• BIST 97.988
  • Altın 242,464
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 13 °C

SALYANGOZ LOGOLU GÖYNÜK

Suat Tosun

Kırata  binmiş  Köroğlu   özel  logolu  Bolu’ya karşılık  Göynük ; dünyanın  30 ülkesinde ve  yaklaşık 192 Sakin (yavaş)Şehir-CİTTASLOW’un ortak  logosu olan  salyangoz (sümüklü böcek)lu kent  sertifikasını aldı.Tebrikler.

Küreselleşen dünyada kentlerin bir çoğu birbirinin aynısı durumundadır.Bu nedenle kentlerin yaşam tarzları,yemek kültürü,giyim tarzları,özgün yapıları gitgide kaybolmaktadır.

Sakin Şehir,1999 yılında İtalya’da  -slow food-hareketinden sonra(1986) doğmuş bir –kentler birliği – anlayışıdır.Yavaş yeme denilen slow food; hızlı yaşam,hızlı yemek yeme (fastfood) geleneklerine karşı bir hareket olarak başlamıştır.Slowfood; tohum kullanımı,yerel yiyecek-içecek üretiminin desteklenmesi,halkın ekonomik gelir elde etmesi,sürdürülebilir yerel kalkınmanın sağlanması ve aynılaşmaya karşı bir başkaldırıdır.

Salyangoz logosunda ise ,sanki  yaşam tarzı sakin,ağır,gürültüsüz,duyarlı bir hayvanın çok derinlere inen anlamları yüklü…

                                                                                                                   SertifikalıŞehirlerimiz:Akyaka,(Muğla),Halfeti(Ş.Urfa),Seferhisar,Perşembe,Ta-raklı,Vize,Yalvaç,Yenipazar(Aydın),Şavşat,Göynük,Gerze(Sinop),Eğirdir.

Bütün(büyük) Şehir olmadan Sakin şehirleşen Göynük;bir çok karakteristik vasıflara  sahip oluşu yanı sıra yöresel olarak,şeker fasulyesi,uğut marmelatı,tokalı örtüleri,kentin yaşlı yerli kadınlarının farklı baş örtüleri, ,yıllardır Bolu Pazarında  arayıp  bulduğum  Göynük Keşi farklı özellikte ve pahada.1968’li yıllarda  Göynük Orman İşletme Müdürlüğü yapmış,Bolu’da Atatürk Orman Parkı’nın kurulmasında öncülük yapan merhum Fethi  Özbay ise; Göynüğün lezzetli yoğurdunu unutamadığından bahsederdi.

Taraklı,Göynük  derken, bitişik nizamda  adaylığa müracaat etmiş başta Mudurnu olmak üzere diğer ilçelerimizin darısı başlarına.

Yararlı bir bilimsel kaynak: Cittaslow Kentleri için Slowfood Çalışmalarının Önemi. Elektronic Journal of Vocational Colleges.December/Aralık.2015.Aykut Pajo,Kaplan Uğurlu.

  VE  UZUN SOLUKLU  DENEYİMLER…

Eskilerde ormancılıkta yetiştirme konularında araştırmacılığım nedeniyle,emekliliğimde semt pazarlarından,marketlerden sorgulayarak

mutfağa getirdiğim yiyecek malzemelerinin kökenini,lezzetini,kalite ve organikliğine karşı ilgi ve merakım  tv proğramlarının kışkırtmasıyla aşırılaştı.Bilindiği üzere her şeyin başı olan tohumdan itibaren bitkisel üretim zincirinin her noktası ince ve dikkatli gözlem gerektirir.

Genelde kırsal kesimde yetiştirme işlevlerinde, erkeklerin tarlanın sürülmesi,gübrelenmesi.ürünün hasadı çalışmalarını yürüttükleri bir gerçektir.Türkiye’nin  birçok yerinde kırsal kesimde tohumlar kadınlar tarafından toplanıp saklanıyor.Tohumları saklamak ve nesli tükenmekte olan tohumları yaşatmak için kadınlar”,kuyuya koyma ,samanda saklama,külde saklama”vb.yöntemler uyguluyor.

Çiftçi Sendikaları  Başkanı Aptullah Aysu; “kadın tıpkı bilgisayar gibi tarımın belleğidir,onun tarım dışında bırakılması felaketimiz olur”,diye ifade etmiş.

Yararlı bir kültür eğitim sistemi - Halk  Kütüphanesinden ödünç kitap alma- vasıtasıyla okuduğum; “Kadınlar Ekolojik Dönüşümde…” (2010,Emel Değirmenci, yine sayfaları ilk açan benim)kitabı kadın ekofeministlerinin takdirlere şayan uğraşlarından örnekler veriyor.Bu kitapta Doğa Derneği Başkanı Dicle  Tuba Kılıç’ın  kadınların doğada yetiştirme tecrübelerinden bahsettiği incelemelerinin bazılarını , izinleriyle sizlerle paylaşmadan edemedim.

Kılıç; Erzincan Kemaliye’ye gidip 75 yaşındaki (şimdilerde 82 yaşında)Ümmügül Teyze’nin  peşine düşmüş, ondan belki de pek çok yaşlı teyzelerimizin bildiği uyguladığı ekim-dikim tecrübelerini yazıya dökmüş.

Bunlardan bazıları;

-Tohum alınacak domates için ,domatesin “gandili gundulini”(bir kaç göbekli olanı)seçmeyi öğütlüyor.Olgun ve sulu domatesleri tel süzgeçten geçirip odun külünün üzerinde kurutuyor.Kül ve domates çekirdeği karışımından küçük poçikler(toplar) yapıyor.Buna ” küllü poçik” deniyor.Kül, tohumların hızlı kurumasını sağlıyor ve bir sonraki ekilen domatesin ekşi olmasını engelliyor.Domatesin yaz boyunca her zaman tohumu alınabiliyor.Ekileceği zaman külleri ufalanıp doğrudan toprağa ekiliyor.Tohumluk domatesler, köke yakın dip gözelerden alınıyor.Zira  bunlar farklı oluyormuş.Bu dip kısım tercihi tüm sebzeler için geçerli. Mısırın tohumluğunu dipten alınacak,tanesi daha güçlü olur.Meyvalarda ise tam tersi geçerli.Meyvanın piçi(yaramazı)alt dallarda,iyisi üst dallarda bulunur.

-Salatalık her sene başka bir yere ekilmeli,aynı yere ekersen yerini beğenmez,inat eder.Tohumu ise sadece güzün alınır.

-Lahanayı fideden çıkarıp toprağa dikerken bıçakla dibindeki sivri kökü kesmezsen büyük baş vermez.

-Pazarda  çoğumuzun şüpheyle seçtiği kıvırcık salatanın tohumunu ise, ekiminden bir gece önce sütte bekletip yıkamadan ekmek, “acı “olmamasını  sağlıyormuş.

-Kabağın dip tarafından tohum(çekirdek) alınırsa daha çok (çok yazılmış ama büyük olsa gerek)kabak olur.

-Bamyanın dalından tohumluk alınmaz ,gövdesinden alınması uygun olur.

Bu öğütleri uygulamaya geçirenlere ne mutlu,kıskanmamak elde değil..!

cc.jpg

 

 

Bu yazı toplam 1651 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim