• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 16 °C

Sahaya in ve dayak ye

Mustafa Nuri Gürsoy

Kralın biri ünlü bir filazofa sorar; “Akıl mı daha değerlidir, yoksa yiğitlik mi?"

Düşünür cevap verir; “Akıl olsaydı yiğitliğe gerek var mıydı?”

Ben oldum olası, ya yaşadığım örneklerden, ya da okuduğum, edindiğim paydalardan mıdır nedir, çocukluğumdan beri yiğitliği ve cesareti severim.!

Üstelik, dürüstlük ile harman olmuş bir cesareti inanılmaz saygıya değer bulurum.

Bir mafya babası oğluna mektup yazar ve der ki;

“Oğlum iyi bir boks seyircisi olacağına, kötü bir boksör ol, sahaya in ve dayak ye.!”

Hayatı seyretmek yerine sahaya inmek ve hayatı yaşamak işte tam da bu olmalı.

Üniversitede ilginç bir araştırma yapılacaktır. Öğrencilere boş kağıtlar dağıtılır ve hedeflerini yazmaları istenir. Öğrenciler gelecekle ilgili amaçlarını yazarlar, zarflara koyup teslim ederler. Bu çalışma sonucu on yıl boyunca saklanır.

On yıl sonra açılan zarflara ve araştırmaya katılanların yaptıkları işlere bakılır. Dersleri iyi olmasa da kağıtlara hedeflerini yazan öğrenciler çok başarılıdır. Öbür yandan ders başarıları yüksek ama, hedeflerini yazmayan öğrenciler iş hayatlarında başarılı olamamışlardır.

Washington İrving, “Sıradan insanların hevesleri, büyük insanların ise idealleri vardır” der.

Süper markette yarım elma almak isteyen kişiyle görevli epey tartışmışlar,

Müşteri; “Git müdürüne söyle, ben bu elmanın yarısını alacağım.”

Görevli sinirli sinirli müdürün odasına gitmiş,

“Müdür Bey, hayvanın birisi yarım elma almak istiyor” dönüp arkasına bir bakmış, adam ardında.!

“Bu beyefendi de yarısını almak istiyor.”

İki travesti kaza geçirmişler, biri diğerini çok ince ve işveli bir sesle “Orkide, orkide" diye hafif hafif dürtmüş. Bakmış ses seda yok ve durum ciddi, gür bir sesle sarsmaya başlamış; “Nurettin Abi,

Nurettin Abi.“

Eğer birilerini oynuyorsanız çok yorulursunuz. Doğal olmak çok daha anlaşılır ve kolay olanıdır.

Suyu damağınızda daha fazla hissedersiniz. Duştaki gibi şarkı söyleyin, piknikte olduğu gibi yemek yiyin.

Dans edin, seni seviyorum derken insanların gözlerinin içine bakın.

Şeyh Edebali Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Osman Bey'e şöyle der;

“Eğer kendini başkalarıyla kıyaslar durursan, ya mutsuz ya da kendini beğenmiş olursun. Çünkü her zaman senden daha iyi, ya da daha kötü durumda birileri olacaktır.”

“Sadece evcilleştirdiğin kişiyi anlayabilirsin” dedi tilki.

İnsanların hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. Her şeyi dükkanından hazır alırlar.

Ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de, hiç arkadaşları olmaz.

"Eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni."

“Ne yapmam gerekiyor peki” diye sorar küçük prens.

“Çok sabırlı olman gerekiyor.

Önce çimenlerin üstüne, biraz uzağıma oturmalısın.

Ben gözümün ucuyla seni izleyeceğim, sen hiçbir şey söylemeyeceksin.

Sözcükler yanlış anlamaya neden olurlar.

Ama her gün biraz daha yakına gelebilirsin.”

01.10.2009

Bu yazı toplam 621 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim