• BIST 96.400
  • Altın 145,076
  • Dolar 3,5740
  • Euro 4,0116
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

Şartlanmak

Mustafa Namdar

            13.07.2004

Olaylar vardır, sonucu duygusallık içinde değerlendirilir. Olaylar vardır, plan-projeniz olmaz, kendi içindeki gelişmelere göre sonlanır, sonuca göre değerlendirilir. Olaylar vardır, mantık sügecinden geçirilerek olması gereken akılcılık içinde değerlendirilir. Olaylar vardır, şartlanmışlık içinde bakılır, olumlu olumsuz yönlerini göremeden değerlendirilir.

Düşünce süzgecinden geçirmeden. Olması muhtemel sonuçlar üzerinde tartışmada bulunmadan, matematiksel verilere gerek olmadan gelişen olayları mantık ölçüleri içinde değerlendirirsek, yanılgı payı çok az olmak koşuluyla sonuca ulaşma olasılığı olur. Peki olaylara şartlanmışlık içinde bakarsak, gerçeği görmek yerine kafamızda şekillendiği şekilde değerlendirmeyi yaparız, o zaman da sonucu olması gereken şekilde değil, kafamızdaki düşünceye göre işi sonlandırmış oluruz.

Şartlanmak, sağlıklı sonuç almaya en büyük engeldir. Şartlanmada düşünülen hedefe ulaşmak zordur. Belki de hiç mümkün olmaz...

Gece ormanda yolunu şaşıran bir delikanlı, günlerce dolaşmaktan bitkin düşmüş. Aç susuz bitap düşen delikanlı, umudun son çırpınışları içindeyken bir ışık görür. Gerisini hatırlamaz.

-Delikanlı gözlerini açtığında gaz lambasının titrek ışığında aydınlanan bir odada yere serilmiş üç yatak. Ocakta sacayak üzerinde isten kararmış bir tencere. Sergen tabir edilen raflarda dizili kapaklı sahanlar. Ocağın iki tarafında dolap, ortada yatakların dışına taşan kocamanca bir kilim. Köşede lambanın aydınlattığı bir tel dolap. İçinde irice bir peynir kalıbı, bir topak tereyağı ve kapakları örtük bir iki sahan. Dolabın dibinde dilimlenmiş ekmeklerin bulunduğu büyükçe bir tencere. Birinin kafası yorgan altında olmak üzere yatağın içinde iki kişi. Evin büyükleri olmalı. Diğer yatakta üzerinden yorganı bir tarafa doğru kaymış bacağının bir bölümü açığa çıkmış 18-20 yaşlarında bir genç kız. Işığı kısılmış lambanın loj ışığında ürkek bakışlarla delikanlıyı gözlüyor. Delikanlı son derece yorgun ve aç. Gözü tel dolabında kızın aklı ve gözü delikanlıda. Hafiften sesleniyor hadi hadi! Delikanlı şaşkın. Ayıp olmaz mı diye düşünüyor. Neler olduğunu hatırlamaya çalışıyor ama nafile. Karnı sırtına yapışmış, hiçbir şey hatırlayamıyor. Zaman zaman gözünü kaçırdığı kızın bakışlarında kesişiyor düşünceler. Kız hadi! dedikçe, delikanlı utanç içinde.

Son hadi’ye dayanamayan delikanlı son bir gayretle yatağından ok gibi fırlayıp tel dolabın kapağını açarak peyniri, yağı alıp ocağın başında karnını doyurmaya başlıyor. Kız yorganı yüzüne çekip sırtını dönerek uyumaya çalışıyor.

Bu yazı toplam 267 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim