eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 106.991
  • Altın 151,480
  • Dolar 3,6710
  • Euro 4,3144
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 9 °C

Şehit olmaya mı itirazımız, yoksa basiretsizliğe mi?

Mustafa Öz

Ülkemiz üzerinde hesap yapanlar, değişik zaman dilimlerinde yeni senaryolarla ve figüranlarıyla karşımıza çıkıyor. Artık askeri kurallar içinde savaşlar bitti. Hiç kimse ordularını karşı karşıya getirerek savaş yapma peşinde değil. Savaşlar sinsi planlar kurularak, o ülkenin içinden yerli iş birlikçiler bulunarak dışarıdan destek ile kendi insanını kendi insanına kırdırarak yapılıyor. Böylece hem paradan hem de en değerli insandan tasarruf edilerek bir taşla iki kuş vuruyorlar.

Ülkede demokrat aydınlar...! Bulunup onların sayesinde cephe yumuşatılıyor. Ayrılıklar, aykırılıklar düzmece belgelerle RAPOR haline getiriliyor. Bu raporlar için yerli kuruluşlar (sivil toplum örgütleri) bulunuyor. Parasal destek veriliyor. Toplum çatlatılıyor. Tartışılıyor. Ondan sonra da ayrışma başlatılıyor. Ayrışmanın ileri boyutu ise TERÖR dür.

Bu ülkede 1980’de önce rejim tartışmaları yaratılıp kurtuluşun kominizim de olduğu işlenerek gençlerimiz sağ-sol ayrımına tabi tutularak kullanıldı. Binlerce masum insanımızı kaybettik. Bir ara Ermeni soykırımından bahisle konsoloslarımız şehit edildi. Peşinden ülkede (KÜRT AYRIŞMASI-BÖLÜCÜLÜĞÜNE) yaratmak üzere PKK örgütü devreye sokuldu.

1984’den bu yana bölücü örgüt marifetiyle binlerce insanımız katledildi, askerlerimiz, güvenlik güçlerimiz öğretmenlerimiz şehit edildi, gazi edildi. Kimilerine göre 150 milyar dolar ekonomik olarak teröre para harcadık. Hala da harcamaya devam ediyoruz.

Ülkemizi ayrıştırmak isteyenler, yeni yeni metodlar ve konular bulmaya devam ediyorlar. Şu an azınlık oluşturma mezhep kavgası çıkarma ilerde de misyonerlik faaliyetleri sonucunda oluşturacakları HIRİSTİYAN cemaat için müslüman-hıristiyan ayrışmasının temellerini atıyor. Son AVRUPA parlamentosunun raporunda SÜRYANİ VE PONTUS JENOSİZMİ ibarelerini rapora naksettiler. Bu konularda hassas olan çevreler FANATİK ve BAĞNAZ olmakla suçlanıyordu. Lütfen hafızalarınızı zorlayın. Birkaç yıl önce koç ailesinin önderliğinde yunan papazları TRABZON’A taşındığında, bunların niyetinin PONTUSCULUK olduğunu söyleyen ve protesto eden çevrelere karşı radikallik suçlaması yapanlar bugün önümüze konan PONTUS KATLİAMINI kabul edin. Tezine ne cevap verecekler. Şahsen çok merak ediyorum.

Ülkemizde kendine aydın diyenler siyasetçiler arasında birilerine yaranmak, siyasi ikbal kazanmak kişisel kazanç elde etmek için alabildiğince DEMOKRAT davranma çabası içinde olanlar var. Her ne hikmetse bu demokratlar ülke içinden gelen tepkilere tahammül göstermeyip dışarıdan gelen her türlü talebe karşı oldukça olumlu yaklaşım gösterirler.

Ülkede askerlik zorunludur. Zorunlu olan bu askerliği her ne hikmetse garip gruba giren çocukları yapar. Siyasetçilerin çocukları da yırtar. Şehit olmak, gazi olmak,evlatlarını yurt dışında okutamayan ikamet ettiremeyen insanımızın çocuklarına kalmış gibidir. Buna rağmen millet olarak askerliği VATAN BORCU NAMUS BORCU biliriz. Askerliğini yapmayanı adam olmuş saymayız. Askerliğini yapmayanlara kız vermeyiz. Teröre karşı son yıllarda sürekli artan sayıda şehit vermemiz sonucu, halktan tepki gelmeye başladı. Bu tepki siyasetçilerin, yöneticilerin, bürokratın, aydının, gazetecinin hala bölücülüğe karşı BASİRETSİZ kalması sonucunda gençlerimiz ŞEHİT VEYA GAZİ olmasına karşı bir tepkidir. Mevcut siyasi irade, PKK TERÖRÜNÜ tam teşhis edememiş ve bu teröre karşı siyasi kararlığını ortaya koymamış, bunun sonucunda da güvenlik güçleri ve askerin adeta eli kolu bağlı hale gelmiştir. Bir anlamda TAŞLAR BAĞLANMIŞ, KÖPEKLER SALINMIŞTIR. Bir ayda 91 vatan evladı şehit olmuştur. Bu duruma tepki göstermek “VATAN SAĞOLSUN DİYEMEMEK” şehitliği istismar değil. Şehit olmanın bu kadar ucuza gitmek olmadığını bazı çevrelere KAFALARINA DANK ettirecek şekilde anlatmaktadır.

Ateş düştüğü yeri yakar. Çocuğu olmayanın tam anlamıyla çocuk sevgisini anlaması düşünülenebilir mi? Askerlik yapmayan şehidi olmayan onun anlamını acısını bildiği söylenebilir mi?

Kutsal bildiğimiz hangi kavram ve değer varsa tartışılır hale getiriliyor. Bunu kabul etmek çok zor. Ancak basiretsizliğe devam ederek şehitliği gaziliği de gerçek anlamından uzaklaştırmak sonucunda her vicdan sahibinin şehit anasının itirazını kabul etmiyorum diyemezsiniz. Bu şehitlik üzerinden rant elde etme değil. Şehitliği gerçek anlamından uzaklaştıranlara bir tepkidir. Bu tepkiye “askerlik .......................... yeri değildir” diyerek cevap veremezsiniz. Verirseniz de cevabını milletten alırsınız.

Bu ülkede gelir dağılımı ciddi ölçüde bozulmuş işsizlik ayyuka çıkmış olan fakir fukaraya olurken, adaletin terazisi bozulmuşken şehirlerimiz kapkaç ve hırsızlık nedeniyle yaşanılmaz hale gelmişken, hiçbir ciddi tedbir almadan “sen git şehit, gazi ol” diyemezsin....! İşte itirazın nedeni bu...!

22.09.2006

Bu yazı toplam 299 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim