• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 15 °C

Sanal Alemden Dipnotlar-27

Serkan Erkan

             08.11.2004

Acele etmeden hayatın tadını çıkarmak

Bir zamanlar Afrika'da kayıp bir şehri aramakta olan arkeologlar, beraberlerindeki eşya ve yükleri, hayvanların yerlilerin yardımı ile taşıyarak uzun bir yolculuğa çıkmışlar. Kafile zor doğa koşullarında,balta girmemiş ormanların içinde ilerleyerek, nehirleri, çağlayanları geçerek yolculuğa günlerce devam etmiş. Fakat günlerden bir gün yerlilerin bir kısmı birden durmuşlar. Taşıdıkları yükleri yere indirmişler ve hiç konuşmadan beklemeye başlamışlar. Ulaşmak istedikleri yere bir an önce varmak isteyen batılı arkeologlar bu duruma bir anlam veremeyip, zaman kaybettiklerini, bir an önce yola devam etmeleri gerektiğini anlatarak, yerlilerin neden durduklarını öğrenmek istemişler. Fakat yerliler büyük bir suskunluk içinde sadece bekliyorlarmış. Bu anlaşılmaz durumu yerlilerin dilinden anlayan rehber, onlarla bir süre konuştuktan sonra şu şekilde ifade etmeye çalışmış: "Çok hızlı gidiyoruz. Ruhlarımız geride kalıyor."

Modern şehir hayatının ve çağımızın getirdiği en büyük sorunlardan biri bu; "Hızla ve sonu bir türlü gelmeyecek olan hedeflere doğru çılgınca koşuşturmak" ve koşuştururken etraftaki ayrıntıları, manzaraları, küçük mutlulukları, kısaca hayata dair pek çok yaşanası güzelliği görememek ve kaçırmak... Ya da yaşanan yığınla drama, saçmalığa ve ilkelliğe seyirci kalmak, duyarsızca sadece bakıp geçmek ve gitmek...

Halbuki durup ruhlarımızı beklemeli, Müziği duymaya çalışmalı, yavaş dans etmek için çaba sarfetmeli, Her günün bitiminde yatağa uzanıp "Kendimize doğru bakmalıyız".

Biliyor musunuz?

1)Gözlerimiz açık hapşurmak imkansızdır.

2)Hamam böcekleri kafaları koptuktan 9 gün daha yaşayabilir.

3)Az ışıkta kitap okumak gözleri bozmaz. Sadece yorar.

4)Yanlış dereceli gözlükler gözleri bozmaz.

5)Yunusların beyni insanlarınkinden daha büyüktür.

6)İnsan ömrü boyunca tam 20 kg toz yutar...

7)İnsanlar 60 yaşında tat alma duyularının %50' sini kaybederler.

8)Gülmek için 17 adeleye ihtiyaç vardır. Surat asmak için ise 43.

9)İnsan günde ortalama 80 ile 100 saç teli döker.

10)Sıcak su soğuk sudan daha ağırdır.

11)Günde tam 23 bin kez nefes alır veririz...

12)Sarışınların esmerlere göre daha fazla saçı vardır.

13)Aynı parmak izi gibi insanların dil izi de farklıdır.

14)İnsanlar yılda 1500 rüya görürür...

15)Soğan doğrarken sakız çiğnemek göz yaşarmasını önler.

16)Ketçap önceleri ilaç olarak kullanılıyordu.

17)İnsan beyninin %85'i sudur.

18)Vucudumuzdaki en güçlü kas dil kasıdır.

19)Kibrit kutusu kadar altın, bir tenis kortu büyüklüğüne kadar inceltilebilir.

20)Döllenmeden doğuma kadar bir bebeğin ağırlığı 5 milyon kat artar.

21)İnsan vücudu 1 saniyede 2 milyon kırmızı kan hücresi üretir.

22)Uzay yolculuğuna taşınacak her 1 kilo için 530 kg yakıt gerekir...

23)Eskimolar buzdolabını yiyeceklerin donmaması için kullanır.

24)Sineklerin 5 gözü vardır.

25)Tenimizin 1 santimetrekaresi 625 tane ter bezi içerir.

26)Bir insan ömrü boyunca 2 yüzme havuzu dolduracak kadar tükürük salgılar.

27)Sivrisineklerin sadece dişisi ısırır.

28)Kutup ayıları solaktır.

29)Bir deve kuşunun gözü beyninden daha büyüktür.

31)Zürafanın ses telleri yoktur.

32)Yunuslar bir gözleri açık uyurlar.

33)Kangurular geri geri yürüyemez.

HAFTANIN FIKRASI

Temel ve Kraliçe Elizabeth

Temel İstanbul’a gelmiş, yürüyormuş. Bu arada 5 dakikada bir top atışları duyulmaktaymış. Merak edip sormuş: "Hemşerim bu top atışları neyin nesi?" diye.

Kraliçe Elizabeth’in gelmesi sebebiyle top atışı yapıldığı anlatılmış. Aradan yarım saat geçmiş ve top atışları halen sürmekteymiş. Temel yine sormuş bir başkasına: "Bu top atışları neden?" diye. Aynı cevabı alınca söylenmiş: "Ulan, yarım saattir bir karıyı vuramadılar be!"

Temel ve Sevgilileri

Temel’in 3 tane sevgilisi vardır. Biri öğretmen, biri doktor, biri de santralcidir.

Fakat öğretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadaşı sorar: "Niye öğretmen de diğerleri değil?" diye.

Temel de ona döner:

-Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarın gel" der, santralci de "su an meşgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama öğretmen ne der? Hadi bir daha tekrarlayalım...

Burası Türkiye

1-)Aynı şirkete ait iki otobüs, yolda karşılaştı, şoförler ellerini bırakıp selamlaştılar 52 kişi öldü. (MUĞLA)

2)Odun kesmek için ağaca çıkan adam Nasreddin Hoca fıkrasındaki gibi oturduğu dalı kesince dalla birlikte yere çakıldı. Hastahanede öldü.

3) Bir anne yağmur girmemesi için bacayı tıkadı. Duman çıkamayınca evin içine karbonmonoksit gazı doldu. Anne ve bir oğlu öldü, 3 yavru komada. (İSTANBUL)

4) Asabi çoban ot yemeyen koyunu tüfeğin dipçiğiyle dövmeye başladı. Tüfek ateş aldı çoban öldü. (BİTLİS)

5) Otlayan iki koyun evin önündeki kumu dağıttı. Koyunların sahibi aile ile kumun sahibi aile birbirine girdi. 5 kişi öldü.

6)Duvarı yıkıp iki odayı tek oda yapmak isteyen adam işi abarttı. Duvar için kazma yerine dinamit kullandı. Mahalleyi havaya uçurdu, yaralandı. (LÜLEBURGAZ)

7)Şaşkın köylü 3 katlı evin terasında buzağı beslemeye başladı. Buzağı bir süre sonra 250 kiloluk dev bir inek oldu. İneği vinçle indirdiler. (İSTANBUL)

8)Kurban Bayramı’nda beraber deve kesmeyi planlayan 2 aile arasında çıkan tartışma sonucu, jandarmanın aldığı karara göre deve 2’ye bölündü. (AĞRI)

Bu yazı toplam 264 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim