• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 5 °C

SANAT VE YORUM

Mustafa Namdar

BSM'nin bu haftaki etkinliğinde konuşmacı, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü öğretim üyesi ve resim bölümü başkanı Doç. Dr. Sn. Alparslan Uçar. Konu: “Sanat ve Yorum”
Sn. Uçar Gazi Üniversitesi resim bölümü mezunu. Hacettepe Üniversitesi'nde yüksek lisans. Devlet bursuyla ABD Newyork eyaletinde master eğitimini bitirdi. 1998-2003 yıllarında A.İ.B.Ü. Eğitim Fakültesi'nde resim-iş eğitimi ana bilim dalında araştırma görevlisi olarak görev yaptı. 2003 Yılında Marmara Üniversitesi'nde doktora eğitimine başladı. (Atatürk Eğitim Fakültesi) 2005-2006 Yıllarında İtalya'ya gönderildi. Doktora derecesini aldı. Şu ana kadar beş ödülü olan Uçar yurtiçi ve yurtdışı 150'den fazla jürili yarışma ve karma sergilere katıldı. Sanatçı yurt içinde altı, yurt dışında dokuz kişisel sergi açmış.

2009 Yılında “Markcuis Who's who” tarafından alanında en iyi sanatçı seçildi. 2010-2011 Yıllarında Newyork City ikinci post doktorasını yaptı. Halen Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde görevine devam ediyor.
“Resim, insanların ilgisine çeken bir olay olmasına karşın halen daha anlamış değiliz” diye konuşmasına başlayan sn. Alparslan Uçar resim çalışmalarının mağara döneminden başlayarak günümüze gelen değerlendirmesini evre evre ünlü sanatçılar ve eserleriyle anlattı.

-Sanatçının bir dili olduğunu. Onu öğrendikten sonra yorum yapılabileceğini.
-Mağara döneminde duvarlara kazınan resimlerin yaşam mücadelesi içindeki insanların varoluşlarını yansıtmak amaçlı olduğunu, daha sonra sanatın kendini ifade etme döneminin başladığını,
-Sanatın yaşadığı devrede ressamın çevresinde ne varsa onu kullandığını. Mısır'da ölümü hisseden insanların piramitlerle sanat kültüründe yoğunlaştıklarını. Orta çağda dinsel konularda sanatçının halk arasında köprü olduğunu, sanat ve sanatçının öncüsü olduğunu, sanatın kırılma noktasının Leonardo döneminde başladığını, halkın bazen sanatçıya deli gözüyle baktığını, düşündüğümüzde bütün gelişmeleri nasıl yorumlayacağımızı.
-Rönesans bilim ve sanatın kırılma noktasıdır. Bu dönemde aklın öneminin öne çıktığını, Barok klasik anlayışın yıkıldığı dönemdir. Bu dönemde sanayi için, kral için resimler yapıldığını,
-Günümüz resminde kuralların alt üst olduğu resimlerle karşı karşıyayız. Bu dönemde sanatçılar beceriksizlikle tanımlanıyor. Bu dönem perspektifin alt üst olduğu bir dönemdir, diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Sanatın, güzelliklerin yaratılması ve yaşatılması becerisinin bir sonucu olduğunu, sanatçı mutlaka bir konuyu anlatmaz. Rengi ve renk uyumunu da anlatır. Sanatı sevenlerin savaşa hayır diyeceğini. Savaşın medeniyetleri yok ettiğini, gösterilen resimlerden anlıyoruz. Sanatçının, üreten insanın, karmaşadan uzak güzellikler peşinde koştuğunu anlıyoruz. Sanatçı ruhunun da güzellikler üzerinde dolaştığını görüyoruz.
Cumartesi etkinliklerini bu anlamda seviyorum.

01.03.2012

Bu yazı toplam 778 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim