• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

  SAMİZDAT: “ACI BALLI KİTAP ”

Kemal Alemdar

2011 Yılının gidişi ve yeni yıl 2012’nin  gelişi  için  yazdığım  yazımda, ( 24.12.2011-Bolu Gündem-CUMARTESİ YAZILARI/MAPUSANE VE YANDAN MAPUSLUK ) tutuklu yargılananlardan bahisle şunları yazmıştım:

“ MAHPUSLUK, mahkemede hüküm giyip, cezasını çekmek üzere hapse atılan kimse, açıklamasından yola çıkarsak; mapusane de hüküm giymeden yargılanan,  MİLLETVEKİLLERİ, KOMUTANLAR ve GAZETECİLER  olsa olsa “ YANDAN MAPUS OLURLAR.”

Kastamonu’nun  o meşhur ‘ MAPUSANE ÇEŞMESİ YANDAN AKIYOR YANDAN’ türküsünden esinlenerek “ YANDAN MAPUSLAR” dediğim insanlarımızın  yeni yıllarını kutlamış ve özgürlüğe tez ulaşmaları dileğimi iletmiştim.

Yine aynı yazımda ‘ Hapiste Üretmek ‘ ara başlığı altında şunları yazmışım:

“ YANDAN MAPUSLAR” bilime , kitaba, yazıya, gazeteciliğe dair ne varsa hep üretiyor ve aydınlanmanın öncüleri olmayı sürdürüyorlar, YANİ HEP BAL ÜRETİYORLAR.”

İşte bu haftaki yazımızın konusu ,“ S A M İ Z D A T “ adlı kitap ‘ o ballardan’ birisi, ama  “ACI BALLI “ bir kitap. Kitabın alt başlığı; ‘ HAKİKATLERE DAYANACAK GÜCÜNÜZ VAR MI ? olduğuna göre benim ‘ YANİ HEP BAL ÜRETİYORLAR’ deyişimden “ ACI BALLI KİTAP “ demek uygun düşer diye düşündüm. Takdir sizlerin.  S A M İ Z D A T, okurların ve  tüm TÜRKİYE’ nin yakından tanıdığı  ‘ HÜRRİYET YAZARI’  Soner YALÇIN’ın mapusane de iken yazdığı son günlerin en dikkat çeken kitabı. ODA TV davası sanığı  Soner YALÇIN’ ın bu kitabı için basında 50 ye yakın yazı yazıldığını sanıyorum. Sevgili dostum ve patronumuz   SÜHA bey’de BİR GÜN gazetesindeki köşesinde  geçtiğimiz Çarşamba günü ‘ BEN DE SAMİZDAT KİTABINI OKUDUM’ başlıklı bir makale  yazdı. Okumanızı öneririm.

Sözlükçe: 

SAMİZDAT Rusça bir deyiş. SAM;  Kendi ,kişisel yayım, kendi basım anlamarına geliyor. İZDAT; yayımcı demek. Yani kişinin özel çabası ile yazıp,yayınlayıp ve dağıttığı eser diye tarif edilebilir.Ama ben yinede yazarımızın kendi açıklamasını  sunmayı doğru bulurum:

Yazarımız kitabının adı için şu açıklamayı yapıyor; ( Sayfa 529)

“Gelelim kitabın adına,”SAMİZDAT”a..Olağanüstü dönemlerde, baskıdan-sansürden kaçabilmek için kitaplar, tüm tehlikeler göze alınarak gizlice yazılıp, gizlice basılıp, gizlice dağıtılır. Ruslar bu tür kitaplara “ SAMİZDAT” adını koydu ve bu isim evrensel hale geldi.”

Kitaptan notlar:

SAMİZTAD kitabımı bir dost,’ kitabı bana ver de okuyayım’ derse inanın, utanırım da  veremem. Nedeni çok basit: Çünkü  neredeyse her sayfasında onlarca  çizik, not, yıldızlı işaret ve karalama var. Hani  MARX’ ın  ünlü bir sözü vardır; ‘ KİTAPLAR BENİM ESİRİMDİR’ der, bende kitabı çok çizer, karalar ve notlar düşerek kitaba  oldukça insafsız davranırım.

Demem o ki; kitapta ki ÇİZİKLER-NOTLAR-YILDIZLI İŞARETLER  çok, ama ben bu yazımda ‘MAPUSLUK-DAVALAR-ACIMASIZ SUÇLAMALAR ‘ üzerine  olanları  yazmayacağım. Zira bunlar ancak ‘ KİTAP OKUNUNCA ANLAŞILIR ŞEYLERDİR.’

Bakalım benim notlarımı nasıl bulacaksınız?

Not-1: İyi bir gazeteci olmanın ‘ BİLİMSEL ALT YAPI GEREKTİRDİĞİ’ hususunu anlatan not; Yalçın üstad,  kendisine parmak izini anlatan bir görevlinin gayri samimi yaklaşımına ve işgüzarlığı üzerine şu notu düşmüş: “Ben de ona Francis  Galton’dan  bahsetmek isterdim; Charles Darwin’in kuzeniydi ve o da dehaydı; buluşlarından biri, parmak izlerinin benzersiz oluşuydu. Parmak iziyle kimlik tesbitini Londra polisine  benimseten dünyada ilk kişiydi  Galton.” ( Sy. 96 )

Not-2: Bu toprakların  evladı olarak, bu yurdun kültürünü, gelenek ve göreneklerini sevmenin bunları yüceltmenin, geleceğe katkı yapacağını anlamanın erdemini vurgulayan bir not;  Silivri duruşmalarını medyanın hiç takip etmediğini  ve hiç sorgulamadan yazılar yazıldığını eleştirerek , bu notu düşmüş YALÇIN üstad:

“Konya ‘KARATAY MEDRESESİ’ nin kapısında şu yazılıdır. Es  sual’u nısf-ul ilm. SORU BİLİMİN YARISIDIR. Yıl: 1251. Şimdi yıl 2011; sorusu olmayan gazetecilere övgüler diziliyor…” ( Sy.149 )

Not-3: Hukukun üstünlüğünün günümüzdeki uygulamalar  ile nasıl ayaklar altına alındığına dair ‘ MANİDAR’ ve ‘ TARİHSEL BİLGİ DOLU’ bir not:

“ Ben rahatım.Hukuki değil siyasi nedenlerle cezaevine atıldığımı biliyorum.Var olan ortaçağ hukuku çünkü:  ‘ Bir şüpheli ya da sanık ne ile suçlandığını asla bilmemeli! Sanığa iddianame gösterilmemeli’ Bu sözler ENGİZİSYON  MAHKEMESİ  yargıcı Nicholas  Eymenich tarafından 1376  yılında kaleme alındı….Engizisyon yargıcının elkitabı “                                   “…. Kendini nasıl savunacaksın? Suçunu bile bilmiyorsun.”  ( Sy.229 )

Not-4: Gazetecilik tarihine ve tabi ki yaşadığımız bu günlere dair ‘ KÖRLÜK ‘ ve ‘ SIĞLIK ‘ notu:

“ Gazetecilik açısından zor günlerden geçiyoruz. Süreci zorlaştıran  gözaltılar, tutuklamalar değil; bilgisizlik, cahillik. Ve bu; yüzyıllar önceki veba gibi ülkemizi kasıp kavuruyor. Gazeteciler, yazarlar, ne iddianameleri  okuyor ne de  Silivri duruşmalarını takip ediyor. Sadece polis ya da savcının  cemaate yakın polis-adliye muhabirlerine sızdırdığı,

delili olmayan yalanlarla operasyonları analiz ediyor, yorumluyorlar!

Böyle gazetecilik olurmu?”  ( Sy.385 )

Not-5: Bir yazarın niçin yazdığını, yazmanın alçak gönüllük  gerektirdiğini vurgulayan bir not:  “ Yazmak yanılmaktır. Doğru ve gerçek ancak yanılarak bulunur. Yanılgıdan korkan bilim yapamaz.Arayışı sürdürmektir aslolan; kuşkunun peşine düşmektir…” ( Sy.461 )

Evet efendim. Bende diyorum ki; aslolan okumaktır.

S A M İ Z D A T  okumaları dolu bir hafta dileklerimle

26.05.2012

Bu yazı toplam 1040 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim