eryaman escort , ankara escort, ankara escort
  • BIST 106.825
  • Altın 146,023
  • Dolar 3,5179
  • Euro 4,1308
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 20 °C

Sanal Alemden Dipnotlar-49

Serkan Erkan

            27.06.2005

KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ

"Kırmızı Başlıklı Kız" masalını bir de kurdun ağzından dinleyelim:

"Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak da benim görevim. Derken, bir kız beliriverdi. Kırmızı başlık ve peleriniyle, çok şüpheli bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peşindeydi mutlaka. Bir süre dikkatle izledim bu garip kızı. Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu!.. Yürüyüşü bile normal değildi. Yanına yaklaşıp, ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin evine gittiğini söyledi ama gel de inan. Yine de bıraktım peşini kendi işime döndüm. Ama aklım o kıza takıldı bir kere... Bir gidip bakayım doğru mu söyledikleri dedim kendi kendime; gerçekten böyle bir büyükanne var mı? Siz olsaydınız gerçekliğini kontrol etmek istemez miydiniz? Orman benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de diğer orman sakinlerine karşı sorumluyum. Neyse uzatmayayım... Gittim, baktım ve gerçekten bir büyükanne buldum. Sorduğumda, 'Evet, o küçük kız benim torunum' dedi. Ben de sorumlu bir kişi olarak; 'Bu küçük kız yabancılarla konuşulmayacağını öğrenmemiş daha!..' dedim ve anlattım, küçük kızla karşılaşmamı... Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük kıza bir ders vermeye karar verdik. O yatağın altına saklandı, ben onun geceliğini giydim, başlığını taktım ve yatağına yattım. Küçük kız birazdan içeri girdi.

Seslendi cevap verdim. Ne şaşkın bir çocuk!.. Beni büyükannesi sanıvermişti. Ben, benim büyükannemi değil sesinden, kokusundan bile tanırım oysa ki. Neyse bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz.

Kulaklarımın niçin büyük olduğunu sordu. Ne ayıp şey hiç sorulur mu!...

Yine de çocukluğuna verip yumuşak bir sesle cevapladım. "Seni iyi dinlemek için..." Ama bu sefer kalkıp da burnumun niçin büyük olduğunu sormaz mı!..

Küçük kız hiç mi hiç terbiye almamış. Ben zaten burnumu kendime kompleks haline getirdim, özgüvenim sallantıda. Psikologlar, estetikçiler... Dünya para harcıyorum ama nafile. Yine aldırmamaya çalışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu yüzüme vurmaz mı! Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız?

O sinirle ayağa fırlayıp peşinde koşturmaya başladım. Birden ne olsa beğenirsiniz! Bir kocaman avcı elinde tüfek kapıdan dalıverdi. Beni "seni hain kurt, büyükanneyi yedin değil mi?.." diye suçlamaz mı !.. Halbuki büyükannenin kılına bile dokunmadım, O da saklandığı yerden çıkıp beni korumaya çalışmadı. Malum yaşlılık,kulakları iyi duymuyor.

Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı verdi. Tabi ben de adalet bulamayacağımı, hatta canımı yitireceğimi anlayıp, pencereden zor attım kendimi. Geçirdiğim büyük korkunun sarsıntısı yetmiyormuş gibi, o gün bu gün ormanda bile yüzümü rahat gösteremez oldum. Adım haine çıktı. Yeter Artık... Ben Suçsuzum..."

TCK esprileri

Hırsız: Kaynak arayışı içinde olan girişimci vatandaş.

Hortumcu: Hortumun emiş özelliğini, parasal alana uygulayan buluş adamı.

Rüşvetçi: "Benim memurum işini bilir" felsefesinin masum müridi.

Sahtekar: Bir şeyin aynısını yapma derdindeki insan.

Kalpazan: Merkez Bankası fahri çalışanı.

Tecavüzcü: Güzellikler karşısında çaresiz kalan yiğit.

Holigan: Döner bıçakla gezen, spor düşkünü.

Kaçakçı: Varoluşunu, sınırlar ötesinde arayan, macera tutkunu gezgin.

Kapkaççı: Kadınların çantasında ne olduğunu çok merak eden macera tutkunu kişilik.

Uyuşturucu satıcısı: Mutluluk peşindeki insanları, hatır için madde bağımlısı yapan dost.

Kadın satıcısı: Dostlarını birbiriyle tanıştırıp, yüzdesini alan güzel huylu insan.

Kiralık katil: Para ile kişiliğini satmayan, mütevazi yaratık.

Yankesici: Cebimizdekilere ilgi ve tutkuyla, yandan yaklaşan muzip.

Dolandırıcı: Saf vatandaşlara şaka yapan, komik ruhlu masum.

Mafya: Yasaların olmadığı bir toplumda, işlerin daha kolay yürüdüğünü ispata yönelik, özel kuruluş.

Sömürücü: İşçiye iş verip, para vermeyen güzel müteşebbis.

HAFTANIN FIKRALARI

Temel’in sırrı

Taka kaptanı Temel Reis, yıllardır her sabah kasasını açar ve çıkardığı bir kağıt parçasına dalgın dalgın bakarmış. Sonra onu dikkatle kasaya koyar ve kimseye emanet etmediği anahtarıyla, dikkatle kilitlermiş. Tayfa merak içindeymiş, define haritası falan zannediyorlarmış. Bir gün Temel Reis ölmüş. Anahtarı koynundan alıp, sararmış kağıdı çıkarmışlar. Şöyle yazıyormuş: 'Sancak sağ, iskele sol.'

Üç dil

Temel ile Dursun Sultanahmet'te gezinirken, bir turist gelip kendilerine bir adres sorar.

Turist İngilizce, Almanca, Fransızca sorar, fakat bizim lazlar anlamaz...

-Ula Dursun, bir yabancı dil öğrenemedik gitti, der Temel,

Dursun: -Ula neye yarayacak ki, bak adam üç dil biliyor, yine derdini anlatamıyor...

Bu yazı toplam 369 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim