• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C

SARMACA, KURMACA

N. Gürkan Yetkin

Yaradan, biz aciz kullarını tabi tuttuğu sınavda ciddi ip uçlarını da sınavla beraber gözümüzün önüne koyuvermiştir.Bir bilgisayar mantığında çalışan aklımızla kıyaslama yapabilelim ve doğru şıkkı işaretleyelim istemiştir.Bilgisayar mantığı dedim çünkü akıl kıyaslama yapabilerek algıladığı için akıl süzgecinden geçen her şeyin bir zıt tının da olması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmıştır.İşte bu zaruri yet dolayısıyla yaradılışla beraber adaletsizlikte yaratılmış ,biz kulların adaleti bulması ve sağlaması beklenmiştir.Bu sebeple en hassas konudur “Hak” meselesi!
Peki, yaratılmamış olana adaleti kim sağlayacaktır?
Güçlü olan! İktidar olan! Hâkim olan!
İşte tüm dünyada yaşanan kaos güçlü olanın kendi adaletini kurmaya çalışması ve bunu güçsüze dikta etmeye kalkışmasından kaynaklanmaktadır.Haklar çiğnendikçe adalet kelimesi anlam olarak erozyona uğramış “güven” ve “umut” gitgide daha zayıf yanan bir ışığa dönüşmüştür.
Hele alınan bir intikam sonrasında ortaya çıkan sonuç adalet olarak değerlendirildiğinde ise garip bir kısır döngüde başlamıştır.Kutuplaştırılan toplum gücü eline alanın diğerinden intikam almasını legalleştirmiş ve bunun adına da adaletin tecellisi denmiştir.
Son yaşanan hadiselere bakın !
Sözde derin devletle hesaplaşılmış ve derin devletin yaptıkları adalet önüne çıkarılmıştır.
İnanın derin devletin bir metre derinliğine bile inilememiştir!
Bizlerin derin devletin son bulduğu fikrine kapılmamız istenmiştir o kadar!Daha da ilginci ,tüm bu senaryo yine derin devlet tarafından biz izleyicileri için hazırlanmıştır.
Tarihi bir dava sürecini izlemiş olduk biz zavallılar olarak!Var olduğu iddia edilen bir düşünceye hüküm giydirdik!Olmamış olayları olmuş gibi sayıp birde bu olmamış olayları yapmamış suçlular bulup yargıladık ve suçlu bulduk!Artık bu saatten sonra bu ülkede yaşayan herkes suçlanabilir ve müebbet derecelerinde ceza alabilir.
Şu an bu satırları okuyan herkes yine aynı an içersinde birer potansiyel suçlu durumunda.
Nasıl mı?
Bir gün birileri kapınıza gelse ve sizi bir darbe planlamaktan dolayı tutuklasa ,olmayan bir darbe planının içersinde yer almadığınızı nasıl ispat edeceksiniz ki?
Kiminiz gülüyor olabilirsiniz bu satırlara ama böyle saçma sapan bir suçlama ile karşılaşma ihtimaliniz artık bir hayli yüksek ve hüküm yemeniz ise garanti!Yeter ki elinde gücü tutanların sizinle geçmişten gelen bir husumeti olsun!
Garip bir davaya daha tanık oluyoruz!
Konu farklı ama senaryo benzer!
Yani mesele yine dönüp dolaşıp bir intikam alma meselsine dönüşüyor!Tabi bu bana göre!
Mevzu bildik mevzu!
Baş danışman Yaşar Taşkıran ,rüşvet aldı mı?Almadı mı?
Görev alanında olmadığı bir konuda belli bir para karşılığında görevini kötüye kullandı mı? Kullanmadı mı?Mahkeme süreci devam etse de yaşana süreçte kamu vicdanında çoktan mahkum edildi Sayın Başdanışman Yaşar Taşkıran!
Bir zamanlar odasında duran Başarı Belgeleri artık birer tuvalet kağıdından farksız hale geldi.Sokağa çıksa görenler yüzüne tükürecekler ama böyle bir şansı bile yok!
Benzer davalara bakıyorum. Mesela Bolu Ağır Ceza Mahkemesi 2012/159E,2012/144E ve 2013/47E dosyalarına. Kimler hakkında açılmış davalar olduğunu bilerek belirtmiyorum, kişileri rencide etmemek adına. Ancak Yaşar Taşkıran davası ile de kıyaslamaktan kendimi alamıyorum yaradılış itibari ile!Bu davalarda davalı ne ile suçlanmış ve kadar süreli tutuklu kalmış sizde bilseniz sizde şaşırırsınız!
Peki adalet?
İşte bunun hesabı soruluyor adama adalet adına!
Baştan aşağı garip bir kurguyla!
Davacı davalıyı “Tanımıyorum” diye ifade vermiş.Gazetelerde okuduk!Okur okumaz gülmeye başlıyorum ve hayret ediyorum.Dava konusu taşınmazla alakalı davacının sayısız dilekçesi ve plan tadilatı vardır Bolu Belediyesi arşivlerinde.Konunun izahı için davacı ile defalarca görüşmüşüzdür davalı baş danışmanın İmar Müdürü olarak görev yaptığı süreçte.Peki neden böyle bir yalan ifadede bulunmuştur?İfadeler çakışmasın çatışsın diye!Öyle ya insan tanımadığı bir kişiye borç verir mi?Verse verse rüşvet verir!
Daha komiği dava sebebi!
Dava konusu taşınmaza ait imar paftası tümüyle incelense ve paftaya üzerine mevcut yapılaşma işlense aslında konu tam olarak anlaşılacak.Şöyle ki dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan mevcut binalar o bölgeye imar planı yapılırken dikkate alınmadığı için paftada arsanın Batı yönünde yer alan imar yolunda kalmakta.Bu durum sebebiyle davacı defalarca bu söz konusu yolun daha Batı'ya kaydırılarak binaların tecavüzlü durumdan kurtulması maksadıyla plan tadilatı teklifinde bulunmuştur.Ancak başvurularına İmar Planı Bütünlüğü sebebiyle Bolu Belediyesinin ilgili birimlerinden olumlu bir cevap alamamıştır.Mevcut yapılarını kurtarabilmenin tek yolu bölgede yapılacak olan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.maddesi gereği düzenleme yapılması!
Kader mi demek lazım bilemiyorum. Bolu Belediyesi İlgili bölgede 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 18.maddesi gereği uygulama kararı aldığı halde dava konusu taşınmaz buna dahil edilmemiştir.Eğer edilmiş olsa idi mevcut yapılaşma dikkate alınarak bir düzenleme yapılması zorunlu olur ve davacının sorunu da giderilmiş olurdu.
Bu durumu gayet iyi bilen davacı uygulama sahasına girmemiş olan arsasını uygulama sahasına girmesi için gayret göstermesi gerekirken şikayetinde tam ters bir durumdan bahsetmekte sanki arsası uygulama sahasındaymış da ,uygulama sınırlarından arsasını kurtarmak istemişte , davalı kendisinden bu iş için rüşvet istemişmiş!!!
Eğer davacının davaya konu arsası 18. madde kapsamında düzenleme görseydi değil bu durumdan şikâyetçi olmak göbek atıp oynaması gerekirdi!
Yani ifadelerle gerçek durum ciddi derecede çatışmakta!
Bir harita mühendisi ve bir şehir bölge plancısı bilirkişi bu durumu şak diye ortaya çıkarabilir ancak böyle bir talep şu ana kadar her nedense iki tarafın avukat vekillerinden gelmedi!
Tamamen kurmaca bir operasyon!
Saçma sapan bir kurgu üzerinden devam eden bir dava!

“Ya iyi de kardeşim!Sana ne bu olup bitenden?İşin gücün yok mu senin?”diyenler için söyleyeyim.Ortada durumu iyi bildiğim için, yalanlar üzerine yürüyen bir haksızlık gözlerimizin önünde gayet normal bir durum gibi seyredip giderken bu haksızlığı görüp de kayıtsız kalmak ne kadar ahlaki olurdu?
Bizim gibi demokrasiyi sindirememiş ülkelerin tamamında olduğu gibi bu tür ülkelerde yaşayan herkesin başına gelebilecek bu durumlarda gerçek bir hukuk arayışına girersiniz.Bas bas bağırsanız bile derdinizi kimseciklere duyuramazsınız!Aradan geçen yıllar sonrasında “Pardon” filimin de olduğu gibi uğradığınız haksızlığı eğer ispat edebilirseniz karşılığında alacağınız tek kazanımınız olur bu tek kelime!
Pardon!Yetmezse yıldızlısından pardon!
Kuvvetler ayrılığına dayalı olgunlaşmamış bir demokraside kuvvetler dengesiyle oynarsanız adalet terazisinde ayar mayar kalmaz bu günlerde gördüğümüz manzaralara alışmaya başlarsınız!
En tehlikeli durumdur alışmak!
Yanlışı kabullenme anlamına gelir!
Normal olmayan “normal” algısı yaratır!
Ta ki başınıza benzer bir haksızlık gelene kadar.
İşte başınıza böyle bir olay geldiğinde yaşadığınız anormallik diğerlerine normal görüneceğinden feryat etmenizde bir işe yaramaz!
Kimileri Adaletin sopasından bahseder!Falaka canlanır bir çoğumuzun gözünde “adalet” kelimesi karşısında çünkü!
Bilmez ki adaletin sopasının olmadığını sopa ile değil terazi ile temsil edildiğini!
Sopa zalimde olur ve zalim, zulüm edene denir!
Zalimin haksız yere yarattığı zulme sessiz kalana da KOYUN!
Şimdi hep birlikte düşünüp karar verelim!
Bile bile ve göre göre zalimin zulmüne “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın!”mantığı ile “Koyun” misali sessiz mi kalalım yoksa adaleti sağlayacak olanlara “Terazi bozuk!” hatırlatması mı yapalım?

Bu yazı toplam 931 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim