• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 8 °C

ŞAHSİYET MESELESİ!

N. Gürkan Yetkin

 İnsanı insan kılan tipi, rengi, boyu posu saçı başı değildir. Şahsiyet yani kişilik dediğimiz insanın varoluşundan bu güne kadar elde ettiği kazanımları kullanma biçimidir. Kişinin çok bilgili olması onu şahsiyetli yapmaz! Bilgisini doğru bir biçimde kullanabilme becerisi, en zor anda ve en güçlünün karşısında bile doğru bildiğini savunabilme yetisidir şahsiyet!
Yer : Bolu Mehmet Yücetürk Sanat Merkezi
Konu: İlin seçkin insanlarının oluşturduğu bir topluluğa Bolu Mimarlar Odası Temsilciliği tarafından hazırlanmış olan Fotoğraflarla 1930'lu yıllarda Bolu adlı slayt gösterisi sunumu
Davetliler arasında Bolu Belediye Başkanımız, Siyasi Parti temsilcileri de bulunmakta.
Görüntüler arasında 1930'lu yıllarda Hükümet Meydanı'nı gösteren fotoğraflar yer alınca birdenbire kıyamet kopuyor.
Meydan projesi tartışmalarının sürdüğü bir süreç içersinde bu sunumun yapılmasını anlamsız buluyor sayın Belediye başkanımız!
Konu Mimari yani bir güzel sanatlar dalı olduğunda, özellikle aşırı sağ düşünce sahibi kişilerde bu anlam kargaşası hep yaşanmakta!
Gerçekten oldukça yetenekli bir heykeltıraşın elinden çıkmış olan bir heykele bir sanat eserine baktığında, o eseri “put” olarak algılayan bir kafa yapısına o esere bakmak ve incelemek elbette ki keyif yerine eziyet verecektir. Bu yapıdaki kişilerin emin olun, hiçbirinin evinde, biblo şeklinde küçük bir heykelcik dahi yer bulamaz! Bırakın heykeli, portre resimler dahi bir çokları için tahammül sınırlarının dışındadır. Nü bir resim bu sebeptendir ki bir çoklarını tahrik bile edebilir!

Konu mimariye geldiğinde de, bakış açısı aynı kafaya ait olunca, eserdeki estetiği değil fonksiyonları görür baktığında!
Fonksiyon kafadaki ile çelişkili ise doğal olarak anında anlamını da yitirir.
Elinde sopa da varsa vur abalıya!
Vururken de yakınarak!
“Herkes bana vuruyor, sizde kıs kıs gülüyorsunuz” diye hayıflanarak vur!

Olay öyle saçma bir hal alıyor ki, kim misafir kim ev sahibi karışıyor!
Organizasyonu yapan Mimarlar Odası Bolu Temsilciliği yani ev sahibi, davetlilerde misafir iken,Toplantının yapıldığı mekan Bolu Belediyesine ait bir mülk olarak değerlendirilince Belediye Başkanı davetli değil ev sahibi oluveriyor.Söz almadan çıkıyor davetliler karşısına, toplantıyı düzenleyen Mimarlar Odası Bolu Temsilciliği başkanını gölgede bırakarak içinde ne varsa döküyor ortaya!
Suçluyor!
Öğüt veriyor tavsiye veriyor ardından!
Şahsiyetli olmaya davet ediyor!
Kim haklıdır? Kim değildir? Cevabı aranan soru bu değil! Kimin haklı kimin haksız olduğu kimseyi ilgilendirmiyor !
Meydan projesi ile ilgili fikir projesini ilk olarak Bolu'da hizmet veren mimarlar hazırlamış olabilir. Projenin sonraki aşamalarında mimarlar odası konuya dahil edilmiş midir? Bu konuda Bolu Belediyesi, ilgili meslek odaları ile ortak bir çalışma kararı almış mıdır?
Uygulanmaya çalışılan proje, mimarlar odasınca hazırlanmış olan avan proje ve maket ile öz itibariyle örtüşmekte midir?
Maketi ilk gördüğümde, sayın Başkanında bulunduğu ortamda getirmiş olduğum eleştiri aynen şudur.
Projede Bolumuzun tek sürekli bulvarı olan Atatürk Bulvarını bu proje katletmektedir. Yani bu gün uygulanan ve halkın tepki gösterdiği meydanın ortasından geçen yolun kapatılması ve trafik akışının Atatürk heykelinin arkasında oluşturulan göbekten düzenlenmesi fikrine itiraz etmiştim. Aynı fikrimi sürdürmekteyim!

Yine uygulanmak istenilen projede bulunan yer altı katlı otoparkı ,mimarlarımızın hazırlamış oldukları söz konusu avan projede bulunmamaktadır.
Projenin uygulama yetkisi elbette ki Sayın Belediye Başkanımızın Tasarrufudur! Ancak kamuyu bu kadar yakından ilgilendiren bir projede, halkın istek ve temennilerini göz ardı etmek siyasi bir kurumu elbette ki güç durumda bırakır! Halkımız yapılmak istenilen meydana karşı değildir.Güzel olan hiçbir uygulama tepki ile karşılaşmamıştır ki! Yoların genişletilmesi esnasında bu durum çok iyi gözlenmiştir.Tek kuruş kamulaştırma bedeli ödemeden geniş bulvarlar açmak aksi halde mümkün olabilir miydi?
Halkın memnun olmadığı uygulama, yol ile alakalıdır! Geçiş güzergahının değişmesinden doğan rahatsızlıktır! Bu durum anlamsız bir inat uğruna göz ardı edildiği müddetçe bu proje ölü doğacaktır!
Projede yer alan bazı önemli ağabeyler, yol güzergahının bir alt geçitle çözümünün mümkün olmadığını arazinin eğimli coğrafyasının buna müsaade etmediğini söylediklerinde aynen şu saptamayı ekledim! “O halde yol eskiden olduğu kotta güzel bir köprü geçişi ile düzenlensin. Meydan düşük kotta kalsın! Meydan tamamen bir anfi şeklinde olsun! Yani Şah ve Mat! İstenildikten sonra muhakkak çözüm vardır! Teknik adamların görevi de sorun yaratmak değil çözüm getirmektir!”
Şimdilerde sopanın dozu iyice artacağa benziyor! İlgili kişilerin belediyede olan işlerinde yavaşlatma cezası talimatlarının verildiği dedikoduları geziniyor! Bu söylemler bana iletildiğinde oldukça eğlendiğimi söylemem gerekir! Böyle bir durumun söz konusu olması bile mümkün olamaz! Koskoca belediye kendi vatandaşına zulmedemez! Böyle bir hatalı kararda, karar verici ,bu kararın altında ezilir kalır!
Ulusal kanallarda, hastalıktan ölen köpekten daha fazla yer bulur! Hele tüm ülkede örgütlü bir yapıyı karşına almak bir siyasetçinin kendi boynuna ip geçirmesi anlamına gelir!
Biz bir avuç kişiyiz hepimiz birbirimizi biliriz!
Yapılması gereken sözlerle karşılıklı olarak birbirimizi yaralamak değil, soruna çözüm aramaktır!
Bu konuda en büyük görev ve özveri yine Mimarlar Odamızın değerli temsilcilerine ve üyelerine düşmektedir!
Halkın isteklerini dikkate almış yeni bir meydan düzenlemesi projesi hazırlanması tüm havayı değiştirecektir!
Mimarın dili, çizimidir!
Siyaset yapmak isteyen mimarlar konuşabilirler! Ancak iş yapmak isteyenler ve Bolumuza gerçekten faydalı olmak isteyenler mesleklerini ve bilgilerini konuşturmalıdırlar!

Bir benzeri toplantıda, katılımcılara saygı açısından en azından bir gömlek ve bir kravat takılırsa ,ortam köy kahvesi ortamından arınır ve dileyen dilediğini söyleyemez!
Burada önemli olan niyet!
Kimsenin niyeti bağcıyı dövmek değil !
Aksine üzüm yemek!
Tek sorun ortada bağ yok!
Önce üzüm bağını ortaya koyun sonra paylaşmak sıkıntı olsun!
Olmayan bağın polemiğini yapmak, ne bolumuza ne kurumlara ne de kişilere bir fayda sağlar!
Olan yitirilen zamana ve sabırlara olur o kadar!
Mesele şahsiyet meselesi ise, herkes şahsiyetli olmalı elindeki kör değneği öncelikle bırakmalı, ağabey ağırlığına bürünmelidir!

Şimdi ilk adım kimden gelecek?
Ağabeyden mi ? Kardeşten mi?
Bana göre ilk adımı atan en şahsiyetli kişidir!
Gerisi boş lakırdıdan ibaret!

26.01.2012

Bu yazı toplam 828 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim