• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -4 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -6 °C

Şaka bunlar şaka Merhabalar.

Serkan Erkan

Bu yoğun günlerde hayat koşuşturması devam ediyor değil mi?

Sayın dostlar, kimi rant peşinde, kimi ekmek parası, kimi de siyaset peşinde.

Ben konuyu biraz açayım..

Benim konumum farklı, ben ne olduğunun peşindeyim..

KENELENDİM…

Ülkemizi bir kene istilası sardı sormayın. Her gün gazetelerde, haberlerde, yakında magazinde konu olacak bu keneler, nerden çıktı bunlar demeyin.

Kene her zaman vardı hayatımızda.

Hatırlarım ananelerimizin, dedelerimizin üzerinden kene toplardık, hatta yarıştırırdık.

Tamam fazla abartmayayım, nerdeydi bu keneler?

Merada, piknikte, ahırda, hayvanlarda vardı bunlar.

Ama ne olduysa birden karizmaları, imajları değişti. Ama profesörler çoğaldı toplumda, herkes kene uzmanı.

Biraz kulak verdim, aman yok efendim keneler Gürcistan'dan, Ukrayna'dan, Rusya'dan tomruklardan geldi.

Vay be senaryoya bak.

Başka varsayımlardan biri de mutasyon geçirdi bunlar, genleri değişti. Eyvallah ona da tamam.

Bir de kuş gribi. Evet tavuklar öldü, keneler hurra egemenlikleri kurdular.

Bakalım uzmanlar ne diyor?

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Haluk Erak, kenenin sadece hastalığa sebep olan virüsü taşıdığına dikkat çekerek, ''Bu virüs nereden geldi, hangi hayvandan geldi, Türkiye'de bunun depolandığı konak hangisidir bilinmiyor? Çayır-çimenin varlığı keneler için biçilmiş kaftan. Virüs muhtemelen başka memelilerde bulunuyor ve onlarda da hastalığa yol açmıyor. Buna ait çok analiz yapılmış değil. Bunlar biraz işin bilinmeyen yönü'' diye söylüyor.

Valla sonumuzu hayır etsin, nefes alıyoruz ya, yaşıyoruz ya, para falan yok, en büyük moralimiz sağlık. Sağlığımız ve ona da bu keneler göz koydu!

Vatandaş bilmiyor, açıklayan da yok. Merak ediyoruz sayın yetkililer, nerden çıktı bunlar…

BÖCEKLENDİM..

Gelelim yeni bomba konulara.

Arkadaşlarla oturuyoruz, telefon çalıyor. Arkadaş bakıyor, konuşuyor.

Görüşme bir güzel, argo yok. Sanırsınız TRT spikeri bitiyor arkasında. İyi çalışmalar amirim diyor, kapatıyor telefonu.

“Nedir bu?” dedim arkadaşa, “telefon kapatıldıktan sonraki selama anlam veremedim” dedim..

“ABİ BÖCEKKKKK .”

“Ne böceği!”

Millet koptu gülmekten, ben anlayamadım.

“Abi dinleniyoruz falandır, biz yine de selam söyleyelim dinleyenlere” dedi.

Yuhh bu kadarı yuhhhhh!!!!!) Sonra herkes telefon konuşmasından sonra selamlar amirim diye bitiriyor.

PES DOĞRUSU

Yıllarca Türk Dil Kurumu güzel Türkçe konuşulsun dedi ama, bu böcek kadar başarılı olamadı!!.

Artık hayatımızda böcek var. Bir bu eksikti. Erkek tarafı kız istemeye geliyor elinde çiçekle. Evdekiler dedektörlerle böcek taramasından geçirip eve alıyor misafiri. Gülmemek içten değil halimize…

Acıyorum acıyorum. Bu millet, bu vatandaş yıllarca dinlenmek istedi, sesi ulaşamadı. Siyasilere, vekillere sesini duyuramadı. Mesajı verelim biz gene de “BİZE DE VERİN, BİZ VATANDAŞIZ, BÖCEK İSTİYORUZ, DİNLENMEK İSTİYORUZ…”

Benden bu kadar, haftaya görüşmek üzere.

Selamlar Seyfettin Abi, iyi çalışmalar…

HİNT MİTOLOJİSİNDE KADININ YARADILIŞI

Tanrı, yaprağın hafifliğini, ceylanın bakışını, güneş ışığının kıvancını, sisin gözyaşını aldı. Rüzgarın kararsızlığını, tavşanın ürkekliğini buna ekledi. Onların üzerine taşların sertliğini, balın tadını, kaplanın yırtıcılığını, ateşin yakıcılığını, kışın soğuğunu,saksağanın gevezeliğini, kumrunun sevgisini kattı. Bütün bunları karıştırdı, eritti ve kadın yaptı.

YARATTIĞI KADINI, ERKEĞE ARMAĞAN ETTİ.

HİNT MİTOLOJİSİNDE ERKEĞİN YARATILIŞI

Tanrı, kaplumbağanın yavaşlığını, boğanın bakışını, fırtına bulutlarının kasvetini, tilkinin kurnazlığını, boranın dehşetini aldı. Sülüğün yapışkanlığını, kedinin yaramazlığını, hindinin kabarışını, gergedan derisinin sertliğini onlara ekledi.

Bunların üzerine ayının kabalığını, bukalemunun şıpsevdiliğini, sivrisineğin vızıltısını kattı ve erkeği yarattı.

YARATTIĞI ERKEĞİ, ADAM ETSİN DİYE KADINA VERDİ.

FIKRA

Temel, Amerika’nın durduk yerde Irak`a saldırmasından rahatsız olmuştur. Bir yolunu bulup Başkan Bush`a telefon eder:

‘Alooo! Ben, Temel olarak size savaş acayrum haberunuz olsun!'

Bush, gülerek yanıtlar: 'Hehehe...kaç kişilik bir ordun var ki?'

Temel düşünür: 'Hmmm... Kayınpirader İdrus, halaoğli Tursun, kaavedeki arkadaşlar...' ve yanıt verir: '9 kişidur daa!'

Bush içinden kıs kıs güler ve ciddi olmaya çalışarak: 'Temel bey, sizin 9 kişilik ordunuza karşılık Amerikan ordusu tam 2 milyon askerden oluşmaktadır!' der.

'Hmmm...' der Temel:

'Sizu pir sure sonra arayacağum.'

Aradan birkaç gün geçer ve Temel, Bush`u yeniden arar:

'Başkan, savaş ilanimuz geçerlidur. Bir miktar ekipman hazırladuk size karşı!'

Bush, ilgiyle sorar:

'Neymiş bunlar?' 'Hacan, bizim Tursun`un tiraktoru, benim cak aralmaz tüfek, bi de kavedeki arkadaşlardan birinin biçerdöveri...

'Bush güler: 'İyi ama benim tam 150 bin tankım, 30 bin uçağım ve 10 bin askeri gemim var! Haaa, ayrıca bu arada askerlerimizin sayısı da 3 milyon oldu!'

Temel yeni gelişme karşısında biraz sıkılmıştır:

'Tamam, bir müddet sonra sizu yeniden arayacağum.’

Birkaç hafta sonra Temel, Bush`u yeniden arar:

'Başkan, savaş ilanumuzu ceri alayrum.'

Bush merakla sorar:

'Neden?'

Temel, moralsiz biçimde yanıtlar:

-Cenevre anlaşmasinu incelemişsuzdur. 3 milyon savaş esirini barinduracak yerimiz yoktur!...:))))

02.06.2008

Bu yazı toplam 1008 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim