• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 11 °C

SEN ARAMIZDA BİZİMLESİN

Mustafa Namdar

Rüzgar eser dökülür yapraklar, kırılır dallar. Ağaçlar bir bahara saklar meyvalarını. Doğa'nın bir oyunudur bu. Olabildiğince önlem alır gerisine kaderin bir oyunudur bu demekte bulunursunuz teselliyi…
Yaşam da böyle değimlidir? Bazen baharı yaşarsınız. Yeniden doğuşun mutluluğu içinde bir heyecan sarar içinizi. Uyanan toprakla başlarsınız geleceğin hazırlığına. Bilirsiniz dört mevsimin özelliğini de, yaşamın yol haritasını çizersiniz olumsuzluklara karşı. Tüm önlemlere karşı duramayacağımız olaylar da vardır yaşam içinde. Doğum gibi ölüm gibi…
Kimileri sadece kendileri için, kimileri ailesi için, kimileri de toplumu için planlar yaşamını. İşte kendini topluma adamış biriydi saygıyla andığımız hayırların efsane adı mekanı cennet İzzet Baysal Baba. 5 Mart 2000 tarihinde İstanbul'dan gelen acı haberle sarsıldı Bolu halkı. Kol kanat düşmüş hüzün kapladı her yanı. Ölümünün 13. yılında mezarının başında ona övgüler yağdırırken bizler ne yapıyoruzu düşündüm nemli gözlerle…
Onu; o olarak düşünüp anlatabiliyor muyuz gelecek nesillere?
Okullar yaptı, hastaneler, sağlık evleri yaptı. İçini doldurabiliyor muyuz? Onun en çok hoşlandığı 10 Altın Öğüt'ün hangisini öğretebiliyoruz öğrencilerimize?
Yaşamı, yaşam tarzı, iş hayatı, kararlılığı, doğaya olan sevgisi, sanata olan tutkusu, insan ve insana olan sevgisinden hangi birinden birer cümlecik de olsa anlatabiliyoruz okullarımızda girdiğimiz sınıflarda. En büyük arzusu, ideali olduğunu bildiğimiz üniversitesinde kaç öğrencinin, kaç öğretim üyesinin gözleri parlıyor sınıflara girdiğinde?
“Beni en çok gençlerin gözlerinde gördüğüm pırıltı mutlu ediyor.” Demişti.
Protokol konuşmalarından sonra salonda İzzet Baysal belgeselini izledik. Yeğenler birer birer anılarındaki bilinmeyenleri anlattılar, o günleri yaşarcasına. Azrailin kapıyı çaldığı saatlerde onun hala daha doğduğu ilin hayali ile yaşadığını öğreniyoruz. Yaşamın kaşla göz arasındaki mesafe kadar kısa olduğunu söylüyor ama aynı kararlılıkla çalışmalarından taviz vermediğini öğreniyoruz. İslami kuralları ihmal etmediğini, namazını kaçırmadığını, gemi ile yaptığı seyahatlerde kıbleyi bulmak için yanında pusula taşıdığını öğreniyoruz. Törenlerde yaptıklarıyla ilgili konuşmadığını, tevazu gösterdiğini öğreniyoruz.
Daha bir çok öğrendiklerimizin yanında A ve A1 Bilimsel yayınlarda makaleleri ile yer alan Prof. Doç. Yrd. Doç. Öğretim görevlisi, araştırmacı, Yüksek Lisans ve öğrencilere ait başarıların ödüllendirilmesini izliyor onurlanıyor, gururlanıyoruz. Bu sevincin, bu coşkunun yanında birşeye de üzülüyorum. Model olarak kabul edip değerlendirdiğim ödül sahiplerinin bazılarının katılmadığını (Yurt dışında olabilenler olabilir) gördüğümde, üzüldüğümü belirtmek istiyorum…
Her ne kadar kıyafet serbestliği çıkmış olsa da görüntü saygı duyduğum kimliklere yakışmıyordu…
Mart ayı bu, ne yapacağı belli olmayan bilinmezleriyle hükmünü icra ediyor. Bazen sevdiğiniz güzelliklere kavuşmanın müjdesini veriyor. Bazen de, sevdiklerinizden ayırıyor. Sen İzzet Baba eserlerinle her zaman içimizdesin. Dualarımız seninle. Allah'ın rahmeti üzerine olsun.

Bu yazı toplam 493 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim