• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 10 °C

Sanayimizin kaptanından ekonomi değerlendirmesi -1-

Mustafa Namdar

Ekonomik çöküntü ile dünya toz duman. Öylesi bir tufan ki göz gözü görmüyor. En küçük aile bireyinden devletin hayat damarı olan esnafı tedirgin. İşletmecisi tedirgin. Sanayicisi umutsuzluk içinde nerede durup nasıl önlem alacağının şaşkınlığında.

Odalar, Borsalar böylesi günler için olmalı. Sanayimizin patronları en doğru bilgiyi kaptanlarından almalı. Öyle de oldu... Bolu Ticaret ve Sanayi Odamız dünyada yaşanan ekonomik krizin Türkiye'ye etkileri konusunda sanayimizin patronlarını bilgilendirmek için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Sn. M.Rıfat Hisarcıklıoğlu’nu konuk ediyordu. Bolu sanayi oyuncularıyla kaptan bir arada, rehberlik anlayışı içinde, dünyada sorun olan ekonomiyi masaya yatırdılar.

Bu bir takım oyunuydu. Krizden etkilenmemek için ortak akıl sahipleri santrada buluştu. Tüm taktikler gol yememek için savunma. Galibiyet için de yapılacak hamleler nasıl olmalı üzerineydi…

Son teknolojileri kullanarak maliyeti sıfır noktasına çekebilmenin ince hesaplarını yapan işletmecilerin ürettiği ürünleri pazarlayacağı mekanlar sanki tek tek ortadan kalkıyor gibiydi. Kriz mağduru Avrupa ülkelerine ihracat durma noktasına gelecek, Dolar ve Euro'daki dalgalanmalar üretimi durma noktasına getirecekti.

Koyun can derdinde, kasap et derdindeydi. Müthiş bir panik vardı işletmeci üzerinde.

Üretim için yalnızca beceri yetmiyordu. Becerinin hesaptan anlayan akılla birleşmesi gerekiyordu. Üretilen malın teknik kalitesi, kullanım kolaylığı, görüntü güzelliği yetmiyordu.

Bütün bu olumsuzluklarla baş edebilmenin teşhisi iyi konması gerekiyordu. Bunun için buradaydı Sn. Hisarcıklıoğlu.

İşin neresindeydik. Bu oyunu kuralına göre oynamak için nasıl bir taktik uygulanmalıydı. Açık farkla mağlup olmamak için nasıl bir strateji uygulanmalıydı. Bu konu art niyet aranmadan konuşulmalı, tartışılmalıydı…

Konuya ilgi oldukça fazla. Ticaret Sanayi toplantı salonunda her zamanki görüntüsünden farklı düzenleme yapılmıştı. Kadın girişimcilerin eli mi değmişti ne, ilgi fazla salon dolu.

Anlaşılan o ki iş, tesadüflere bırakılmamış. Sektör olumsuz gelişmelerin bilincinde ve takipçisi. Güzel bir fotoğraf vardı salonda.
Daha önceki yıllarda da yaşanmıştı benzer krizler. Belli ki sütten ağzı yananlar, yoğurdu üfleyip içiyordu. Üretici sırtını kerpiç duvara değil, beton duvara dayamak istiyordu. Sağlam olsun istiyordu, omuz verdiği zemin.

Açılış konuşması Ticaret Sanayi Odası Başkanı Sn. Türker Ateş tarafından yapıldı.

Sn. Türker, Bolu esnafının durumundan Organize Sanayiye, kullanılan kredilerinden işyeri çeşitliliğine, ithalattan ihracata kadar özetle şunları söyledi:

- İller arası ekonomik sıralamada 14. sıradayız. %98 okur-yazarımız var. Milli gelir 4.216 dolar. 2007 yılı geliri ise 2.617 dolar civarındadır.

Bolu'da tarım sektörü, hizmet sektörü ve sanayi sektör çeşitlemesi vardır. Kanatlı sektörde 8 adet entegre tesisimiz ve 5 binin üzerinde çalışanımız vardır.

- En önemli sorunumuzun ihracat kapımızın açılmaması. 5084 sayılı teşvik yasası ilimiz için yıkım olmuştur. 164 imalat yapan firmamız var. İhracatta ilimiz ileri durumdadır. Organize sanayi bölgesinde 51 adet sanayi parselimiz var. 10 bin m2’den oluşan 41 parsel taksitle verilecektir.

- İki konuda destek bekliyoruz. Hizmet sektörü, ulaşım ve turizm.

- Şu ana kadar 75 firma ayrıldı.

- 2005-2007 Elektrik tüketimi artışı %61.4 kw’tır. Protestolu senetlerde iyi durumdayız. 580.484.000,00 YTL. kredi kullanmışız. Bu konuda 44. sıradayız.

UMUT ORAN: Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı...

- Ortada bir sorun var ama bu sorunun boyutu belli değil. Son altı yılda cari açık 6 milyarlar civarında. Dış ticaret açığımız 4 kat artmış durumda. Bu yıl %100’ün üzerinde sapma olabilir.

Kalkınmaya önem vermemiz gerek. Yeni bir ekonomik plana, rapora ihtiyacımız var. Özellikle de istihdam yönünde.

- Kriz bir taraftan tehlike olurken, bir taraftan da fırsattır. Hızlı nüfus artışı yoksulluğu tetikliyor. Bu arada kaynaklarımız tükeniyor.

- Türkiye gelişmelerde piyon değil, aktör olması gerekiyor. Bolu aslında şanslı bir il. Şanssızlığı ise deprem, kuş gribi ve tünelidir. Bolu çevresine baktığımızda iyi bir nüfus potansiyelimiz var. Ayrıca bir de üniversiteye sahip.

- Ortak akılla yeni akıllar üretmemiz gerekiyor. Tüm değişik kimlikleri bırakarak Bolu için çalışmamız gerekiyor.

- Atatürk’ün Nazilli’de söylediği bir söz var. “Her fabrika bir kaledir.” Kazanmak için her yol mübah politikaları değişiyor. Bir koyundan 10 post çıkarma düşüncesi var. 2001 yılındaki krizde çok ağır bedel ödedik.

27.10.2008

Bu yazı toplam 476 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim