• BIST 1.408
  • Altın 461,090
  • Dolar 8,0625
  • Euro 9,6585
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 15 °C

SEVGİLİLER GÜNÜ

İlhami Candemir

 

                                       

              Sayın okuyucular,  SEVGİ, insanın duygu havuzunda oluşan bir olgudur.Aşk ise bu olgunun iradeyi etkileyen, zaman zaman da iradeyi esir alan yoğunlaşmış halidir. Aşk bir tutkudur, ifratı  insanın elini yakar, canını yakar, ona dokunmayalım o  bir köşede dursun. Gelelim asıl konuya. SEVGİ,  muhatabı ile buluşamadığı zaman ÖZLEM başlar. Sahi sizler hiç  ÖZLENDİĞİNİZİ hayal ettiniz mi? Veya hiç ÖZLEM duymadınız mı?  İşte  “Sevgililer günü” nedeniyle  bu iki soru  kafama takıldı.Hani derler ya; iki görme özürlü  aynı tabaktan dolma yiyorlarken birisi diğerine “neden iki iki yiyorsun” deyince, diğeri “ görmediğin halde nereden biliyorsun” dediğinde beriki “kendimden biliyorum” dediği gibi işte ben de yukarıdaki iki soruyu kendime sorarak(kendimden bilerek) cevaplandırmak istiyorum;

             Ben ÖZLENDİĞİMİ çok hayal etmişimdir. Şöyle ki; Rahmetli annem ben dokuz yaşımda iken vefat etti. O yaşlarda iken geceleri yattığımda kendi kendime, benim onu özlediğim kadar her halde o da beni-çocukluk bu ya- özlüyordur diye  düşünürdüm.  Biraz büyüdükten sonra  liseye leyli olarak(yatılı olarak) girdiğimde bazı arkadaşlarıma anne-babalarından mektuplar gelirdi-tabi benim üzüleceğimi nereden bilsinler- “annemden mektup geldi beni çok özlemiş” dediklerinde , üzüntü çukuruna düşer  ben de  içgüdüsel olarak  ve  gayri ihtiyari “annem de beni özlemiştir” derdim.İnanır mısınız anne sevgisine-ki o zamanlar ANA derdik- doyamamış olmalıyım ki hala “anam beni özlüyordur” diye saçmaladığım zamanlar oluyor.

              Keza altmış yıl beraber  yaşadığım eşim dört buçuk yıl önce vefat etti.Ben hala,  benim onu özlediğim kadar onun da  beni özlediğini hayal ediyorum. Kafayı yedim galiba. İşte bu hayal perestlik  beni yalnız yaşamaya mahkum etti. Yani  beni arkadan kelepçeli tutsak etti.Sanki müebbet tutsağım.

                Sayın okuyucular, ÖZLENDİĞİMİ  hayal ettiğim bu -abuk-sabuk olsalar da-bir türlü  yakamı bırakmayan düşüncelerimden sonra gelelim benim ÖZLEM DUYDUKLARIMA;  Çocukluğumu özlüyorum.Küçükken kapımızda olan kuzularımı özlüyorum,oğlaklarımı özlüyorum,Küçük baş hayvanlarımızı üç ay süre ile otlatmak için Sünnüce Tepesi’nde bulunan Alibey mevkiinde  köknar dallarından yaptığımız sayvanımı özlüyorum, orada  yatarken sabah yıldızını seyrediyordum onu özlüyorum, kömür ateşinde pişirilen tarhana çorbasını özlüyorum,arkadaşlarımla sokakta akşama kadar oynayıp karnım acıkınca koşarak eve gelip aldığım bir dilim ekmeği özlüyorum, yediğim domatesleri,sivri biberleri özlüyorum, babamın kulağımı çektiği durumları özlüyorum,bir kez ağabeyimden yediğim dayağı  özlüyorum.Camide imamın verdiği Sure’yi o gün için  ezberlemediğimden dolayı  yediğim ihtar sopasını dahi özlüyorum.İlk baharda karnaval havası ile yaylaya çıktığımız günleri özlüyorum.Eşeğin heybesinin bir tarafına küçük bebesini diğer tarafına küçük oğlağını koyarak giden komşularımı özlüyorum. Harman yerimizi ve harmanımızı özlüyorum. Komşuluklarımızı özlüyorum.  ÇOCUKLUĞUMDAKİ TÜRKİYE’Yİ ÖZLÜYORUM.   Velhasıl kelam-sözün özü- çocukluğumu özlüyorum.

               Sayın okuyucular ,  sevgililer gününüzü kutlar Allah ayrı olanları birleştirsin,birlikte olanları  ayırmasın diyorum.

                Hoşça kalın.14/02/2021

                                                                            İLHAMİ CANDEMİR

Bu yazı toplam 1814 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim