• BIST 106.711
  • Altın 143,557
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Bolu 22 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 22 °C

Saniyelerin uzadığı zaman dilimi

Mustafa Namdar

Çözümünde zorlandığımız bazı olaylar vardır. İstediğimiz zaman diliminde sonuca ulaşamazsak, "Zaman herşeyin ilacıdır" diyerek avunur, beklemeye başlarız. İnsan yaşamında doğumdan ölüme geçen zaman diliminde kendi irademizle yaptığımız işlerde, doğrular varolduğu gibi yanlışlar da vardır. Deneyim dediğimiz bu kazanımda, doğrularla yanlışların elekten geçirilmesinin rolü büyüktür.

Yaşamın çizilmesi gereken doğru rotası, yanlışlardan ders alıp tekrarlanmamasına özen göstermektir yanlışın tekrarı, yanlışta ısrar, telafisi zor, zarar ve bunalıma neden olur. Toplum içindeki kredinizi erozyona uğratır.

Çalışma hayatında kamu kurum ve kuruluşları olsun, özel teşebbüs içinde özel ve serbest piyasada yapılan iş ve işlemler yasalarla belirlenen belli kurallar içinde yerine getirilir. Bu alanda böyle de, gönüllülük esasına dayalı sivil kuruluşları olan dernek, vakıf, oda, spor kulüplerinde bu kurallar değişir mi? Değişmez! Her sivil toplum kuruluşunun tüzüğünde çalışma esaslarına ait uyulması gereken kuralları vardır. Gönüllülük esası içinde kuralların dışına çıkmadan sorumluluğunu üstlendiğiniz sivil toplum kuruluşunu, amacı doğrultusunda ayakta kalmasına çalışılır.

Bazen alınan olumsuz sonuçlar, başarısızlıklar, çalıştığınız kurumu bilmeden zarara uğratabilir. Bazen bir selam, bir telefon görüşmesi, bir toplantıdaki beraberlik, bir fotoğraf karesinde yer almak ana- baba adının sorulmasına neden olabilir. İşte o zaman, saniyelerin adımları küçülür. İşte o zaman, vakit bir türlü geçmez, saniyeler dakikaya, saate, güne, haftaya dönmüş gibi geçmek bilmez. Zaman, uzar da uzar.

Bir kuşkudur çöker, yüreklere. Bir burukluk kaplar yürekleri, acıtır ha acıtır. Acabalarla dolu bir bekleyiştir bu. Ana bekler, baba bekler, yar, yaran, çocuk bekler. Dost bekler, düşman bekler. Ne içeride ne dışarıda zaman geçmez. Durmuş gibidir, dönmez saniyelerin peşinden giden akrep...

Beyninizi törpüler duran zaman. Belleğiniz körelir, nerede hata yaptığınızı düşünemez hale gelirsiniz. Gül gibi işiniz varken nereden çıktı bu gönüllülük aşkı. Nereden çıktı artan zamanı değerlendirme fobisi diyerek kahrolursunuz saniyelerin uzadığı zaman diliminde...

Her gecenin bir sabahı vardır. Karanlıkları kovalar aydınlıklar. Yanlışları, kuşkuları kovalar doğrular. Dünyanın güzelliğini görebilme zamanı gelir. Günahsız çocuğun masumiyeti gibi yeniden doğarsınız, yeniden merhaba dersiniz yaşama. Kucaklaşırsınız sevenlerinizle, dostlarınızla. Yaşamın içinde olan işlemlerin bir çentiğini atarsınız belleğin bir kenarına. Yaşadıklarınızı anlatırsınız başkalarına. Onların yaşamaması için anlatır, anlatırsınız deney dediğiniz o kabusun laboratuvar sonucunu...

17.04.2010 tarihli yerel gazetelerin manşetlerinde yer alıyor mutlu son haberleri. Fotoğraflara yansıyan gülen yüzlerdeki mutluluğu paylaşıyordu Bolulular. Sporcusu, yöneticisi, işçisi, memuru mutlu. Ne güzel bir tablo. Gülen yüzler solmasın...

Başkan Sn. Necip Çarıkcı'ya, Bolu Belediye personelinden Sn. Serkan Atalay'a, İsmail Civelek'e geçmiş olsun diyor, görevlerinde başarılar diliyorum.

Zaman herşeyin ilacı. Yıkılmadan beklemesini bilmek, mutlu sona ulaştırıyor insanı. Şimdi bir mutlu son beklentimiz var Boluspor futbolcularından. Başkana sevginizi; alacağınız puanlarla göstermelisiniz. Bir anlamda toplumun spordaki mutluluğu sizin elinizde. Yaşadığınız coşku gerçekse, bize de yaşatın.

Başarılar.

19.04.2010


Bu yazı toplam 505 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim