• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 17 °C

SAÇILAN TOHUM YEŞERİYOR

Mustafa Namdar

Hava koşulları ne olursa olsun toprağa düşen tohum birgün yeşerip gün yüzüne çıkmayı beceriyor.
Tarlanın verimliliğini güneş, yağmur, kar, boran, ne kadar etkilenirse etkilensin toprağın derinliğinde kendine yer bulan tohumların hepsi olmasa da, bir kaçı mutlaka yeşeriyor. Fikirler de öyle, zararlısı faydalısı ortamını bulduğunda, dilden dile çok çabuk yaygınlaşabiliyor. Topluma zarar verecek düşüncelerin tohumları kendine uygun zeminlerde biraz daha çabuk boy veriyor olsalar da, uygun olmayan koşullarda pusuda kalıp uygun zamanı bekleme sabrını çok iyi gösterebiliyorlar. Güçlü yönetimlerde yok olduğunu sandığımız düşünceler mantar gibi bitebiliyorlar. Zehirli zehirsiz ayıramıyorsak vay başımıza gelene…
 

Son günlerde ekranlara düşen, İranlı PKK yardımlaşması sonucuna yataklık eden görüntüleri izledikçe geçmişte yaşadığımız bir olayı hatırladım. İran'da başlayan Humeyni dönemi rejimi hayranları da ülkemizde, saklandıkları topraktan başlarını çıkarmaya başlamışlardı. O dönemlerde yaşadığımız bir olay…
Öğretmen arkadaşımın isteği; ilçelerimizin birinin köyünde köylüler tarafından yapılan bir köy odası.
 

Muhtarın da kullanabileceği, köy sakinlerinin toplanacağı bir mekan yapılmış. Arkadaşım bir gün “İnsanların oturduğu tahta kerevetler (sed) üzerine kauçuk ve döşeme bezi alalım oraları döşeyelim. Bu işi yapar mısın?” dediğinde “Memnuniyetle” dedim. Bir Pazar günü atlayıp gittik köye. İkindiye kadar işimizi bitirdik, sohbet ediyoruz, muhtar ve bir kısım yaşlı köylülerle. Arkadaşıma “Burasını muhtar da kullanacağına göre yarı resmi bir oda olacak.
Okuldan bir de Atatürk resmi bulalım duvara assınlar” dediğimde kalabalığın içinden genç birisi “Olmaz” diye itiraz etti, şaşırmıştım.
“Neden olmaz” dediğimde “Burası Camiye bitişik, resim olmaz” dedi. Bu oda cami içinde değil, camiye bitişik ama müstakil bir mekan diye itiraz etmemize rağmen, tartışma büyüdü rahatsız olmuştuk. İran'da yeni başlayan Humeyni rejimi aklıma geldi. Arkadaşıma “Fazla ısrar etmeyelim, işimiz bitti yavaş yavaş gidelim. Belki genç arkadaş buraya Humeyni'nin fotoğrafını asacaktır” dediğimde
“Neden olmasın!!!” cevabıyla hepten şoke olduk.
 

Arkadaşıma sordum kim bu genç? Caminin hocası demişti. Molla rejimine özenti diye düşündük.
İşte yıllar sonra gördüğümüz bu düşüncenin uzantısı olmalı.
Derya içinde yaşayıp deryanın kıymetini bilmemek ne kötü. Ne tehlikeli. Ne acı bir ihanet.

06.09.2012

Bu yazı toplam 599 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim