• BIST 97.533
  • Altın 146,268
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 11 °C

Sanal alemden dipnotlar-10

Serkan Erkan

            31.05.2004

Mutluluk

Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız. Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz. Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz.

Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır.

EĞER ŞİMDİ DEĞİL İSE NE ZAMAN?..

Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır?

En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir. En sevdiğim sözlerden biri Alfred D.Souza'ya aittir. Der ki; "Uzun zamandan beridir hayatın-gerçek hayatın-başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, halâ hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat başlayacaktı.

SONUNDA ANLADIM Kİ BU ENGELLER BİZİM HAYATIMIZDI.”

Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığını gösterdi. Mutluluk yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için,ona daha fazla değer verin. Unutmayın,zaman hiç kimse için beklemez. Öyleyse; okulu bitirene kadar, 10 milyar kazanana kadar, çocuklarınız olana kadar, çocuklarınız evden ayrılana kadar, işe başlayana kadar, evlenene kadar,Cuma gecesine kadar, Pazar sabahına kadar, yeni bir araba ya da ev alana kadar, borçları ödeyene kadar, ilkbahara kadar, yaza kadar, sonbahara kadar, kışa kadar, maaş gününe kadar, şarkınız söylenene kadar, emekli olana kadar, ölene kadar...

MUTLU OLMAK İÇİN İÇİNDE BULUNDUĞUNUZ ANDAN DAHA İYİ BİR ZAMAN OLDUĞUNA KARAR VERMEK İÇİN BEKLEMEKTEN VAZGEÇİN. MUTLULUK BİR VARIŞ DEĞİL, BİR YOLCULUKTUR. "PEK ÇOKLARI MUTLULUĞU İNSANDAN DAHA YÜKSEKTE ARARLAR, BAZILARI DA DAHA ALÇAKTA. OYSA MUTLULUK İNSANIN BOYU HİZASINDADIR.”

Konfucyus

Bir Türk’ün günlüğü

UYANILIR.

*Gözler açılıp besmeleyle tavana bakılır. Çok şükür tavan olması gereken yerde durmaktadır; deprem olmamıştır. Kalkılır.

*Etrafa söyle bir göz atılır. Çok şükür eve hırsız takımından giren çıkan olmamıştır.

*Camdan dışarıya bakılır.Şükür kapıdaki arabaları sel almamıştır.

* Banyoya girilir. Çok şükür sular akmaktadır.

* Mutfağa dalınır.

*Bir yumurtayı sütle çalkarım,

*"Kızarmış ekmek, biraz da peynir. Aman efendim ne güzel yenir" şarkısı çok uzaklarda kalmıştır.

*İki lokma bir şeyler atıştırılır.

* Sokağa fırlanır.

* Oh! Çok şükür sokak köpekleri bu sabah da sağdır.

* İşe doğru yollanılır.

*Kazasız belasız işyerine varıldığına şükredilir.

*"Çok şükür bir işim var" diye paspas öpülüp yalanır.

*Mesaiye başlanır.

*Arkadaşlarla şakalaşılır.

*Gazetelere bakılır, arka sayfadaki don paça güzele takılıp kalınır.

*Bulmaca çözülür.

*Dedikodu yapılır.

*Memleket kurtarılır, yöneticilerin kulakları çınlatılır.

*Akşamki maçın hakemi hırpalanır.

*Çaylar, kahveler içilir, fallar bakılır.

*Mesai tamamlanır.

*Çıkışta ele bir çıkış belgesi sıkıştırılmadığına şükredilir.

Sabahki işlem tekrarlanır, paspas öpülüp yalanır.

*Dönüş yoluna çıkılır.

*Çok şükür.

*Çarpışmadan. Ezilmeden. Vurulmadan. Kapkaççıya kaptırmadan eve varılır.

*Evin yerinde durduğuna şükredilir. Kontaktan yangın falan çıkmamıştır.

*Televizyon açılır. Oh oh! Çok şükür Başbakanımız yıkılmamış, ayaktadır.

*Çok şükür borsayla dolar insanı köprüden attıracak kadar inip çıkmamıştır.

*Şükür Reha Muhtar yayındadır. Memleketi saran tacizci üfürükçüler bir bir yakalanmaktadır.

*Yemeğe oturulur. Yemekten kalkılır.

* Karnının doyduğuna şükredilir.

* Bir şişkinlik duyulur, soda içilir.

* Tekrar televizyon karşısına oturulur.

* Gülben Ergen'le Hülya Avşar'ın varlığına şükredilir.

* Çok şükür Mehmet Ali Erbil de vardır.

* Haftanın rüküşüne bakılır.

* Çok şükür elektrikler hiç kesilmemiştir.

* Televizyonun karşısında uyuya kalınır.

* Kalkılır, yatak odasına gidilir, yatağa yatılır.

* Uyku kaçmıştır. Tavana bakılır.

* Acil serviste, nezarethanede, karakolda falan olunmadığına şükredilir. Çok şükür bugün de geçmiştir.

* Yarına Allah kerimdir.

*"Nelere şükrettiğimi bir yabancı duysa bana güler" demek akla bile gelmez.

* Gözler kapanır. Çok şükür.

Biliyor musunuz?

1.İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir.

2.Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır.

3.Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı.

4.Her 25 kişiden biri astım hastasıdır.

5.Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır.

6.Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir gezegendir.

7.Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır.

8.Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.

9.Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.

10.Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika'dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.

11.Charles Dickens, uykusuzluk hastalığına yakalanmıştı. Sadece yüzünü kuzeye dönerse uyuyabileceğine inanıyordu.

12.Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya'nın Ishigaki Adası'nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.

13.Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür.

14.Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta Çin'dir.

15.Kış aylarında, Moskova'daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar.

16.Rusya'da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir.

17.Norveç'in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer.

FIKRA

SÜPER BENZİN

İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle "saatte 160'la" uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular. Arabayı süren:

-Onbin liralık, dedi, süper olsun.

Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra:

- Gidin işinize be! diye bağırdı, sizin civatalarınız gevşek!

İkincisi,araba kullanana döndü:

-Gördün mü lan! Araba masraf kapısı açtı bile!

Bu yazı toplam 362 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim