• BIST 107.041
  • Altın 143,274
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Bolu 29 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 29 °C

Sevgi açlığı giderebilir mi?

Mustafa Namdar

            11.05.2004

Pazar günü Anneler Günü’ydü, kutlu olsun. Haftanın yoğunluğundan hangi gün kutlanıyor şaşırıyorsunuz. Eğer hafta içi mesainiz yoğun oluyorsa, Pazar gününüzü evinizin işlerine ayırıyorsunuz. Ben de öyle yaptım. Sabahleyin erken saatte aşağıya inerek kıştan kalan karışıklığı düzeltiyordum. Kahvaltı için eşim seslendi. Yukarıya çıktığımda masanın üzerinde içinde çok güzel çiçeği olan bir saksı duruyor. Üzerindeki etikette “Annemize sevgiyle. Şükran, Şafak, Uğur, Hazar” yazıyor.

Çocuklar mı geldi dedim. “Çiçekçi getirdi” dedi. Gözleri kızarmış, belli ki duygulanmıştı. Sesi çatal çatal çıkıyordu. Belki de çocukların çiçeğinde analarımızı görüp düşünmüştü. Hadi iyisin iyisin dedim gününü kutladım.

Sonra durdum düşünmeye. Neden ana-baba günü değil de Analar Günü? Çocuklar ana babanın ortak ürünü değil mi? Ana baba mutluluğu neden birlikte kutlanıp birlikte tat alınmaz? Bu günün özünde sevgi varsa, sevgiyi paylaşım varsa, böylesi bir mutluluk neden tek ayaklı olur?

Yaklaşık bir ay kadar önce yaşadığım bir olay düştü aklıma.

Hani derler ya “Karnı burnunda.” Çocuğu doğdu doğacak bir bayan geldi yanıma. İş için yardım istiyordu. Hem ağlıyor, hem anlatıyordu. Eşinin işsiz olduğunu, çok zor durumda bulunduklarını, gerekirse kendisinin de çalışabileceğini, akşam evlerine gittiklerinde sofraya koyacakları iki dilim ekmeklerinin olmadığını anlatıyordu...

Kimbilir yakında doğum yapacak ya da yaptı. O garibim de anne olacak, belki de oldu. Düşünüyorum; böylesi yokluklar içindeki bir aile Anneler Günü’nün anlamını ne derece içlerine sindirip sevinebilecekler? Ya da yavrularının geleceğine umutla nasıl bakacaklar?..

Oturdukları sofrada bir dilim ekmeği nasıl paylaştıracağının hesabını nasıl yapacaklarını bilemeyen, sosyal güvencesi olmayan aileler birbirlerine olan sevgilerini nasıl dile getirecekler?

Birilerinin bir dilim kuru ekmeğin hesabını yaptığı yerde, birileri hangi diskoya gidip çılgınlarca nasıl eğleneceklerinin hesabını yapıyorsa, böylesi anlamlı ve mutlu günlerde sevgiyi dengede tutabilmek zor. Anaları mutlu ve huzurlu ve de ekonomik özgürlüğe kavuşturamıyorsak, sevginin paylaşımında terazinin bir kefesi hep aşağıda kalacaktır. Sevgi açlığı giderebilir mi? Hiç bilmiyorum. Sorunun yanıtını iş arayanlara sormalı.

Bu yazı toplam 354 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim