• BIST 1.330
  • Altın 472,328
  • Dolar 8,1805
  • Euro 9,8402
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 9 °C

ŞEHİRLERDE MİYAWAKİ YÖNTEMİ ORMAN TESİSİ MODASI

Suat Tosun

Bahar  müjdecisi cemreler ve doğanın cazibeli tomurcuk ve çiçek açan bitkilerini  inceleyen  fenoloji  yasaları sıralanıp gönüllerimizi okşamaya başlıyor.

Bir yıldır küresel anlamda  Bolu’da yaşayan bizlerle , Roma’da, Paris’te yaşayanlar  pandemi  kısıtlamasıyla hayli bunaldı.

Nitekim, gezip görme fırsatını   bulamadığım  Paris Ulusal  Doğa  tarihi  Müzesi elemanı ekoloji  profesörü Philippe  Clergeau’ ya göre ; kısıtlamanın ilanıyla Paris’te  24  saat   içinde yeşil   doğaya  geçmek  isteyen  yaklaşık % 20  Paris’li şehri terk etti !

Bu salt sosyal  eşitsizliğin  ifadesi değil, aynı  zamanda şehrin insanların ihtiyaç duydukları her şeyi sağlayamadığının bir kanıtıdır. Benim için kısıtlamanın  derinlemesine  vurguladığı şey ;  varlıklarımızın  yakınlığına , içgüdüsel bir ihtiyaca  atıfta bulunan  bir doğa arzusudur .Ve  Eduard Wilson’un  1984  yılında  biyofili  olarak   adlandırdığı şey  ,insanın doğayla bağlantı kurma eğilimidir. ”  demekte ve ortak bir düşünceyi bizimle paylaşmaktadır.

Burada akla şu soru geliyor :   Ormanlar  şehire  nasıl getirilir  ?

MİYAWAKİ MİKRO ORMAN NEDİR ,  NE  DEĞİLDİR ?

Bu  yenilikçi  dikim  yöntemi ,  kentsel  topraklarda  veya  sanayileşme nedeniyle bozulmuş topraklarda bölgeye özgü yerli türlerden   bitki örtüsü oluşturmayı  amaçlamaktadır.

Japon botanikçi ve doğa bilimci Akira Miyawaki (şu anda 92 yaşında) tarafından geliştirilmiş ve 1971 yılından bu yana yaklaşık 1800 adet mikro orman tabir edilen korular 15’ ten fazla ülkede    yapılandırılmıştır.

Miyawaki , 1950’li  yıllarda kaybolmaya yüz tutmuş tüm yerli ağaç türlerinin izini sürerken  yüzyıllarca Budist Tapınaklarını çevreleyen  Chinjo-no-mori  olarak bilinen Japon kutsal ormanlarında,birincil ormanların bu kalıntıları üzerine  yaptığı  çalışmalardan  kalıcı bir tohum  bankası inşa etmeye koyulur. Bu yerleşme ve menşelerin topraklarının yapısına  göre sınıflandırılan 10 milyondan  fazla tohumdan oluşur.Daha sonra beş aşamadan oluşan Miyawaki yöntemini geliştirdi ; Yerli ve baskın türlerin  koleksiyonu,fidanlıkta üretim,dikim sahasının hazırlığı, katılımcı dikim, üç yıl sıkı takip.

Belçikalı biyolog ve doğa bilimci, kent ormanları tasarımcısı,Nikolas Brabandere ise(Paris-MatcH).20209 ,  bu ormanların uygulayıcısı da olmuş ve şu özelliklerini özetlemiştir:

-“ Bu tür orman  modellemesi sayesinde çok hızlı bir şekilde işlevsel bir ekosisteme ulaşmak için bitki sırasını hızlandırabiliriz.-Bu teknikle ormanın yeniden   inşası,10 kat daha  hızlı elde edilmekte. Bu işlevsel bir yakınlık doğa ile- yeniden bağlantı kurmayı- olanaklı kılar.

Bu tür ormanlar, 100-3000 m2 arasında  değişen alanlara dikilir. Bu tesisi yapmak için yerel çevremize adapte olmuş 30’ a yakın yerli türün fidanları   kullanılır. M2 başına üç fidan dikeceğiz. Ama önce toprağın kalitesini iyileştirmeli, düzeltmeler,  gübre ,kompost, ağaç kabuğu ekleyerek gevşetmeliyiz. Dikimde  yerel halkın  mutlak iştiraki   söz konusudur.

-Üç yıl boyunca bakım işlemleri sürdürülür. Bu tür bir projenin maliyeti bir şirkete yaptırırsak m2 başına 25-50 Euro etmektedir. Elbette geleneksel ormancılık tekniklerinden daha pahalıdır.

-Miyawaki yönteminde orman tehlikelere karşı daha dayanıklıdır. Türün yoğunluğu,sıcaklık değişimlerinden daha iyi koruyan bir mikro iklim yaratır.

-Avrupa’da bu Miyawaki yöntemi moda oluyor. özellikle Fransa’da projeler çoğalıyor.Ama dikkat edin ! Tüm kentsel ormanlar Miyawaki tipi ormanlar değildir. Örneğin bazıları meyve üretecek ve gıda yaklaşımı olan ağaçlar dikerler. Bu kelime yanlış ifade edilmemelidir “ diye dikkati çekmektedir.

Diğer yandan Fransa’nın saygın araştırma kurumu İNRAE’nin ekolojist ve genetikçi araştırmacılarından B.Castagneyrol ve Ark. (25 şubat 2021.)makalelerinde  ; mikro ormanın gerçekte orman tanımı olamayacağını ileri sürmüşlerdir.Araştırmacılar  ;  amacımız  ve ormanların  kentsel  nufuslara sunduğu çok sayıda ekolojik hizmeti inkar etmek ,hatta  şehirlerin yeniden  bitkilendirilmesi    meselelerine  meydan  okumak değil.   Sadece  ağaca  ağaç,  koruya  koru, ve ormana orman demeliyiz. En iyi ihtimalle mikro orman bir tezattır, en kötü ihtimalle bilim kisvesi altında kişinin vicdanını temizlemenin  bir  yoludur”  demektedirler. Ancak genel eğilimle küçük ormanlar, daha düşük biyoçeşitlilik barındırır   ve büyük ormanlara göre bozulmaya   karşı savunmasızdır.     Bir endişemizde vergi  mükelleflerine  ve temsilcilerine nasıl satıldığı konusudur.  Bilimsel olmaktan çok pazarlama kavramı gibi  gözükmekte …  diye görüşlerini belirtmektedirler.

Özetle, betonla boğulan şehirlere temiz bir soluk sağlayacak küçük özel ağaçlandırmalara ”mikro orman” demesek  bile , doğru  kullanıldığında şehir sakinlerinin moralitesine  ve hatta doğal çevreleriyle - yeniden bağlantı kurmalarına- katkı sağlayabileği kesindir.

Sağlıcakla hoşca  kalınız.

qq-317.jpgqqq-488.jpg

 

Bu yazı toplam 2401 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim