• BIST 90.665
  • Altın 214,434
  • Dolar 5,3851
  • Euro 6,1005
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 8 °C

Sana layık olamadık üstad

Yüksel Gültekin

            26.05.2005

Şiirle tanışmam ilkokul 3’tür. Cumhuriyet’in 50. yılı idi ve Dörtdivan Hükümet Meydanı’nda Atatürk büstü açılıyordu. Büst açılırken İlçe Milli Eğitim Müdürü ve görevliler de gelmişti. Orada şiir okuyacak bir talebeye ihtiyaç duyulmuş olacak ki nur içinde yatsın İlkokul öğretmenim Halil Keleş Bey yanıma gelip "Hiç şiir biliyor musun Yüksel?" dedi. Ben de "Bayrak şiirini biliyorum öğretmenim" dedim ve o açılışta Arif Nihat Asya’nın ölümsüz şiirini okudum.

Böylece şiir maceram başlamış oldu. Ortaokulda, lisede artık törenlerde şiir okuyordum. Fakat şiiri sevmem, üniversite 2.sınıfta bana okunan bir dörtlükle başladı. Bir gün bir arkadaşım:

"Annesi gül koklasa ağzı gül kokan çocuk,

Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk" diye başlayan bir dize okudu ve bunu manalandırmamı istedi. Bir türlü çözemedim. Ertesi gün arkadaşım bana içinde bu dizelerin yeraldığı çocuk şiirini okudu ve manalandırdı. Şiirin müthiş etkisinde kalmıştım. Bu şiirin daha sonra hayatımı çok derinden etkileyecek üstad Necip Fazıl Kısakürek’in eseri olduğunu öğrendim. Hemen gidip onun ölümsüz eseri Çile’yi aldım. Artık bir başka dünyayla, şiirin büyülü dünyasıyla tanışmıştım. Her sözü ayrı bir anlam, her dizesi ayrı bir dünya olan bir büyük vadinin kapılarını bana Çile açmıştı.

"Bir fikir ki beyin zarında sülük,

Bir fikir ki sıcak yarada kezzap" derken üstad, içinde bulunduğu mefkurenin derin izleri konusunda bize ipucu veriyordu. Çünkü o bizzat kendi ifadesiyle hayatı boyunca mefkuresinin ızdırabını çekmiş, fikriyatının kök bulması için ödemesi gereken tüm bedelleri ödemişti. Ama tıpkı dizelerinde söylediği gibi asla ümitsiz değildir. Geleceğin, içinde taşıdığı kök salması için bir ömrü harcadığı mefkuresinin dünyası olacağına inanmaktadır.

"Mehmedim sevinin başlar yüksekte

Ölsek de sevinin, eve dönsek de.

Sanmayın bu tekerlek kalır tümsekte

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir.

Gün doğmuş, gün batmış ebet bizimdir."

Üstad bir duygu adamıdır aynı zamanda. Duygularını en yalın şekilde ifade etmesini de bilmiştir.

"Ümidim yılların seline düştü,

Saçının en titrek teline düştü

Kuru bir yaprak gibi elime düştü

İstersen rüzgara salıver gitsin" dizeleri bunun en somut ifadesidir.

Bolu Belediyesi bir vefa örneği olarak başlattığı kültürel etkinlikler çerçevesinde üstad Necip Fazıl ile ilgili bir panel düzenlemiş. Bizim de bu panele iştirak etmemizi arzu etmişlerdir.

Bu nazik davete teşekkür ediyor, tüm üstadı sevenlerle bu panelde buluşmayı diliyorum.

Saygılarımla.

Bu yazı toplam 159 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim