• BIST 89.975
  • Altın 145,916
  • Dolar 3,6186
  • Euro 3,9294
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 7 °C

Saygıya öncelik verebilsek

Mustafa Namdar

Sevgi ve saygı birbirini tamamlayan iki kelime. Sanki tavuk yumurta ilişkisi. Zaman zaman takılır aklıma, saygı mı sevgiyi tetikler? Sevgi mi saygıyı tetikler? Kim kimi tetiklerse tetiklesin, bilinen bir gerçek var ki, bu iki özelliği bir arada bulunduranlar, sonuçta üzülecekleri ya da üzecekleri olaylara neden olmuyorlar.

Toplumların bir arada huzur içinde yaşamalarını sağlamak için, toplum önderleri bazı kuralları getirip koymuşlar bireylerin önüne. Kural ihlali yapana ceza, uyanlara ise ödül koymuşlar. Ne hikmetse çoğu insan ödül değil, karmaşa trafiğinde kuralları ihlal ederek yollarını açmaya çalışıyorlar. Çevremize baktığımızda, bu tür davranış örneklerinin sayılamayacak kadar çok olduğunu görüyoruz. İnsanoğlunun bencil davranışları çoğu zaman, kurallar zincirinin kırılmasına neden oluyor. Sonuçta sevgi ve saygı halkaları dağılıyor, hoşgörü ve dostlukların yerini kin ve nefret alıyor.

Sevgi ve saygı bu iki dost kelimeyi düşüncelerimize kopyalayıp davranışlarımızda kılavuz olarak kullanabilsek, gene olur muydu bencil davranışlar?

Biz kavramının güzelliğini davranışlarımızda bir uygulayıp gösterebilsek belki de empati dediğimiz olay gerçekleşecek “Ben olsaydım onun yerinde ne yapardım” sorusuna yer verip kırgınlıkların, davranış bozukluklarının önünü almış olacağız.

Çoğunuzun yaşamış, hatta tanık olduğunu düşünüyorum. Çoğu insanların canından olup sakat kaldığı, çoğu ocakların söndüğü şu trafik kazaları. Teknik arızalardan çok daha önde geliyor kural ihlalleri. Saygıyı; kuralların önüne koyabilsek, gene de yaşar mıydık olumsuzlukları. Gene de yaşar mıydık sövüp saymayı, diş gıcırdatıp kavga etmeyi? Gene de yapar mıydık fren yerine gaz pedalına basmayı? Kaşımızı çatmak yerine, hafif bir tebessüm eritmez miydi buz dağlarının karını?

Bolu Merkezdeki pazar yerini bilmeyeniniz yoktur. Araba kullanıyorsunuz. Konuralp Caddesi’nden girdiniz, Stadyumun önünden İsmetpaşa Caddesi’ne çıkıyorsunuz. Önünüzde eğimi oldukça fazla, dik bir yokuş. Aşağıdan vites ayarlayıp tepe noktasına çıkıyorsunuz. İsmetpaşa Caddesi’nde yoğun bir trafik akışı. Bir Allah’ın kulu sürücü de, bu şoför arkadaşı bayırın başında bekletmeyeyim saygısını gösterip durduğunu gördünüz mü? Bu sürücü kardeşim zorda, onun işini kolaylaştırayım diye hoşgörü gösterdiğine tanık olanınız var mı? Kavşaklara konan trafik lambaları sevgi, saygı ve hoşgörüyü zorunlu hale getiriyor gibi. Oysa sevgi saygı zorla değil, gönülden olmalı. Gönülden olursa kuralların gölgesinde kalmaz sevgi, saygı, hoşgörü...

Zaman zaman İl Trafik Komisyonları toplanıp çözüm üretmeye çalışıyorlar trafik karmaşasına. Güvenli trafik için lüzumlu yol güzergahlarına hız kesici tümsekler konuyor. Örneğin sık sık karmaşanın yaşandığı Orman Bölge Müdürlüğü batısındaki 6’lı kavşakta İsmetpaşa Caddesi üzerinde, Ferit Talay Caddesi’ne gelmeden uygun olan yerle çeşme hizasındaki uygun olan alana tümsek konamaz mı?

Aynı şekilde Pazaryeri yokuşunun bulunduğu kavşağa lamba konması düşünülemez mi? Sevgiye, saygıya zorunlu öncelik vermek sanki gerekli gibi diye düşünüyorum.

07.12.2007

Bu yazı toplam 342 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim