• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C

Sana bakıyorum öğretmenim

Mustafa Namdar

Sana bakıyorum öğretmenim. Sende geleceğim yazılı. Hece hece oku bana. Sende baharı, baharın yeşilliğinde açan renk renk çiçekleri görüyorum. Renkleri konuşturan tabloya dönüştür onları da, solmasınlar belleğimde. Sende, senin aydınlığında gelişen tohumun meyveye dönüştüğünü görüyorum. Işığınla karanlıkları delerek aydınlat yolumuzu. Sende sevgiyi buluyorum. Kucakla bizi sevginle, kucakla sar bizi de, tüm düşmanlıklar boğulsun, barış rüzgarları oluşsun insanlığın içinde. Sende ilimi, bilimi, kalkınmışlığı, medeniyeti görüyorum. Sorup sorgulamayı, arayıp bulmayı öğret bize. Öğret ki yurdum yücelsin, milletim mutlu olsun. Sende vatanı, sende vatan semalarında dalgalanan bayrağın yüceliğini buluyorum. Öğret bize hürriyeti, bağımsızlığı. Öğret ki başımız dik, alnımız açık olsun. Sende güzel ahlakı, doğruluğu buluyorum. Hak ve adaleti öğret ki, kantarın topunu dengede tutmasını, birbirimize saygılı olmasını, işimize hile karıştırmadan çalışmasını öğrenelim...

Senin gününde seni düşünüyorum öğretmenim. Sana yapılan haksızlıklar geçiyor gözümün önünden kare kare.Başöğretmenin ilkelerinden saptırmak isteyen güçlerle mücadeledeki çaresizlik kahrediyor, görüyorum.

Onurla çalışmayı öğrettiğin insanların davranışları tek üzüntün olmalı. Gerçek demokrasiyi kendi düşüncesine göre şekillendirip pazarlayanların “Bostancıya kelek satmaya kalkanlar gibi” ders vermeye çalışanlar huzurunu kaçırıyor olmalı. Dünyanın her yerinde “Öğretmenler insan topluluğunun en fedakar, en muhteşem insanlarıdır” sözünü doğrulamak düşüncesinden sapmamak için gösterdiğin çabaya rağmen, zaman içinde sınıftan çıkıp pazaryerindeki yerini alma mecburiyetinden meydana gelen utancını görüyorum da kahroluyorum.

Seni geleceğin mimarı olarak gösterenler, senin bilgi dağarcığına neyi nasıl dolduruyor da gönderiyorlar göreve? Körpe beyinleri işlerken hangi düşüncenin tohumu elekten geçirilerek saçılıyor belleklere. “Döküm kalıba göre şekil alır” düşüncesinden hareket edildiğinde, günümüzdeki olumsuzlukların faturasını eğitimsizliğe kesiverenler nasıl bir öğretmen yetiştirdiklerinin sorgulamasını yapıyorlar mı diye düşünüyorum. Sevgiyi çoğaltabilseydik, olur muydu kavgalar? Hak ve hukuku öğretebilseydik koşar mıydı kolluk güçleri kapkaççının peşinden.

Hukuka gitmesi gereken hesaplaşmalarda gider miydi acımasızca parmaklar tetiğe? Yenir miydi yetim hakları?..

Senin gününde seni acımasızca eleştirenlere de seni yere göğe sığdıramayanlara da söylenecek çok şey olabilir. Eleştiri doğruyu bulmanın reçetesi gibidir. Eleştiri yapanlar makyajsız halleriyle boy aynasının karşısına geçip tepeden tırnağa önce kendilerini incelemesi gerek. Yıkmak çok kolay da yenisini yapıp yerine koymak en zor olanı. Sana bakıyorum öğretmenim de YÖK ile MEB arasındaki kavgada halen daha ayaktasın seni kutluyorum. Hala daha yerine oturtamadığımız sistemler içinde iyisini bulup uygulamaya çalıştığın için seni kutluyorum. Okula hiç uğramasa da, sınıfa gelip defter kitap getirmese de, okul disiplinine uyum sağlayıp sağlamasa da nasıl olsa sınıfı geçirecekler mantığıyla hareket eden öğrenciye gene de birşeyler öğretebilmek için gösterdiğin çaba için sana teşekkür ediyor, günün kutlu olsun diyorum sevgili öğretmenim.

Not: Öğretmenler Günü kutlamaları sonrası Milli Eğitim Müdür Vekili Sayın Genç’in rahatsızlığını öğrendim. Acil şifa dileğimle geçmiş olsun diyorum.

28.11.2006

Bu yazı toplam 366 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim