• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

Sanal alemden dipnotlar

Serkan Erkan

            26.07.2004

Sultan

4. Murat devri. Padişah tarafından, mey (şarap), afyon ve fal bakmak yasaklanmış. İstanbul'da bütün meyhaneler ve keşhaneler "underground" takılmaya başlamış. 4. Murat bir gece, tebdil-i kıyafet İstanbul'a indiğinde, karşıya geçmeye karar verip bir sandal kiralamış.

Sandalcı müşterisinin sultan olduğunu bilmiyomuş tabii. Bir ara, sandalın yanından sarkan bir ipi çekmiş. İpin ucunda bir testi! Sultan, "Ne var o testinin içinde?" diye sormuş. Sandalcı "Ne olacak, mey işte" diye gülerek müşterisine ikram etmiş. Her ne kadar yasaklamış olsa da, 4. Murat'ın alkolle arasının iyi olduğu bilinir. İkramı kabul etmiş ama yine de, "Mey yasak. Hünkarımız görse kafanı vurdurtur diye korkmuyor musun?" diye sormaktan da geri kalmamış. Sandalcı da haliyle, "Yahu hünkar ner'den görecek bizi denizin ortasında" demiş.

Aradan biraz zaman geçmiş. Sandalcı bu kez de, teknenin tahtalarından birini kaldırıp aradan afyon çıkarmış ve nargilesine atarak körüklemeye başlamış. Gönlü zengin adam, hemen müşterisine de ikram etmiş. Sultan yine kabul etmiş ama yasağı gene hatırlatmış. Sandalcı aynı şekilde, "Kim görecek ki bizi denizin ortasında" demiş. Biraz daha vakit geçmiş. Bizim sandalcı cebinden fal taşlarını çıkarmış. Hünkara, "Ver 5 akçe de falına bakayım" demiş. Fal 4. Murat'ın en kızdığı şeymiş, ama "Hadi biraz daha sabredeyim" diye düşünüp, "Bak bari" demiş.

Fal taşlarını elinde çalkalayıp atan sandalcı, "Efendi, sorunu sor bakalım" demiş. Padişah, "Hünkar şu anda nerededir?" diye sormuş. Sandalcı taşlara bakıp "Hünkar şu an denizdedir" demiş. 4. Murat güya endişelenmiş havalarına girip, "Sakın yakınımızda bir yerde olmasın" diye sormuş sandalcıya ve tekrar iyice bakmasını söylemiş. Sandalcı taşlara tekrar bakmış ve birden, 4. Murat'ın ayaklarına kapanıp, "Affet beni hünkarım" diye yalvarmaya başlamış. Kıyıya dönene kadar yalvarmaya devam etmiş. Padişah dayanamayıp, "Sana bir soru sorucam. Eğer bilirsen seni affederim. Bilemezsen boynunu anında vurduracam" demiş. Sandalcı sevinçle, "Padişahım çok yaşa" demiş ve merakla soruyu beklemeye başlamış.

4. Murat, sandalcıya, "Dönüşte İstanbul'a hangi kapıdan giricem?" diye sormuş. Tabii sandalcı hemen itiraz etmiş, "Hünkarım, şimdi ben hangi kapıyı söylesem, siz başka kapıdan girersiniz. Affınıza sığınarak, gireceğiniz kapıyı bir kağıda yazsam ve size versem; kapıdan geçtikten sonra okusanız olur mu?" demiş. Hünkar başını "Olur" anlamında sallayınca, sandalcı tahminini yazıp kağıdı vermiş.

Padişah kağıdı alır almaz, daha bakmadan, yanındaki fedaisine, "Hemen boynunu vur şu kafirin" emrini vermiş. Sonra da, "Surlara yeni bir kapı açıla! İstanbul'a oradan giricem" demiş çevresindekilere. Kapı 5-10 dakikada açılıp, padişah ve erkanı şehre girmiş. 4. Murat bir ara, sandalcının kağıda hangi kapıyı yazdığını merak etmiş. Kendinden çok eminmiş, laf olsun diye cebindeki kağıda bakmış. Ama okuyunca hayretler içinde kalmış. Sandalcı kağıda şunları yazmışmış: "Hünkarım, yeni kapınız vatana millete hayırlı uğurlu olsun."

O gün bugündür de işte o kapı, "Yenikapı" olarak anılıyormuş.

b>BİZE ÖZGÜ HASTALIKLAR...

-Kar topunun içine taş ve buz koymak...

-Gazete ve dergilerdeki fotoğraflara sakal ve bıyık çizmek

-Yeni dökülen betona ayak basıp iz bırakmak

-Reklam için duvarlara yapıştırılan afişleri yırtmak

-Otobüs duraklarına "Ateşli sevişirim beni ara" yazmak

-Trafikte kırmızıdan sonra gelen sarıda kornaya asılmak

-Kar yağdığında eve bolca ekmek almak

-İşsiz kalınca takım elbise giymeye başlamak

-Yolda tanıdık birini görünce aracı üstüne sürmek

-Denizde deve güreşi yapmak

-Evlilerin bekarlara sakın evlenme demesi

-Belediyelerin duraklara koyduğu saatlerin akrep ve yelkovanlarını sökmek

-Şahin marka otomobili Doğan görünümlü yapmak

-Tiki olan insanların tikiyle uğraşmak

-Trafikte sizi geçen aracı geçmeyi ilke saymak

HAFTANIN FIKRASI

İyilik yap denize at...

Temel ile Dursun sahil kenarında yürüyolarmış. Birden denizden imdat sesleri duyulmaya başlamış. Bir de bakmışlar adamın biri boğuluyor. Hemen denize atlayıp kurtarmışlar ve kenara getirmişler. Temel sonra birden adamı tutup tekrar denize atmış.

Dursun şaşırıp sormuş; "Uy ne yaptın da?.."

Temel de cevap vermiş; "Eee dedemin lafidur iyilik yap denize at..."

Düşündüren Sözler

* İnsanlar, gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanları severler, gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar.

* Bir gün sıcaklığı ile ısınabileceğin bir dost bulursan, seni kovsa da yanından ayrılma. Birinin soğukluğu sana da geliyorsa,üşümemek için bırak onu, sana sarılsa da.

* Her zaman mutluluğun doruğundayken gülünmez. Bazen sırf hayata gıcıklık olsun diye uçurumun kenarındayken bile gülümse.

* Dostlarınla öyle yaşa ki düşman olduğunda hakkında söyleyecek sözleri olmasın.

* Düşmanlarınla öyle yaşa ki, dost olduğunda yüzün kızarmasın.

* Hayatın en güzel anı, herşeyden vazgeçtiğiniz zaman sizi hayata bağlayan biri olduğunu düşündüğünüz andır.

* Dal, rüzgarı affetmiştir, ama kırılmıştır bir kere.

* Kucaklamaya, kollarının yetmeyeceği bir ağaç, bir tohumla başlar.

* En uzun yolculuklar bir adımla başlar. Gerçek sevgiler ise küçük bir tebessümle başlar.

Bu yazı toplam 397 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim