• BIST 89.695
  • Altın 145,930
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 5 °C

Sanal Alemden Dipnotlar-77

Serkan Erkan

Halil İbrahim bereketi

Büyük din ve bilim adamlarından Ulu Arif Çelebi anlatıyor :

    Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış....

    Büyüğü Halil....

    Küçüğü ise İbrâhim...

    Halil, evli çocuklu.

    İbrahim ise bekârmış...

    Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...

    Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş..

    Bununla geçinip giderlermiş...

    Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.

    İkiye ayırmışlar....

    İş kalmış taşımaya....

    Halil, bir teklif yapmış :

    İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.

    Peki abi demiş İbrahim...

    Ve Halil gitmiş çuval getirmeye....

    O gidince, düşünmüş İbrahim:

    Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine böyle demiş ve kendi payından bir miktar atmış onunkine...

    Az sonra Halil çıkagelmiş.

    Haydi İbrahim...! Demiş, önce sen doldur da taşı ambara. Peki abi...!

    İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola..

    O gidince, Halil'i düşünür bu defa:

    Der ki:

    Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.

    Ama kardeşim bekâr.

    O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.

    Böyle düşünerek, kendi payından atar onunkine birkaç kürek.....

    Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.

    Bu, böyle sürüp gider.....

    Ama birbirlerinden habersizdirler.

    Nihayet akşam olur.

    Karanlık basar.

    Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.

    Hatta azalmıyor bile....

    Hak teala bu hali çok beğenir.

    Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki ...

    Günlerce taşır iki kardeş , bitiremezler.

    Şaşarlar bu işe...

    Aksine çoğalır buğdayları.

    Dolar taşar ambarları.

    Bugün "Bereket" denilince, bu kardeşler akla gelir.

    Bu bereketin adı: Halil İbrahim bereketidir...

    ALLAH HEPİNİZE HALİL İBRAHİM BEREKETİ VERSİN.

Fıkra

Kulak

    Bizim marangoz Temel, ahşap bir binanın restorasyonunda çalışmaktadır.

    Elinde testere ile ikinci katın iskelesinde çalışırken görünmez bir kaza meydana gelir ve testereyi kaydırarak bir anda yanlışlıkla kulağını keser. Kulak da aşağıya düşer.

    Kulağını görmek ümidiyle aşağıya bakar ve orada çalışan işçilere seslenir:

    'Hey beyler aşağılarda bir kulak gördünüz mü?'

    Şaşkın işçiler şöyle bir etraflarına bakarlar ve kanlar içinde bir kulak bulup bizim Temel'e gösterirler:

    'Bu mu?' Temel aşağı doğru eğilip gözlerini kısar:

    'Yok yav, benimkinin arkasında kalem olacaktı'.

06.02.2006

 

Bu yazı toplam 269 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim