• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

SELGİDER KUM KALIR

Mustafa Namdar

Doğal afetlerde sel felaketi olur. Geçtiği yerlerde önüne ne çıkarsa götürür. İnsan oğlunun adam sendeciliği sonucu maddi manevi can ve mal kayıplarıdır. Yaşananların bir daha tekrarlanmaması için kararlar alınır, kurallar konur. Sonuç; olaylar yaşanıp güneş açtıktan sonra yazılanlar kağıt üzerinde kalır. Ne zamana kadar? İkinci bir felaketi yaşayana kadar. İşte o zaman eski defterler ortaya saçılır, akılalmaz bir eleştiri bombardımanı ile sorumlular topa tutulur. Birbirinin fotokobisi gibidir konuşulanlar. Konunun uzmanı olsun olmasın herkes konuşur. Herkes acımasızca eleştirir. Hiçbir zaman adalet terazisinin kefesine kendimizi koymaz, başkasının gözündeki saman çöpünden bahsederiz…

Doğal afetlerde durum böyledir de, siyasette, sivil toplum kuruluşlarında, bireysel çalışmalarda, başarı ve başarısızlıklarda durum farklımıdır? Herşey başarısızlıkta, tekerlek taşa dayandığında başalr, öneri ve eleştiriler. ‘’ Hırsız girmeden kapının kilitlenmesi, hep hırsız girdikten sonra akla gelir.’’ Yol göstericiler çoğalır. İdam sephaları kuruluverir…

Şu son zamanların yazılı ve görsel basınına bir bakalım. Partili partisiz herkes, başarısızlığın faturasını keseceği sorumluyu arıyor. 1950 den bu tarafa çok partili rejimle millet kendisini yönetecek kişileri, özgür iradesiyle seçerek görevlendiriyor. İş başına gelen, yönetme yetkisi olanları, hükümetikurmakla görevlendiriyor. Bu konuda millet oy’unu alan siyasi irade programıyla yapmak istediklerini seçmene anlatıyor, yetmiyor, albenisi olan reklamını yapıyor. Meydanlarda salonlarda adaylar kendilerini tanırken, sempatizanları da hane hane dolaşarak seçmeni markaja alıyor.

Başarı ve başarısızlığa etki eden davranışlar sosyal bilimciler tarafından değerlendirilmesi gerekirken ağzı olan konuşuyor. Mağlubiyetin birinci derecedeki sorumlularını bombardıman ediyor. Sloganlar; yavaştan yavaştan, istifa sesleriyle kulakları tırmalıyor.seçim döneminde parti sempatizanı olarak ben ne yaptım? Bir vatandaşın elini sıkarken parmak uçlarını ile tokalaşıp, bir fukaranın sofrasına oturup aynı tencereye kaşık sallayabildin mi? Vatandaşla yanı dili kullana bildin mi? Diye öz eleştiri yapıp, nerede hata yapıldığına ait ortak akıl süzgecinden geçirmek suretiyle degerlendirme yapabildikmi? Parti içinde çoğunluğun kabullendiği adayın yanında durabildimmi diye, kendini sorgulaya biliyormusun?

Sel giddi kum kaldı. Medyada kumu elekten geçirmeyarısı var. Bundan böyle, bu kum yeni inşaat için nasıl oması gerek? Betonu, kaba ve ince sıvası için ne kadar uygun olduğuna bakılmaksızın, partinin ayağı altındaki kumlar boşaltılmaya çalışılıyor. Deniz kenarında yapılan kumdan kalelere benziyor. Ufak bir dalgada yok oluveriyorlar.

Beton kalitesini değiştirmediğimiz sürece yaptığımız kaleler hep yıkılacaktır. Bu sistemin oyuncuları takım oyunu oynamadığı ve kondisyonlaberaber yeni ve inandırıcı taktiklere ait programlar yapılmadığı müddetkader hep mağlubiyet üzerine yazılıyor.

Bu yazı toplam 652 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim