• BIST 95.522
  • Altın 276,475
  • Dolar 5,7158
  • Euro 6,3462
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 18 °C

Sevgi ayı

Yüksel Gültekin

Bizim millet olarak başka milletlerle kıyaslandığımızda, onlardan farklı olan en önemli yanımız, birbirleriyle yardımlaşma ve dayanışmayı esas alan güçlü aile yapımızdır.

Tarihsel süreç incelendiğinde, aslında cihan devleti Osmanlı’nın 15.yüzyılın sonlarında duraklamaya girdiği ve gerek ilim gerekse teknolojik gelişmeler açısından Batı’nın gerisinde kalmaya başladığı açıkça görülecektir. Yine Merkezde yaşanan bitmek tükenmek bilmez taht kavgaları, yeniçeri ayaklanmaları ve bunun gibi birçok tarihi olay ard arda değerlendirildiğinde, bu cihan imparatorluğunu 500 yıl daha ayakta tutan kurumun ne olduğu doğrusu ciddi bir soru işaretidir.

Kanımca bu kurum, Müslüman Türk aile yapısıdır. Fertlerinin hiç birini heba etmeyen, küçüklerin büyüklere saygısının büyüklerin küçüklere sevgi, merhamet ve şefkatinin esas olduğu, birbirlerine kopmaz bağlarla bağlanmış fertlerden oluşan bu aile kurumu, kanımca 500 yıl Osmanlı’yı ayakta tutan yegane tek müstesna kurumdur.

Bu kurum; fakir fakat onurlu Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlenip palazlanmasında da büyük rol oynamıştır. Yoksulluklar, fertlerin birbirlerine olan kopmaz bağları ve yardımlaşma duyguları içinde eritilmiş, acılar bu sevgi yumağında dindirilmiştir. Türk aile yapısında hiçbir fert feda edilmez, ihmal edilmez. Sevinçlerde de, acılarda da bu büyük kurum tek vücut içerisinde dimdik ayaktadır. Millet olarak tüm bu yaşadığımız iç ve dış badirelere karşı dimdik ayakta oluşumuzun yegane müsebbibi bu Müslüman Türk aile yapısıdır.

İdrak etmekte olduğumuz ve içinde bulunduğumuz ayların en hayırlısı Ramazan ayında, bu kurumun önemi daha da ön plana çıkar. Aile bireylerinin kendi içindeki dayanışması, toplumsal dayanışmaya da örnek teşkil eder. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” gibi cihan-ı şümul bir inancın sahibi olan Müslümanlar için bu ay yardımlaşmanın, dayanışmanın, fakir ve yoksula el uzatmanın ayıdır.

Fakat bu ayda Müslümanların iftar sofralarında buluşmasının yalnızca yoksulluğu giderme amacı yoktur. Belki de en önemli amaçlarından bir tanesi toplumsal dayanışmayı, kaynaşmayı ve birlik ve beraberliği sağlamaktır. Bugün belki de toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, birbirimizi sevmektir.

Vahşetin, şiddetin giderek tırmandığı günümüzde, Müslümanın bir sevgi misyoneri olma görevi vardır. Allah Rasulü “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş sayılmazsınız” buyuruyor. İşte içinde bulunduğumuz Ramazan ayında tuttuğumuz oruçlar, yaptığımız yardımlar kadar ehemmiyetli bir başka unsur da birbirimizi sevmemizdir.

Bazen yaşarken farkında olarak ya da olmayarak kalp kırıyor, gönül yıkıyoruz. Sonra üzüldüğümüz, pişman olduğumuz muhakkak. Fakat çoğu kez iş işten geçiyor. Ben şahsım adına bu mübarek günde ve içinde bulunduğumuz bu sevgi ayında kalbini kırdığım, gönlünü yıktığım tüm insanlardan özür diliyorum.

Umarım bu mübarek sevgi ayı, hepimize huzur getirir, barış getirir. Kalplerin sevgiyle dolduğu nice güzel Ramazanlara kavuşmak dileğiyle.

Saygılarımla.

02.10.2006

Bu yazı toplam 263 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim