuna takılıp cılız ve temelsiz eleştiriler getiren, memleket meseleleri hakkında elle tutulur gözle görülür hiçbir somut ve inandırıcı projesi bulunmayan bir muhalefet var ortada. Bu genelde de böyle, yerelde de böyle. İşte o muhalefet partisi CHP’de önemli gelişmeler oldu geçen hafta.

Cumhuriyet Halk Partisi’ne yıllarca çeşitli kademelerde hizmet etmiş, sorumluluk almış ve çeşitli görevleri hakkıyla yerine getirmiş bir grup halk deyimiyle eski partili, bana göre siyasette duayen üstatlar, CHP Genel Merkezi’ni ziyaret edip yeni göreve seçilen Bolulu hemşehrilerimizi tebrik etmişler, başarılar dilemişler. Dilemişler ama, yapmaları gereken çok önemli bir işi atlamışlar. Tanju Özcan Bey ve Hakkı Fidan Bey’den Bolu’dan çıkarken izin almamışlar. “Biz CHP Genel Merkezi’ne gidiyoruz, bize izin verir misiniz? Destur var mı?”dememişler.

Sen misin bunu demeyen, Bolu’ya döner dönmez bu duayenler CHP Genel Merkezi’ni ziyaret ettiklerine de, edeceklerine de pişman oldular. Suçlamaların ardı arkası kesilmedi. Fitne çıkarmaktan tutun da suyu bulandırmaya, suçlanmadıkları hiçbir olay kalmadı. Tek tek gidenlerle ilgili yorumda bulunmayacağım ama, içlerinde Rahmetli Süslü Kemal Dedemle CHP’de siyaset yapan ve Bolu’da CHP denince nerede ise akla ilk gelen isimlerden biri olan Mustafa Hızarcı Bey gibi isimlere söylenen bu sözler, Bolu’da sağduyu sahibi CHP’lilerin ve CHP’li olmasa da bu isimlere saygı duyan benim gibi tüm Boluluları son derece rahatsız etti.

Bu ne hadsizlik, bu ne çapsızlıktı böyle. Ömürlerini, yıllarını CHP’ye vermiş, bu uğurda gecesini gündüzüne katmış her biri ayrı ayrı saygıdeğer ve kıymetli olan bu siyaset duayenlerine bizden habersiz CHP Genel Merkezi’ni nasıl ziyaret edersiniz demenin akılla, mantıkla izah edilebilir bir yanı yoktur. Fakat hırslar, ihtiraslar ve rüzgarın etkisiyle yandan şişmeler başlayınca insan ne sözlerinin ne de davranışlarının nereye gideceğini bilemiyordu. Fakat bu eleştirinin affedilir bir tarzı yok. Bir an önce Tanju Özcan Bey de, Hakkı Fidan Bey de bu konuyla ilgili beyanlarından dolayı önce Mustafa Hızarcı üstat başta olmak üzere, CHP’nin bu birbirinden kıymetli duayen ekibinden, sonra da tüm CHP’lilerden ve Bolu halkından özür dilemelidirler. Çünkü CHP Tanju Özcan’ın ve Hakkı Fidan’ın babasının malı değildir.

CHP’deki ikinci gelişme, CHP İl Başkanı Tanju Özcan Bey’in bir miting havasında geçen milletvekilliği adaylığı açıklamasıydı. Adaylığı diyorum, çünkü estirilen hava, yaratılan psikoloji Tanju Özcan Bey kesin CHP’nin birinci sıra milletvekili adayı olduğu ve hatta kesin seçimi kazanarak milletvekili seçileceğiydi. Çünkü Tanju Özcan Bey topladığı kalabalığın karşısında coşmuş ve vaatlere bile başlamıştı. Kendisine de zor bir hedef seçmişti, mazotun fiyatını düşürmek. Evet evet yanlış duymadınız, aday adaylığını açıkladığı toplantıda Tanju Özcan Bey hızını alamamış ve direk işe, memleketin en ciddi sorunu olan benzin ve mazot fiyatlarındaki yüksek fiyatın indirilmesiyle başlamıştı. Ne diyelim sen bizi güldürdün Tanju, Allah da seni güldürsün. Kimse bize rüzgar güllüğü yapmasın. Gerçekler ortada. Bakın 07.07.2008 tarihinde yerel seçimlerden önce bu köşede ne yazmışım: “Peki; CHP’nin önümüzdeki dönem Belediye Başkan Adayı gerçekte kimdir. Çünkü herkes bilmektedir ki Tanju ÖZCAN ile felan bu seçimin kazanılma şansından bahsetmek ciddiyetten uzak bir yaklaşımdır. CHP eğer yeniden Bolu da Belediye Başkan Adaylığında iddialı olmak istiyorsa mutlaka teşkilatta birlik ve beraberliği sağlayacak, fevrilikten ari toplum tarafından kabul görmüş ve bundan önceki faaliyetleri ile toplumda güven sağlamış bir adayı mutlaka sağduyu ile ortaya çıkarmalı ve halkın önüne getirmelidir.”

Aynı şeyi tekrar söylüyorum: Tanju Özcan’ın birinci sıra milletvekili adayı olduğu bir CHP’nin Bolu’dan milletvekili çıkarma şansı yoktur. Bunu savunmak ciddiyetten uzak bir yaklaşımdır.

Partisine ömürlerini vermiş insanların, genel merkeze ziyaret etmelerini bile kaldırmayan psikoloji, nasıl bir psikolojidir? Bunu kabullenemeyen ruh hali nasıl bir ruh halidir? Mustafa Hızarcı’ya laf söyleme cüretinde bulunan biri, CHP’de birinci sıra değil, sonuncu sıra milletvekili adayı bile olamaz, olmamalıdır. CHP ile uzaktan yakından alakası olan biri bilir ki, bu partide Mustafa Hızarcı ismi söylenince edep ve terbiye ceketin önünü iliklemeyi gerektirir. Bunu bilmekten uzak bir felsefenin sahipleri yanlışlıkla aday olsalar bile, kabul görmezler, göremezler.

Hani tarikatta bir söz vardır: “Şeyh uçmaz, mürit uçurur” diye. Sakın ha şişme rüzgarla dolan yelken fazla yol almaz. Kimse bu bindirilmiş salon kalabalıklarının kulak tırmalayan seslerine kapılmasın. Sokaktaki gerçek farklı. Vatandaş iş temsil noktasına gelince emaneti kime teslim edeceğini biliyor. Fakat üzücü olan akil CHP’lilerin hala sessizliğini koruması ve temelsiz salon gürültülerine teslim olması.

CHP’lilere sesleniyorum. CHP’li olmasam da bir Bolulu olarak Bolu CHP teşkilatına ve Bolu’ya hizmet etmiş güzide insanların CHP Genel Merkezi’ni ziyaretini içine sindiremeyen bir zihniyete CHP’nin teslim edilmesini ben içime sindiremiyorum. Siz nasıl sindiriyorsunuz? Bolu’ya on yıl Belediye Başkanı olarak hizmet etmiş bir Necdet Gören’i, Hakkı Fidan’ın hırpalamasını, örselemesini içime sindiremiyorum. Siz nasıl sindiriyorsunuz? Hayatını CHP’ye vakfetmiş Mustafa Hızarcı gibi bir örnek şahsiyete, dünkü CHP’li (nasıl ve niçin CHP’li olduğu kamuoyunca malum ve defalarca yazdığım) Tanju Özcan’ın laf söylemesini ben içime sindiremiyorum. Siz nasıl sindiriyorsunuz?

Herşey seçim kazanmak için mübahtır anlayışıyla CHP’nin bir daha geri gelmeyecek olan kıymetli varlıklarını ve değerlerini bu şekilde hor görmeye kimsenin hakkı olmadığını düşünüyorum. Düşünüyorum ama, eniştesi Yüksel Ceylan’ın aday olabilmek için Bolu’nun tarihi değeri olan kıymetli vazoyu bir oldu bittiyle elden çıkardığını düşününce, Tanju Özcan’ın da aynı yoldan giderek milletvekili adayı olabilmek için CHP’nin kıymetli mensuplarına bu şekilde davranmasını çok yadırgamıyorum. Ama biliyorum ki bir gün CHP’de de sağduyu hakim olacak.

Saygılarımla.

15.01.2011

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • 10 metrelik uçuruma uçtu20 Eylül 2018 Perşembe 11:45
  • Dörtdivan’da orman yangını20 Eylül 2018 Perşembe 10:40
  • Emniyetten dolandırıcılık uyarısı20 Eylül 2018 Perşembe 10:29
  • Erdemoğlu; “Yıpranma payı hakkımız için mücadeleye devam ediyoruz”20 Eylül 2018 Perşembe 10:19
  • Allah belanızı versin!20 Eylül 2018 Perşembe 00:16
  • 500’ün üzerinde yaylamız var20 Eylül 2018 Perşembe 00:08
  • 25 Yıllık dava sona erdi20 Eylül 2018 Perşembe 00:06
  • 5 kişiye bir otomobil düşüyor20 Eylül 2018 Perşembe 00:04
  • ‘İyilik Kervanı’ Bolu’da19 Eylül 2018 Çarşamba 14:13
  • “Birileri konuşur, AK Parti yapar”19 Eylül 2018 Çarşamba 14:10
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim