• BIST 89.844
  • Altın 145,078
  • Dolar 3,6250
  • Euro 3,9071
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

SEN NEYMİŞSİN?

Mustafa Namdar

Toplum içinde insanlar birbiriyle barışık değilse, toplumsal barıştan söz etmek kandırmaca olur. Birlik, dirlik, dayanışma ve sevgi saygıdan doğan güvendir toplumsal barışı sağlayan. Toplumsal barışı sağlayanlar topluma model olan liderlerdir. Liderler barışın garantörü, sigortasıdır. Toplum liderleri yüksek elektrik akımına direnç gösterebilen emniyet sigortası gibidirler. Onların ani voltaj yükselmelerinde atarak toplumu olası tehlikelerden koruma görevleri vardır.

Onlar, gecenin karanlığında parlayan kutup yıldızı gibidir. Işığını bilimden, çağdaşlıktan alır. Aydınlanma gücü yaratan enerjisini, huzurun, güvenin, barışın ve demokrasiyi birbirine kaynaştırma için kullanır. Hoşgörülü olmak en büyük özelliğidir.

Lider küsmez. Lider toplumu ayrıştırmaz, birleştirir. Lider, barışın sağlanmasında öncüdür. Toplumsal önderliğiyle insanlara model olur, önder olur. Lider her an patlamaya hazır dinamit lokumu gibi olmaz. Sabırlı, hoşgörülü olur. Toplumun bitaraf ve bertaraf olmasını asla istemez, birleşmeden yana kaynak olur.

Bir liderde olması gereken bu özelliklerin kaybolduğunu, günlük yaşamda en çok tasdik anlamında kullandığımız EVET ile iyilik ve yardımlaşma anlamında kullandığımız HAYIR kelimelerinin kullanılmasını da gösterilecek kavgalı görüntülerden anlamaktayız. Sen neymişsin B referandum dedirtecek şekle getirmeye başladı. Liderlerin bu konudaki atışmaları, toplum ikiye bölündü. Bir tarafta EVET'e, bir tarafta HAYIR'a alerji duyanlar, sanki bu iki kelimeyi sakıncalı diye konuşma dilinden çıkarma noktasına geldi. Liderlerimizi bu başarılarından dolayı kutlamak gerek (!)
Erkek kadınıyla, kadın çocuklarıyla kavgalı.

Öğrenci öğretmeniyle, öğretmen müdürüyle kavgalı. İşçi patronuyla kavgalı, seçmen seçtikleriyle, seçilenler başkanlarla kavgalı. Alim ilmiyle, ilim çağdaşlıkla kavgalı. Doğa isyanları oynar gibi, ağaç toprakla, toprak su ile kavgalı. Öfke, sel olup yutuyor insanları. Öfke heyelan olmuş örtüyor damların üstünü, içinde yaşayanlarla birlikte...

Ülküm Türk varlığını korumak diye ant içenler, ayrışma sapıklığıyla kendi belirledikleri sınırlarla yeni ülke haritası çiziyoruz diyebilme sapıklığında. Şimdiye kadar akla düşmeyen etnik ayrımcılıklarla grupların birbirlerine üstünlük sağlıyor iddiaları zafiyet yaratıyor.

Tepe noktasında birleştirici görev üstlenenlerin birbirleriyle olan kavgasında taban arabulucu göreve soyunsa da beceremiyor.

Yılanı deliğinden çıkaran tatlı diller sanki zehir saçıyor. Hani insanlar konuşa konuşa anlaşırdı? Bu kavga neden?

06.09.2010


Bu yazı toplam 712 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim