• BIST 97.533
  • Altın 145,901
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

Şehir merkezinde neyimiz var

Mustafa Namdar

Yaradanın fırçasından çıkan bir tablo gibi Bolu. Gölü göleti, ormanı, yaylası, yeşili mavisiyle kucaklaşmış doğa harikası bir yer. İnsanlar gelir, insanlar gider şehir merkezine uğramadan. Herkes gürültüden şikayet ederken, biz sessizlikten yakınırız. Karıncanın ezberlediği yol gibi Ankara'dan gelen de, İstanbul'dan gelen de çizmiştir yolunu. Binlercesi gelir gider de haberi olmaz şehir merkezinde oturanların.

Doğası kadar aşçısıyla da meşhurdur. Ünü taşmıştır yurt içinden kıtalar ötesine. Ne var ki damak tadı arayanların Bolu Dağı'nda kesilir dermanları soluklanmak için otururlar mangal başına. Meşhur olmuştur et mangalı, meşhur olmuştur mis gibi kokan tereyağında pişen yumurtası. Otobanı açılmıştır teğet geçer İstanbul'dan Ankara'ya, Ankara'dan İstanbul'a insanları. Batı Karadeniz'in İstanbul'dan gelenlere açılan turizm kapısıdır Bolu da, kapının tokmağına dokunan olmaz, ahalisini uyandırmamak için. Neden şehir merkezine uğramaz bu insanlar?diye ağıtlar yakarız gece gündüz gözlerimiz kapalı. Aşçı memleketiyiz de damakta özlenecek tadı bırakacak yemeklerimiz ekşimiştir çağ, oltu, antep, iskender kebaplarının, tantunilerin, kır pidelerinin, Sultanahmet Köftecilerinin arasında. Aşçı memleketiyiz, yöresel yemeklerimizin tescilini yaptırdık ünlü gurmelere de, attık derin dondurucuya saklıyoruz kokuşmasın diye. Söyler misiniz Bolu merkezde insanların dikkatini çekip özendirecek, albenisi olacak neyimiz var?..

Bir fındık şekerimiz vardı Bolu'ya özgü. Kestik ağaçlarını da konuk ettik Karadeniz fındığını şekerin içine, adı kaldı Bolu dağ fındığının yadigar.

Tarihi günümüze taşıyan kaç eserimiz var görmek için sıraya girip bekleyen. Tesadüfen bulduğumuz Roma kalıntılarının daha tozunu temizleyemedik, vitrine koyup gösteremedik. Sıcak su kaynaklarımız var çağıl çağıl akan şifalı. Hangimiz biliyor neye yaradığını. Elin adamı Allah'ın çamuruna insanları beleyip şifa dağıtırken, biz kirinden arınmak için kullandıramıyoruz insanlarımıza şifalı sularımızı.

Elin adamı canavar yaratıyor gönlünde dikkatini çekiyor insanların. Film çekiyor konaklarında meşhur ediyor yerini yöresini de meraklandırıyor insanları. Biz yolunu şaşırıp şehre giren bir yolcuya yer yön tarifi yapacak bir turizm bürosu açamamışız. Gösteremiyoruz gidilecek yerlerin haritasını. Gösteremiyoruz yanını yönünü belirleyecek rehberini.

İşte deve işte hendek, ya atla ya dolan demişiz gelen yabancıya. Hanımız var yatağımız yok. Hamamımız var yıkananı yok. Aşçımız var yemeğimiz yok. Sloganımız var yakın, güvenli, güzel ne yazık ki onu da okuyanımız yok. Niye gelip uğraşsınlar şehir merkezine insanlar.

İki üç yıla kalmaz bugün gördüğümüz yabancı yüzleri de göremeyiz. Hele şu son hızıyla yapımına devam eden Bolu Dağı A.Ş.'nin tesisleri bir açılsın o zaman göreceğiz teğet geçmenin, transit geçmenin yaratacağı fotoğrafı.

Bolu'da varolan bir değer var. Hem bilim alanında, hem ekonomik alanda altın yumurtlayan bir değer. Bolu insanı olarak yatıp kalkıp dua edelim İzzet Baba'ya. Öylesi bir kaynak bıraktı ki kuruması mümkün değil. Binlerce genç, binlerce dört yıllık konuk. Onlara iyi bakalım. Onları küstürmeyelim. Onlara hizmet için ihtiyaçlarını gözardı etmeyelim.

Birlikteliği, dayanışmayı, girişimciliğimizi çığ gibi büyüyüp gelen öğrenci ve akademisyenlerin ihtiyaçlarına kendimizi yoğunlaştıralım. Kalkınma ajanslarında hazırlanacak projelerde o kesiti unutmayalım.

12.07.2010


Bu yazı toplam 701 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim