• BIST 89.629
  • Altın 146,317
  • Dolar 3,6219
  • Euro 3,9415
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 8 °C

Sadece doğa güzelliği turist için yeterli mi?

Mustafa Namdar

Turist; evinden bir başka bölgeye, mekana, dinlenmek, eğlenmek, denizinden, havasından, güneşinden yararlanmak, kültüründen, folklorundan bilgilenmek, bitki örtüsünü, taşını, toprağının nasıl olduğunu görmek için gider.

    Gideceği yerde ne ister, ne bekler? Kalabileceği temiz ve güvenli bir mekan. Hizmette ve yardımda güler yüzlü, can insanlar. Ulaşımda rahatlık.

    Bulunduğunuz bölge turistin aradığı her şeyi içinde barındırsa, doğa güzelliği ve yatırımlarıyla dünyanın bulunmaz nimetlerine sahip olsa, güvenli ve güler yüzlü insanları olmadıktan sonra neye yarar?

    Turizm; turizm haftalarında akla gelmezden önce turisti karşılayacak insanların eğitimiyle ele alınmalı. Bu konuda ülkemizde bulunan Otelcilik ve Turizm Okulu, Turizm Yüksek Okullarından mezun olan, bu alanda gerçek eğitim verilen gençlerimizin bu işletmelerde yerini alması gerekir.

    Turizme hizmet verecek, insan gücünü yetiştirecek olan eğitim yuvalarında görevli, bekçisinden, müdürüne, kadro doldurmak amaçlı olmaktan öte turizmi bilen, hizmeti öğreten, güler yüzün önemini kavratan, mesleğinin inceliğini ezberleten öğretim görevlilerinden olmalı.

    Bir garson, bir barmen müşteriyi memnun edebilmesi için mesleğinin inceliğini bilmesi gerekir. Bunlara ait eğitim öğretimini de okullardan alması en doğal olanıdır. Okullar kendi özellikleri içinde bir kısım becerileri verir, öğrenciler de bu becerileri turizm işletmelerinde uygulamalı olarak yaparak kendilerini geliştirirler.

    İşte bu uygulamalarda bu gençlere gerçek rehberlik yapılmaz, genç enerjiyi yerinde kullanmaz, getir götür işlerinde, bahçe tanzimi, çim biçmede ya da ilgisi olmayan ayak işlerinde değerlendiremezsek hizmette karşılaşılan olumsuzluklardan şikayetçi olma hakkınız olamaz.

    Bir kokteylin hazırlanmasında, bazı bağnaz düşüncelerin etkisi altında kalarak deneyi; olması gereken karışımları içinde alkol var diye suların birbirine karıştırılarak yaptırmaya kalkarsanız, bu öğrencinin eline noksan bilgilenmiş olarak diplomasını vermiş oluruz. Bu durum turizm anlayışıyla ne kadar bağdaşır çok iyi değerlendirmek gerek.

    Bir taraftan turist gelmiyor, nasıl getiririz diye toplantı üzerine toplantılar yaparken, diğer tarafta kapımızı çalan bir turisti baca arkası gibi bir suratla karşılayıp, hoşgeldiniz sözcüğünü esirgersek, elimize düştü bir keklik, tüyünü yoluverelim diye davranırsak, bir daha kapımızı çalıp halimizi soracak insanları zor buluruz. İşletmelerimizde en çok karşılaşılan şikayet olayları bu ve benzeri davranışlardır. Allah’ın verdiği güzelliği insanlara sunma becerisini gösterecek olanların kapıdaki karşılamalarda tebessüm yüzlerinden eksik olmadığı gibi güven de vermeliler.

    Turizm mevsiminin açıldığı şu günlerde geçmişte söylenenler gene aynen tekrarlanmaya başlıyor. “Bolu Merkez’e insanları neden getiremiyoruz?” Bunu yanıtını il merkezinde bulunan otel-lokanta gibi işletmelerimiz vermeli. Bize özgü yöre güzelliklerimizi gösterebilmek için bir kısım promosyonları bulup uygulamaları gerek.

    Bir kısım damaklarda iz bırakacak yemekleri insanlara sunmak, bir kısım programlarla insanları özendirip konaklamalarını sağlamak gerek. Bu iş de bizim değil işletmelerin işi.

11.04.2006

Bu yazı toplam 271 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim