eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 107.791
  • Altın 151,401
  • Dolar 3,6652
  • Euro 4,3268
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 12 °C

Sanal Alemden Dipnotlar-28

Serkan Erkan

            ; 22.11.2004

Nasıl zengin olunur?

New York’ta bir bankanın önünde duran son model Rolls Royce otomobilinden inen adam, hızlı adımlarla bankaya girdi ve önüne çıkan ilk görevliye, bireysel kredi için başvuruda bulunmak istediğini söyledi. Görevli onu, müşteri temsilcisine götürdü.

Adam, çok acele bir iş için Avrupa’ya gitmek zorunda olduğunu ve bu nedenle bir hafta vadeli beş bin dolar krediye gereksinim duyduğunu söyledi. Müşteri temsilcisi kısa bir araştırma yaptıktan sonra döndü. "Ticari ve mali sicilinizi inceledik. Bu krediyi almanız için bir engeliniz yok" dedi ve ekledi:

"Fakat bir konuyu belirtmeliyiz. Bizim bankamızla daha önce hiç çalışmamışsınız. Banka olarak sizi resmen tanımıyoruz. Bu nedenle, sözkonusu krediyi verebilmemiz için karşılığında sizden bir teminat almak zorundayız."

Adam cebinden Rolls Royce’un anahtarını çıkardı, bankanın müşteri temsilcisine uzattı:

"Çok acelem var, uçağa yetişeceğim" dedi. "Kapıdaki Rolls Royce’umu teminat olarak alabilirsiniz." Kredi işlemleri çok hızlı bir biçimde tamamlandı. Banka görevlileri Rolls Royce otomobili bankanın garajına çektiler, adama da beş bin dolar krediyi verdiler. Müşteri temsilcisi, kişisel merakını gidermek için bir hafta boyunca özel bir araştırma yaptı ve banlarınının bu yeni müşterisinin çok büyük bir iş adamı ve çok büyük bir servet sahibi olduğunu öğrendi.

Bir hafta sonra adam yeniden gelip, borcunun ana parası beş bin dolarla, bir haftalık faizi dokuz buçuk doları ödedikten sonra, müşteri temsilcisi bir türlü yenemediği merakının dürtüsüyle sordu:

"Sizin, çok büyük bir iş adamı ve çok büyük bir servetin sahibi olduğunuzu öğrendim" dedi. "Yalnızca kişisel merakımdan soruyorum. Lütfen söyler misiniz, sizin için çok küçük bir miktar olan beş bin dolarlık krediye neden gereksinim duydunuz?"

Adam hafifçe gülümsedi: "Siz de bana lütfen söyler misiniz?" dedi. "Böyle lüks bir Rolls Royce otomobili, New York’ta hangi kapalı garaja, bir hafta boyunca dokuz buçuk dolara bırakabilirsiniz."

Artık büyümüşsünüz..

* Sabahın 6’sı yatağa girdiğiniz saat yerine, uyandığınız saat olmuşsa...

* Arkadaşların, beraber olmak-ayrılmak yerine evlenip-boşanıyorlarsa...

* Şemsiye ile dışarı çıkıyorsanız...

* Zamanınızın %90’ı bilgisayar başında geçiyor ise (iş için)...

* Yemek ve film: Bir gecenin başlangıcı yerine tüm gece programı olmuşsa...

* Artık en sevdiğiniz mekanın kapanış saatini bilmiyorsanız...

* Sadece öğlen yemeklerinde fast-food yiyorsanız...

* Buzdolabında biradan çok yemek var ise...

* Akrabaların senin yanında pis fıkralar anlatmaktan artık çekinmiyorsa...

* En sevdiğin şarkıyı alışveriş merkezinde duyuyorsan...

* İki ay sonra yapacaklarının planını şimdi yapıyorsan...

* Evinizin temizliği arabanızın temizliğinden daha önemli olduysa...

* Yan dairedeki çocuklar gürültü yapıyor diye polisi arayan siz oluyorsanız...

* Artık favori kanalınız MTV değil ise...

* Ve hala bu listeyi tekrar tekrar sizinle alakalı olmayan bir şeyler bulmak için okuyorsanız...

ARTIK BÜYÜMÜŞSÜNÜZ...

HAFTANIN FIKRASI

PENGUEN

Temel ve Dursun yaz tatillerinde Antarktika’ya gitmeye karar vermişler. Uzun bir yolculuktan sonra buzlar diyarına varmışlar. Bir rehber bulamadıklarından kendileri gezmişler uzun buz ovalarını...

Ertesi sabah bir rehberle anlaşarak kıtanın en güzel yerlerini rehber eşliğinde gezip merak ettiklerini soruyorlarmış.

Bir ara Temel rehbere seslenerek "Pardon burada hiç beyaz kadın var mı?" diye sormuş.

Rehber; "Tabi ki var, buradaki kadınların yüzde doksanı beyazdır" demiş.

"Peki siyah kadın var mı?"

"Eh birkaç tane var bu civarda"

"Peki siyah-beyaz kadın var mı?"

Rehber son derece şaşkın bir şekilde; "Tabi ki hayır. Ben hiçbir yerde rastlamadım böyle kadına."

Cevaptan hiç de hoşnut kalmayan Temel Dursun’a dönerek; "Ula Dursun, yoksa dün akşamkiler penguen miydi?"

ŞAMPUAN

Temel duş almaya girer, şampuanı saçlarına boşaltıp ovalamaya başlar.

Sırtını keselemeye gelen annesi sorar:

"Oğlum kafanı ıslatmayacak mısın?"

Temel cevap verir:

"Yok anne, bu şampuan kuru saçlar içinmiş."

Bu yazı toplam 353 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim