• BIST 97.890
  • Altın 145,753
  • Dolar 3,5793
  • Euro 4,0024
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 17 °C

Seçeneksizliğin çaresizliği!

N. Gürkan Yetkin

Her ne kadar doğumumuz bizim seçimimiz olmasa da, geri kalan hayatımız boyunca karşımıza o kadar fazla seçenek çıkar ki, seçimimize göre tüm hayatımız değişir.

İşin tatlı kısmı, hayatın gerçek anlamı da budur.

Tüm eğitim hayatımızı gözden geçirirsek, ömrümüz testler ve seçenekler ile geçmedi mi? O doldurduğumuz küçücük kutuların, doğru kutu ya da yanlış kutu olmasına göre hayatımız değişmedi mi?

Hangi meslek erbabı olacağımız, bu seçenekler arasından çıkmadı mı?

Konuyu açtıkça açabilir, örneklemeleri çoğaltabiliriz. Ancak asıl anlatmak istediğim bir tercih şansımızın olduğu, bu tercihe etki eden farklı farklı faktörler olduğudur. Özellikle yaşını almış kiminle konuşursanız konuşun, hayatındaki en önemli yol ayrımlarını anlatır. Hele bu yol ayrımlarından, kendince yanlış olanı seçenlerin hep içlerinde öteki yol ukde olarak kalmıştır.

Bence asıl işi enteresan kılan, tercih etmediğimiz seçeneğin sonuçlarını asla öğrenebilme şansımızın olmayışıdır. Bu tercih etmediğimiz seçenek hakkındaki söyleyeceğimiz her şeyin sadece ama sadece hayal ürünü olacağıdır.

Ancak iş bizi, bizlerden aldığı yetki ile yönetecek olanları seçme işine geldiğinde işin rengi değişiyor.

İşte tam bu noktada seçim sisteminden kaynaklanan bir DAYATMA ile karşılaşıyoruz. Her ne kadar birden fazla seçenek olsa da, HİÇBİRİ seçeneği bulunmamakta!

Bir çok kişiden “Bu partilerden hiçbiri bana hitap etmiyor!” sözünü defalarca duymuşumdur. Tüzükler ile genel başkanların söylemleri çelişkilerle dolu. Partilerin aldıkları oyu seçmen bazında değerlendirdiğinizde, partinin gerçekte hitap ettiği kesim ile kendilerine destek veren seçmenler arasında inanılmaz tezatlıkların olması, sanırım bizim ülkemize has bir durum olsa gerek.

Partilerden iş adaylara geldiğinde durum daha da vahim. Diyelim ki parti sizin için doğru parti, ama aday yanlış aday. Bu durum seçeneksizliğin çaresizliği değil midir? Önünüzde bir seçenek var, cevap hem evet hem de hayır gibi saçma sapan bir sonuca sahip. Parti evet! Aday hayır! Sonuç:?

Seçim önemli! Hele demokrasiyi sonuna kadar savunan bir ülkede. Doğal olarak seçilmişlik de önemli!

Demokrasi var ama! Seçme ve seçilme hakkı anayasal bir hak ama! Seçici olan bizler için seçenek çok gibi görünse de, aslında seçenek yok!

Sisteme baktığınızda, parti üyeliği var ve bu üyeleri temsil eden delegeler var! Peki bu delegelerin belirlenme şekli?

Bir çoğunuz bu delegelerin nasıl ve hangi mantıkla seçildiklerini ve nasıl bir irade sergileyeceklerini çok ama çok iyi biliyorsunuz. Sonra bu delegelerin seçtikleri tek liste yönetim kurulları.

Sonuç:Atanmışlık –seçilmişlik paradoksu.

İşte demokrasinin kendine göre balans ayarı yapılma durumu tam anlamıyla bu! Tabanından uzak parti yönetimleri! Bu yönetimlerin belirlemede etkili oldukları adaylar! Dayatma adayları seçen biz değerli seçmenler!

Bu skorları her zaman seçmenin aleyhinde sonuçlanan demokrasi oyunundan kaçmak da yok!

Ya oynayacak ya oynayacaksınız!

Çünkü seçme hakkını kullanmamak, hala kanunlarımıza göre suç teşekkül etmekte! Yani isteseniz de istemeseniz de, sevseniz de sevmeseniz de, beğenseniz de beğenmeseniz de seçeneğiniz yok, SEÇMEK zorundasınız!

İşte bu zorunluluk durumu seçeneksizliğin çaresizliğinden başka bir şey değil. Sırf birilerinin seçilmişlik tatmini için bu oyunu oynamak zorunda kalmak.

Peki işin özüne döndüğümüzde gerçekten de çaresiz miyiz?

Aslında HAYIR!

ÇARE vardır!

Sonuna kadar demokrasi diyen ve demekle bırakmayıp uygulayan, katılımcılığın önünü sonuna kadar açmış olan ve seçenekler sunabilen birileri kapınızı çaldıklarında, işte seçenek karşınızda. Ya kapınızı açar bünyenize katarsınız, ya da kapıyı hiç açmadan kapatırsınız!

21.12.2009

Bu yazı toplam 775 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim