• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -11 °C

SANAT'IN KAHRAMANLARI

Mustafa Namdar

Halk kahramanları gibi sanat'ın da kahramanları vardır. Erenleri, Evliyaları, bilim adamları vardır. İzzet Baysal gibi hayır yapmakla efsaneleşen yardımseverleri vardır kentleri marka yapan. Onlar kendi alanlarında insanlık alemine örnek modelistler gibidirler. Şehirleri onlarla anılır. İnsanları onlarla onurlanır, gururlanır…
İşte 100 yaş yılında sergisiyle andığımız Hat sanatçısı Sn. Emin Barın. Dünya Sanat alanında damgasını vuran usta öğretici…
Uluslar arası Köroğlu Festivalinde öğrencisi Prof. Dr. İlhami Turan'dan dinledik…
2 Haziran 1913 yılında Bolu'da doğmuş. Hüsn-i Hat (Güzel Yazı) ve cilt Sanatı ile çok küçük yaşlarda tanışmış. Genlerden gelen bir ustalık… Dede Müderris Emin Efendi, babası ise hattat Müzehhip ve Mücellit Tevfik Efendi. İlk ve orta öğrenimini Bolu'da tamamlar. İstanbul Erkek Öğretmen okuluna gider. İlk öğretmenliğine Bolu Büyük Berk köyünde başlar. Bir yıl öğretmenlikten sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim bölümüne girer, mezun olur.
1936 yılında Milli Eğitim bakanlığı Neşriyat müdürlüğü tarafından açılan Avrupa ihtisas sınavı kazanan üç kişiden biridir. 1937 yılında Almanya'ya gider. İlk çalışmaları Weimar'da kitap sanatlarında öğrenimine başlar. Doffner'in öğrencisi iken Hamburg kitap sanatları sergisinde “Olimpiyat” kitabın cildi ile birincilik ödülü alır.
Weimar'dan sonra Barın, Leipzig Kitapçılık ve Matbaacılık öğrenimine başlar. 26 Haziran 1943 de yurda döner. Ve İstanbul Milli Eğitim Basımevinde göreve başlar. Milli Eğitim Bakanlığı Barın'ın Güzel Sanatlar Akademisi hocalığına atamasını yapar. Bu eğitim yuvasında 44 yıl görev yapmıştır.
Sn. Barın doğu ve batı medeniyetlerinden aldığı eğitim birikimi, yaptığı eserlere yansıtmış. Latin yazılarındaki büyük boşluğu doldurmuş. Akademide; Mimarlıkla birlikte Yazı Tasarımı dersini de yürütür.
1961 yılından sonra geleneksel sanatlarımız konusundaki bilgisini ve Latin harflerindeki birikimini, Latin harflerini kullanmaktaki ustalığı ve eğitimini Hat sanatına yöneltmiştir. Özgün çağdaş eserleriyle yüz yıllarca kullanılan üslupların dışına çıkmıştır. Özellikle “Küfi ve Divani” karakterde yaptığı eserleriyle Arap hattında v e Latin yazılarında ekol yaratmıştır.
Kendi kültürel simgesini yaratamamış toplumlar, ya batıdan kopyacılığa, devşirmeciliğe devam edecek veya geleneklerden zaman geçmemiş gibi seçmeler, devşirmeler, kopyalar yapacaklardı. Bunun doğrusu yok muydu? İşte hocamız körü körüne batı taklitçiliğine yönelmemiş. Kendi kültür mirasından yararlanmış fakat kopya etmemiş. Özgün eserler ortaya koymuştur.
Emin Barın el yazması eserlerin restorasyonunu yaparak kültürel mirasın kazanılmasına katkılarda bulunmuş. Hat kolleksiyoneriydi de. 600 yıllık geçmişi olan hat sanatımızın seçme ve anlamlı örneklerini sabırla toplamıştır.
Yurt içi ve yurtdışında çok sayıda sergi açmış olan Sn. Barın çok yönlü bir grafik sanatçısı ve eğitimcidir. Eserleri: Dolmabahçe Sarayı, Atatürk İstanbul kitabesi-İstanbul'un 500. Fethi yılında şehrin önemli yerlerine konan 10 adet kitabe.
- Her zaman onur duyduğunu vurguladığı, Anıt Kabrin bütün kitabe yazılarının tasarım ve uygulamaları.
- Boğaziçi Köprüsü girişindeki “Maşallah” kitabesi.
- İslamabatta'ki İslam konferansı ve camii yazıları.
- Gap ve Samsun camii yazıları.
- Yurtiçi ve yurtdışında Müze özel koleksiyonlarda bulunan eserleridir.

Bütün bu eserlerin yanında ikinci dünya savaşında yaşadığı ölümden kurtaran üç kelimesi ile hayatının kurtulmasına ait anısı. “Sn. Barın savaş yıllarında Almanya'da iken iki arkadaş bir alışveriş mağazasında iken, ellerinde otomatik tabancalı Yahudiler mağazayı basıyor, Almanları öldürüyorlar. Bu sırada tüfekli bir Yahudi karşılarında durduğunda Barın; arkadaşına dönerek Türkçe “Şimdi Bolu yedik” diyor. Yahudi “ Ne! Siz Türk müsünüz?” diyerek serbest bırakıyor. Yahudi Türkiye'de yaşamış. Bazen tesadüfler bazen kötü de olsa bir çift söz hayat kurtarıyor. Ne var ki tesadüflerle sanatçı olunmuyor. Yeteneği geliştirmek için çalışmak gerektiğini bizlere miras bırakan Sn. hocamıza ruhun şad, mekanın cennet olsun diyorum.

Bu yazı toplam 468 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim