• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -2 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -1 °C

Seçimler ve basın

Bülent Dinçtürk

Mahalli seçimlere yaklaşırken hareketli iki grup var.

1- Siyasi Partiler ve Adaylar.

2- BASIN

Siyasi partilerdeki hareketlilik, adayların tesbiti ve seçim çalışmaları sebebiyle üst seviyede.

Peki basındaki hareketlilik neden?

Onlar da olayları yakından takip edip, okurlarına en sıcak, en yeni haberleri ulaştırmak için uğraş veriyorlar.

Tabi bu konuda basının nasıl ayakta durduğunu, nasıl yaşamaya çalıştığını da iyi incelemek lazım. Seçimler basına ekstra bir ağırlık getirmektedir.

4-5 tane Belediye Başkan adayı gezilerini veya basın toplantılarını gazetelere haber veriyorlar. İzlemek için muhabir göndermek lazım. Saatleri çakışınca izlemekte güçlük çekiliyor.

Peki basın nasıl ayakta durur?

Kısıtlı reklam gelirleri.

Bu ekonomik krizde herkes kısıntıya gitmiş.

Günlük gazeteler resmi ilan alıyorlar.

Haftalık gazetelerin o şansı da yok.

Abone derseniz herkes nazlı.

Resmi dairelerin bazıları abonelikleri iptal etmiş. (Özellikle Vilayet)

İşte Bolu’da BASIN bu zor şartlar altında olayları takip edip gazetelerini yaşatmaya çalışıyorlar.

Bütün bunlara karşılık zaman zaman siyasi partilerin ve adayların sitemlerine de maruz kalınıyor.

Peki hakları var mı?

Hayır, hiç yok.

Hele bu yeni icat edilen bilboardlar da işlere limon sıktı.

Peki Bolu’da yerli Basın olmazsa, olan bitenden Bolu halkının haberi olur mu?

Olmaz.

Hiçbir aday bugüne kadar haksız rekabet ortamı yaratan bilboardları kaldıracağım demedi.

Çünkü basının içinde bulunduğu zor durumdan haberleri yok.

Basının ne kahvaltıya, ne yemeğe ihtiyacı yok.

Sadece samimi desteğe ihtiyacı var.

Sayın ADAYLAR bu hususu gözardı etmeyin.

HEDİYE YAĞMURU

Seçimler sebebiyle başlayan eşya yağmuru, sağanak şeklinde devam ediyor.

Türk halkı eşya, hediye, ulufe istemiyor.

Türk halkı iş istiyor.

Tarihte görülmemiş şeyler yaşanıyor.

Eskiden çakmak, kalem, rozet gibi değeri düşük şeyler seçimlerde dağıtılırdı.

Şimdilerde boyutları gün geçtikçe büyüyen hediye yağmuru alabildiğine devam ediyor.

Peki bunun adı ne?

SUÇ, SUÇ, SUÇ...

Üstelik de devletin valileri tarafından işleniyor.

Valiler hükümetin valisi değil, devletin valisidir.

YSK bunun suç olduğunu söylüyor.

Aldırış eden yok.

Peki savcılarımız nerede?

Yasama, yürütme, yargı, kuvvetler ayrılığı nerede?

Bu rezalete bir son verilmelidir.

Böyle demokrasi olmaz.

Böyle siyaset de olmaz.

Böyle seçim de olmaz.

Bunların hesabı bir gün gelir sorulur.

KESER DÖNER SAP DÖNER, BİR GÜN HESAP DÖNER.

İyi haftalar dileğiyle.

11.02.2009

Bu yazı toplam 1559 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim