• BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

Sanal alemden dipnotlar-6

Serkan Erkan

             19.04.2004

Hayata bir de bu açıdan bakalım

Bir gün, bir kozada küçük bir delik açıldı ve bir adam bedenini bu küçücük delikten çıkarmaya çalışan kelebeği saatlerce seyretti. Sonra, kelebek sanki daha fazla ilerlemek istemiyormuş gibi durdu. Sanki, ilerleyebileceği kadar ilerlemişti ve artık daha fazla ilerleyemiyordu. Ve adam, kelebeğe yardım etmeye karar verdi. Eline bir makas aldı ve kozayı keserek deliği büyüttü. Kelebek kolayca dışarı çıktı. Fakat bedeni kocaman ve kanatları kuru ve buruşuktu. Adam, kelebeği izlemeye devam etti, çünkü zamanla kanatlarının büyüyüp bedenini taşıyabilecek kadar genişleyebileceğini umut ediyordu. Fakat bu olmadı! Gerçekte, kelebek ömrünün geri kalanını o kocaman bedeni ve kuru, buruşuk kanatları ile etrafta sürünerek geçirdi. Uçmayı hiç başaramadı. Adamın bu aceleci iyiliği içinde anlayamadığı, bu kısıtlayıcı kozanın ve kelebeğin o küçücük delikten dışarı çıkmak için verdiği mücadelenin, kelebek için gerekli olduğuydu, çünkü bu, Tanrı'nın, yaşam sıvısının kelebeğin bedeninden kanatlarına doğru akmasını sağlamak için bulduğu yoldu, böylece kelebek kozadan kurtulduğu anda uçmaya hazır olabilecekti. Bazen mücadeleler, hayatımızda tam olarak gerek duyduğumuz şeylerdir. Eğer Tanrı, hayatımıza hiçbir engelle karşılaşmadan devam etmemize izin verseydi sakat kalırdık. Şimdi ve daha sonra olabileceğimiz kadar güçlü olmazdık. Asla uçamazdık. Güç istedim...Ve Tanrı, beni güçlü yapmak için karşıma zorluklar çıkardı. Bilgelik istedim...Ve Tanrı bana çözmek için sorunlar verdi. Zenginlik istedim...Ve Tanrı çalışmak için bana beyin ve güçlü kaslar verdi. Cesaret istedim...Ve Tanrı üstesinden gelmem için bana tehlike verdi. Sevgi istedim...Ve Tanrı yardım etmem için sorunlu insanlar verdi. iyilik istedim...Ve Tanrı bana fırsatlar verdi.

İstediğim hiçbir şeyi elde etmedim, ihtiyacım olan her şeyi elde ettim.

Biliyor musunuz?

1.Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır.

2.Yazar Rudyard Kipling sadece siyah mürekkep kullanırdı.

3.Mickey Mouse'dan önce en meşhur çizgi film kahramanı Felix The Cat'di.

4.Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi.

5.Salatalığın yüzde 96'sı sudur.

6.Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.

7.Peru'da hiç umumi tuvalet yoktur.

8.Timsahlar renk körüdür.

9.Yarım kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar.

10.Sadece dişi kanaryalar ötebilir.

11.Tarantulalar iki buçuk yıl yiyeceksiz yaşayabilirler.

12.Havuca rengini karoten verir.

13.İnciler sirkede erir.

14.Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir.

15.İnternetin yıllık büyüme yüzdesi 314.000'dir.

16.Rodin'in ünlü 'Düşünen Adam' heykeli aslında İtalyan şair Dante'nin portresidir.

17.En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa'dır.

18.Sihirli sözcük 'abrakadabra' ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti.

19.Marilyn Monroe'nun altı ayak parmağı vardı.

20.Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı.

21.Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay'da düello yapmak yasaldır.

22.Eiffel Kulesi'nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır.

HAFTANIN FIKRASI

Yaşlı kadın oldukça dini bütün bir insanmış... Her sabah kapısının önüne çıkar ve bağıra bağıra dua edermiş:

‘Allah'ım bize verdiklerin için sana şükürler olsun.'

Ve ardından her seferinde de yan komşusunun sesi duyulurmuş:

Tanrı yok kadııın Tanrı yok!!!

Yaşlı teyze ne kadar sinirlense de yine her sabah dua edermiş, öteki komşu da inadından her seferinde ona öyle bağırırmış... Neyse, bir akşam, komşusu yaşlı teyzeye bir oyun etmeye kalkmış... Markete gidip bir sürü meyve, sebze, ekmek vs. alıp torbalara doldurmuş, yaşlı teyzenin kapısının önüne bırakmış. Ertesi sabah teyze kapıyı açıp da yiyecekleri görünce çok şaşırmış ve sevinçle bağırmış: 'Sana şükürler olsun Allah'ım, bu gönderdiğin yiyecekler için sana şükürler olsun!!!’

Ve ağacın arkasından onu seyreden komşusu seslenmiş:

Tanrı yok kadııın Tanrı yok!!! O yiyecekleri ben aldııııım!!!

Yaşlı teyze hiç istifini bozmamış:

Yüce Allah'ım sana ne kadar şükretsem azdır!!!! Hem bu yiyecekleri göndermişsin hem de parasını şeytana ödetmişsin!!!

BİZden başka BİZ yok

* Tek abdestle beş vakit namaz kılmak için iki büklüm kıvranan kişi tabii ki biziz.

* Desenlerini çok beğenerek aldığı yeni bir mobilyanın üstünü başka bir örtü örterek kullanan kişi biziz.

* Çayı, çay tabağına döküp içen biz değil miyiz?

* Geçirdiği bir trafik kazasından sonra kanlar içinde çıkıp, çarpılmış arabasına üzülen kişi biz değil miyiz?

* Tüp kaçırıyor mu, kaçırmıyor mu diye kibrit yakıp kontrol eden bizden başkası olabilir mi?

* Yemekte eti bıçakla değil, çatalın yanıyla kesmeye çalışan bir kişi görürseniz gözlerinden öpün, o bizdendir.

* Kırmızı ışıkta durduğunuz için size ancak biz bağırabiliriz.

* Otoyolda, otomobilin gaz pedalına tuğla koyup, yorulmadan kullanma fikri bir bizimdir.

* Ancak biz Cola'yı çalkalayıp fışkırtarak asitsiz içmeyi akıl edebiliriz.

* Elektonik hesap makinesini, uzaktan kumandasını naylona sarmış, üzerine de ambalaj lastiği geçirmiş birini görürseniz hemen boynuna sarılın. O bizdendir.

* On yıllık bir otomobilin koltuk ambalaj naylonlarını çıkarmadan kullanma becerisini ancak biz gösterebiliriz.

Not: Okurlarımızdan Ayşegül Palabıyık'a gönderdiği fıkra için teşekkürlerimi sunarım.

Bu yazı toplam 368 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim