• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 4 °C

Seçimde Nasıl Bir Sonuç Bekliyoruz?

Cevat Özsoy

 

Seçime sayılı günler kaldı. Tekrar sandık başına gidiyoruz. Üst üste yapılan seçimlerden dolayı düşük yoğunlukta bir seçim kampanyası yaşasak da bu seçimi Türk siyasetinin ve Türkiye’nin geleceğini etkileyecek derecede önemli görüyoruz.

Öncelikle ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ederiz.

Biz, bugüne dek seçimlerden önce yazdığımız yazılarda genel bir değerlendirme yapıyor, bir tahminde bulunuyoruz ve bu değerlendirmelerimizde yanılmadığımızı söyleyebilirim.

İşte, en son 7 Haziran seçimleri ile ilgili değerlendirmemizde, sebeplerini de izah ederek, Ak Parti en zor seçim dönemini geçiriyor, demiştik. CHP’nin ise, yine gerekçelerini söyleyerek, beklenen atağı yapamayacağını, MHP’nin de ne büyüyeceğini, ne de küçüleceğini açıkça yazdık. “Eğer Ak Parti tek başına iktidar olamaz ise ufukta ya HDP’nin dışarıdan desteğiyle bir CHP-MHP koalisyonu veya erken seçim gözükmektedir” dedik.

İşte bugün bizim bu öngörümüz doğrultusunda erken seçime gidiyoruz.

Peki, bu seçimde nasıl bir netice bekliyoruz?

Geçen seçimde HDP’nin barajı aşıp aşamayacağı hep konuşuldu. Bu durum partiye önemli bir avantaj sağladı ve barajı rahat geçti.

Bu seçimde de Ak Parti’nin tek başına iktidar olup olamayacağı konuşuluyor. Bu durum Ak Parti için bir motivasyon kaynağıdır. Ve yine iktidar çoğunluğunu elde etme ihtimali en yüksek olan partinin Ak Parti olduğunda hemen herkes hemfikir. Bu nedenle de gözler Ak Parti üzerinde. Sevenlerinin de, nefret edenlerinin de; dostlarının da, düşmanlarının da; destekleyenlerinin de, muhalefet edenlerinin de gözleri hep Ak Parti’de olacak. Bu durum Ak Partililere psikolojik bir üstünlük sağlıyor. Bir de buna, hizmet odaklı mesajlar verilmesi ve istikrar avantajlarının dile getirilmesi, Ak Parti’nin oylarını yukarıya çekmeyi sağlayacaktır. Tabii ki bu durum tek başına iktidar imkânı sağlar mı? Belki de az bir farkla, “iktidara devam” denilecek ya da az bir farkla tek başına iktidar kaybedilecek. Yani bıçak sırtı diyebiliriz.

CHP ise, sorunları çözme odaklı, biraz da uzlaşmacı tavrı ile iddialı bir koalisyon ortağı olma gibi bir görüntü veriyor. Bu durum CHP’nin oylarını birkaç puan yukarı çekecektir. Zaten tek başına iktidar çıkmaz ise Ak Parti-CHP koalisyonu hazırlıkları yapılıyor.

MHP ile ilgili fazla bir değerlendirme yapamıyorum. Çünkü bazı gerçekleri dile getirmem, sanki parti aleyhinde yazıyor gibi bir algı oluşturuyor. Hâlbuki biz gördüğümüz gerçekleri yazıyoruz. Aslında MHP’liler kendi kendilerine, “Bize katil diyen Ecevit’e bile şart koşmamıştık. Seksenli yıllardan önce çok az milletvekiliyle iktidar ortağı ollarak o günkü hükümetlere damgasını vurup, Gün Sazak, Nevzat Köseoğlu gibi efsane isimleri Türk siyasi hayatına kazandırmıştık” diyerek “bugün niye aynı durumda olmuyoruz?” diye sorabilirler.

1 Kasım seçimlerinde CHP ile iktidar ortağı olmaları için sayıları yetmeyeceğine, “Ey densiz, ey gafil dedikleri” Ak Partililerle ise bir araya gelemeyeceklerine göre MHP’nin iktidar veya iktidar ortağı olma ihtimali ufukta pek gözükmemektedir. Bu durum partinin oylarını, ister istemez, bir miktar aşağıya çekecektir.

HDP’nin terörle bağlantısı bu kadar açık olmasına ve oy aldığı bölgeye bunca zarar vermesine rağmen, destek görmesini insanın aklı almıyor.

Bolu’da ise Ak Parti’nin üçüncü milletvekilini alması, olağan üstü çabalarına rağmen, neredeyse imkânsız gibi görülüyor. Çünkü Tanju Özcan beklenenin üzerinde bir atak yaptı. CHP’nin oylarında bir düşüş beklenmediğine göre, Ak Parti’nin üçüncü milletvekilliğini alması çok büyük sürpriz olur.

Görüldüğü gibi, bir temenniden daha ziyade, bir tespitte bulunuyoruz. Bu tespitimizi de biraz da geçmiş uzun siyasi tecrübelerimize dayanarak yapıyoruz. Onun için de daha gerçekçi, daha sağlıklı bir değerlendirme yapma imkânı buluyoruz.

Tarihinin en zor dönemini yaşayan İslâm âleminin bu bâdireden kurtulması için tek umudun Türkiye olduğu bir zamanda seçimlerin ülkemizin ve insanlığın hayrına olmasını dilerken, önemli gördüğüm şu sözle yazımı noktalıyorum:

Her şeyin hayırlısı olsun be hâfız. Allah büyük memlekete iyilik, güzellik, bereket versin.       

Bu yazı toplam 2333 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim