• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Bolu 0 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 4 °C

Sanatın fotoğrafı

Mustafa Namdar

Eski fotoğrafların arkasına baktığımızda, düşülen dizeler vardır geçmişi hatırlatan. “Mazi bir kuştur uçar görünmez. Ebedi hatıra kalpten silinmez” gibi. Fotoğraflar anıları anlatan romanlar gibidir. Karelerin içinde özlem saklıdır. İçinde sevgiyle yoğrulan aşk vardır. İçinde ayrılığın, hasretin acısı gizlidir. Fotoğrafa bakmak, geçmişi yeniden görüntülü olarak yaşamaktır.

Geçmişi kart üzerine yansıtmak beceri işidir, ustalık işidir. Cismi noksansız ifade edebilen duruş noktasını tespit etmek, bakış açısını ayarlamak da tam bir sanat işidir. Görüntünün canlılığı, zerafeti, anlatımı, sanatsal boyutu ustalık işidir.

Çetin Canbazoğlu’nun fotoğraf sergisini gezerken, Abant’ın göremediğimiz o dört mevsimindeki güzelliğini, deklanşöre hapseden sanatın inceliğini görüp adeta büyülendim. Abant’a ait çok fotoğraf var ama, bunlar bir başka güzellikte. Bir başka seyir zevki veriyor. Kimi fotoğraflarda gökkuşağının tüm renklerini, kimilerinde esintilerle savrulan kar taneciklerine ait toz bulutunun, çöken siste duman duman kayboluşunu görüyorsunuz. Yeşilden mora çam ağaçları üstünde şapka gibi oturmuş karın beyazlığında ruhunuz aydınlanıyor, kirlerden arınıyorsunuz. Kimi buz sarkaçlarında irkilip kalıyor, üşüyor üşüyorsunuz yıldız yıldız yağan kar taneciklerinin suratınızı okşadığı anda.

Sanatın fotoğrafını çekmek zor ama, seyrine doyum olmuyor. Abant gölünün maviliğini herkes bilebilir ama, koyu maviliğin derinliğinde oynaşan Abant alasını görmek herkese nasip olmaz. Bazen umudun “balık kavağa çıkınca gerçekleşeceği” söylense de, Abant’ta çam ağaçlarının sudaki görüntülerinde oynaştığını görür gibi oluyorsunuz balıkların.

Yemyeşil çimenler üzerinde meleşen kuzuların sesine karışan kuş cıvıltıları arasında kır çiçeklerin kokusunu çekiyorsunuz içinize nefes nefes. Bir başka açtığını görüyorsunuz Abant nilüferlerini, bir başka doğup battığını izliyorsunuz güneşin kızıllığında Abant’ı!

Dört mevsim Abant’ın görüntülerini izlerken, bir kez daha anlıyorsunuz bakmakla görmenin ayrıcalığını. Duruş noktasının tespitini, bakışın önemini kavrıyorsunuz perspektif görüntülerde. Güzeli güzel yapan düşünceyi okuduk kare kare fotoğraflarda. Doğanın sessizliğini örten güzellikte yaradana yakarışın huzurunu, baharın güzelliğine şükretmesini öğrendik fotoğraflar arasında gezindikçe. Alıp yakamıza takmak istedik yeşil yaprak üzerinde hayat bulan sarı nilüferi. Atlara binip kır çiçeklerinin güzelliğinde özgürlüğe gitmek istedik rüzgar hızıyla.

40 yaştan sonra başlayan fotoğraf merakı diyor Ağır Ceza Mahkemesi Üyesi Sn. Canbazoğlu. Sanatın yaşı olmuyormuş, onu gördük fotoğraflarınızda. Güzel düşüncelerden güzel eserlerin çıktığını gördük dört mevsim Abant’ta. Balık misali suyun kıymetini susuz kaldığında anlaması gibi, doğa zenginliğimizi gösterdiniz bizlere. Değerini bilmek bizim görevimiz olmalı. Değerini bilmek yerli-yabancı insanlara hizmet sunan işletmelerin görevi olmalı.

Değerlerimizi bir başka güzellikte sunan Canbazoğlu’na sonsuz teşekkürler.

04.12.2007

Bu yazı toplam 336 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim